23 Kasım 2017 Perşembe
Enes Şen

Enes Şen

senenes41@hotmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Şaban Dişli Melih Gökçek kadar saygı görür mü?

Enes Şen

21 Ekim 2017 tarihli yazısı

İki haftadan bu yana AK Parti’de yaşanan yenilenme süreci ile ilgili yaşanan gelişmeleri konuşuyoruz.
Önce Kadir Topbaş sonra Keleş derken en son adı istifa süreci ile iyiden iyiye anılmaya başlayan Melih Gökçek konusu da sözde değil özde bir yenilenme sürecinin başladığını gözler önüne sermişti.
Melih Gökçek’in istifasının istendiği ve herkesin bu konuyu konuşuyor olması durumu varken neden bir hareket olmadığını ve Gökçek’in istifasını sunma noktasında ağır kanlı davrandığını da geçtiğimiz hafta yayınlanan ‘’Erdoğan-Gökçek Kapışması’’ başlıklı yazımda detaylı olarak anlatmıştım.
Geçtiğimiz hafta bu yazıyı kaleme aldığımda bu konuda herhangi bir resmi söylemde bulunulmamıştı.
Özellikle AK Parti kesimi dahil bu apaçık gerçeğin ne zaman gün yüzüne çıkacağını merakla bekliyor,sosyal medya aracılığı ile beklentisini dile getiriyordu.
Ta ki konunun en önemli taraflarından biri olan Erdoğan’dan konu hakkında açıklama gelene kadar…
Erdoğan Polonya dönüşü Ankara,Bursa ve Balıkesir Büyükşehir başkanlarına istifa taleplerini ilettiklerini söyledi.
Bu açıklamanın açılımını şöyle yapabiliriz; Melih Gökçek ile her şey tüm açıklığı ile konuşuldu ve artık kendisinden isteğimize yönelik adımlarını bekliyoruz.
O adım gelecek mi yada gelecekse ne zaman gelecek merakla bekleniyor ama şu kadarını söylemek gerekiyor ki Gökçek’in ağır davrandığı her an aslında avantajdan çok dezavantajı da beraberinde getiriyor.
Gökçek şuan sahip olduğu gücü kaybetmemek adına çaba harcıyor ancak sergilediği bu yaklaşım Erdoğan’ında ötesinde sahip oldukların asıl kaynağı olan halktan da tepki görüyor.
Az önce bahsettiğimiz gücün en önemli basamaklarından biri olan televizyon kanalı yaşanan olaylar neticesinde reitinglerde problem yaşamaya başladı.
Erdoğan ve Gökçek arasında yaşanan bu restleşme devam ettiği sürece kaybeden Gökçek’ten başkası olmayacak. Çünkü ister kabul edilsin ister edilmesin seçilen başkanların özellikle büyükşehir başkanlarının %95’inin kendisine ait oyları yoktur yahut yok denecek kadar azdır.
İkili arasındaki restleşmeden bahsederken bir şeyin de altını çizmekte fayda görüyorum.
Erdoğan uçakta yaptığı açıklamanın devamında herkes bu partinin elemanıdır. Eğer bu partinin üst kurulları bir başkanın istifasını istiyorsa gereği yapılmalıdır çünkü hiç kimse bu makamlara bağımsız bir aday olarak gelmiyor dedi.
Bu açıklamaya sonuna kadar katılmakla birlikte bir özeleştirinin de yapılması gerektiğini de ifade etmeden geçemeyeceğim.
İstifalar konusunda özellikle bazı büyükşehir belediye başkanlarının istenen istifalara neden başkaldırdıkları noktasına değinmek gerekiyor elbette…
Büyükşehir başkanları arasında öyle isimler var ki halka sorduğunuzda kişiye karşı tepki gösterildiği halde dönemler boyu AK Parti’nin üst kurulları tarafından tekrar tekrar aday olan ve sadece Erdoğan’a duyulan sevgi neticesinde sahip oldukları makamlarda kalmaya devam ediyorlar.
Bir noktadan sonra kendilerini ‘’ilah’’ olarak görmeye başlıyorlar.
Ardından gün gelip istifa etmesi gerektiğinde sahip olduklarını kaybetmemek adına kendilerini türlü çabalar harcamaktan da alıkoymuyorlar.
Oysa belediye başkanları dönemlerce tekrar tekrar aday gösterilmek yerine birer dönem görev yapsalar daha iyi olmaz mı?
Başkanların gösterdikleri bu dirençleri gördükçe insanın aklından yenileme süreci neden şimdi yapılmak yerine daha öncesinde yapılmadı diye sormak da geçmiyor değil.
Kimi başkanlar istifa etmemek adına türlü çabalar harcasa da AK Parti Genel Başkan Danışmanı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’den örnek bir hareket geldi.
Dişli FETÖ’nün alçak kalkışmasında yer aldığı bilinen kardeşi Mehmet Dişli sebebi ile kendisinin de zan altında bırakılmasından ve parti içerisindeki isimlerinde bu yaklaşımı sergilemesinden rahatsızlık duyduğundan dolayı istifa ettiğini açıkladı.
Hukuki anlamda her ne kadar ‘’suç kişiseldir’’ denilse de halk özelinde hiçbir suç kişisel değildir.
Bir suça bulaşan yakınınız varsa ise sizin için falancanın yakını olarak alınır ve dışlanırsınız her ne kadar doğru bulmasam da durum böyledir.
Şaban Dişli’nin görevde kalmasından dolayı mevcut ve önümüzde doğabilecek eleştirileri engellemek adına izlenen bu yol takdire şayandır ve her ne kadar aynı düşünce kabul edilmese dahi saygınlığı hak eden bir durumdur.
Koltuk avcılarına örnek olur mu dersiniz?
Ya da şöyle söyleyim; sizce Şaban Dişli parti içerisinde Melih Gökçek kadar saygı görür mü?
Maalesef H A Y I R !

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ