14 Kasım 2018 Çarşamba
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

GÜNCEL PSİKOLOJİ KORKU VE FOBİLER

Melek Engin Aktemur

31 Ağustos 2018 tarihli yazısı

KORKU: İnsan gelişiminin normal bir parçasıdır. Kişinin kendini dışardan gelecek tehlikelerden sakınmasını sağlar. Korku, bebeklikten ergenlik dönemine kadar sıkça rastlanan bir durumdur. Araştırmalar çocukların %90 ının gelişmelerinin bir döneminde herhangi bir şeyden korktuğunu göstermektedir. Bu nedenle çocuklardan korkusuz olmalarını beklemek gerçekçi olmaz.

FOBİ: Bir nesne veya olaya karşı mantıksızca geliştirilmiş korkudur. Korku ve fobileri ayırmakta yarar vardır. Bir korkunun fobi olarak adlandırılması için bazı ölçütler gerekir.

--Çocuğun yaşadığı korkunun, durumunun verileriyle orantısız şekilde büyük olması, örneğin parkta  bir çocuğun salıncaktan düştüğünü  gördüğü için  bir daha salıncağa binmemesi gibi.

--Yapılan açıklamalarla ikna olmaması

--İsteminin dışında aşırı korku duyması

--Korkulan durumdan ise bilinçli olarak sakınması.

Fobi uzun bir süre devam eder. Herhangi bir yaş dönemine özel değildir. Her yaşta görülebilir. Fobilerin bazılarında bu duruma neden olan bir olaya rastlanırken birçoğunda ise böyle bir olaya rastlanmamıştır.

KORKULALR: Bazı korkular belli yaş dönemleri için normal sayılır. Örneğin bebelik döneminde yükses sesten ve fiziksel desteğin aniden yitirilmesinde korkulması normaldir. Çocuğun beş yaş civarında geliştirdiği örneğin caadı, canavar gibi bir takım hayali figürlerden korkması ruhsal gelişimi için  beklenilen bir durumdur.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus; bazı korkuların belli aş dönemlerinde ortaya çıkıp bir süre sonra ortadan kaybolması gerekli olduğudur. Örneğin; 6 yaşındaki bir çocuğun hala yabancılardan korkuyor olması üzerinde durulması gereken bir durumdur.

KORKU TEPKİSİ NASIL GELİŞİR

Bebeklik ve erken çocukluk döneminde yeni bir durumla karşı karşıya kalındığında çocuğun verdiği tepkide annenin verdiği tepkide çok önemlidir. Örneğin; Çocuk ilk kez bisiklete binmeyi öğrenirken  annenin yüzündeki ifadeyi inceler.

Eğer anne çocuğa destek veriyorsa onun kendine güven kazanması ve bağımsız olmasını sağlıyorsa  çocuk bisiklete binmeyi  zevkli biri durum algılayarak  dikkatini bu işe yöneltecektir.

Diğer taraftan sürekli endişeli bir yüz ifadesi ile çocuğu izler ve uyarılarda bulunursa, azarlarsa, çocuk bu etkinlikten ziyade hayatında kendisi için çok önemli olan kişiye yani anneyle ilgilenecektir. Bu durumla bağlantılı olarak ortaya çıkan endişesi giderek artacak ve bununla bir daha karşılaşmak istememesine neden olacaktır. Bu kaçınma davranışına korku diyoruz.

Korku bir kaçınma davranışı olabileceği gibi bir şartlanma olarak da ortaya çıkabilir. Kaçınma ve şartlanmanın yanı sıra, korkuya neden diğer bir faktör de endişelerdir. Endişenin yarattığı korkuya en çok karanlıkta uykuya dalarken yaşanır. Çocuk, anne ve babasının aracılığı ile toplum kurallarıyla tanışmaya başlar. Artık istediğini yapmada eskisi kadar özgür değildir. Bunun sonucunda çocuk anne babaya öfke duymaya başlar.

Ona rahatsızlık veren bu durumla baş edebilmek için anne babasını ya da genel olarak toplum, kurallarını temsil eden bir takım korku figürleri bularak, korku ve suçluluk duygularını onlara yansıtır. Bunlar cadı, canavar,  hayalet olabilir.

Uykuya dalmadan önce çocuk bilinçli bilinç dışı arasındadır. İçinde biriktirdiği öfkelerin farkına varır ama bunları bastıracak gücü kendinde bulamaz. İşte o zaman bu duyguların yaşanmasına sebep olan ama aynı zamanda kendisine destek olan güven veren anne ya da babasını yanında ister.

Onlar yanında olduğunda varlıklarından ve sevgisinden emin olur ve uykuya dalabilir. Karanlık çocuğun kontrolünü kaybetmiş olarak hissettiği bir ortamdır. Ve endişe vericidir. Bu endişeyle baş edebilmek için bir dış desteğe ihtiyaç duyabilir.

Korkunun bir diğer kaynağı ise, çocuğun başkalarını ‘’korktukları durumlar’’ içinde görüp izlemesidir.

Bu korkuyu görerek öğrenme şeklidir. Örneğin; uçağın içinde korkudan yüzü bembeyaz olmuş annesini gören çocuğun uçaktan korkması gibi.

Ayrılma korkusunda,  korkunun nedeni genellikle çocuk değil annedir. Anne çocuğun kendisinde  ayrılıp okula başlamasını istemez. Bunu dolaylı ve ince mesajlarla çocuğa aktarır. Anne çocuğa o okula başladığında onu ne kadar özleyeceğini bütün gün onu bekleyeceğini ve birlikte ne kadar güzel vakit geçirdikerini anlatmayı sürdürdüğünde çocuk okula gitmeyi adeta annesine ihanet olarak algılayarak  okula gitmeyi istemeyebilir. Buda okul fobisi veya ayrılma fobisi veya ayrılma endişesi olarak tanımlanabilir.

Sonuç olarak çocukluk döneminde çeşitli nedenlerden kaynaklanan çeşitli tiplerde korkular olabileceğini gördük. Çocuktaki korkuyla baş ederken bunu bir yaş dönemi özelliği mi yoksa korkuya  neden olan bir olayın  var olup olmadığı  iyice araştırılmalıdır. Anne ve babalar çocukla olan ilişkilerini  gözden geçirmeli, çocukla birlikte bu  konuyu ele almalıdır. Bütün bunlara rağmen çocuğun korkusunda azalma olmuyorsa konuyla ilgili profesyonel bir yardım almakta yarar vardır.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
pirelli başsağlığı mobesko Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu