18 Aralık 2017 Pazartesi
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Prof. Dr. Bağce ve seçeceğimiz sistem

Mevlüt Soysal

10 Ocak 2017 tarihli yazısı

12 Haziran 2011 genel seçimlerinin Kocaeli’deki dikkat çeken isimlerinin başında geliyordu, Prof. Dr. Emre Bağce… Kocaeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyeliği yapıyordu ve Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanlığını yaptığı HAS Parti’nin liste başıydı. Çaylarımızı içerken içimden kurduğum cümle şöyleydi: “Ülkeyi politikacılar yerine akademisyenler yönetse, sokaktaki kedi bile mutlu olur.”

Gerçek bir bilim adamı inceliğinde, iktidar hırslarından, “En büyük benim” edalarından kurtulmuş bir isimdi Prof. Dr. Bağce… Hedefinde alkış almak yerine sorunlara çözüm sunmak vardı.

Neyse, HAS Parti parlamentoya giremeyip fesih kararı alınca, Prof. Dr. Bağce de yeniden akademiye döndü. Akademiye döndü ama siyasete katkı sunmaya da devam etti.

“Parlamenter Sistem mi, Başkanlık mı?”

Tırnak içindeki ifade, Prof. Dr. Bağce’nin son kitabının ismi. Türkiye’nin sistem değişikliğini tartıştığı bugünlerde BM’ye kayıtlı 193 ülkenin sistemlerini masaya yatırıp, bu rejimlere göre ekonomik ve kültürel durumların, demokrasi standartlarının, hukuk ölçülerinin kıyaslamasını yapmak ve bunu bir kitaba dönüştürmek, biz Türk vatandaşları için paha biçilmez bir çalışma. Bu kitabı alıp, okuyup, sonra da sandığa gitmek, ülkemizin yararına bir davranış…

“Pekiyi, sen okudun mu?” diye soran olacaktır. Şu sıralar edebiyattan başımı kaldıramadığım için okuyamadım fakat inanın, referanduma kadar okuyacağım.

***

Bir kez daha “neyse” diyeyim. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) Türkiye’deki sistem değişikliği üzerine yaptığı panelin konuşmacısıydı Prof. Dr. Bağce…

Bağce’nin ifadesine göre BM’ye kayıtlı 193 ülkeden 87 ülke parlamenter, 59 başkanlık, 41 ülke ise yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyor.

“Dünyadaki kişi başı gelire göre yüksek gelir grubundaki ülkelerin yüzde 51’i parlamenter sistemde. Yüzde 11’i ise başkanlık sisteminde. Düşük gelir grubunda ise ülkelerin büyük çoğunluğunun yarı başkanlık ve başkanlık sistemi ile yönetildiğini görüyoruz” ifadesi oldukça önemli Prof. Dr. Bağce’nin…

Öte yandan yine Bağce tarafından verilen çok önemli bilgi:

“Elli dokuz başkanlık ülkesi arasında ABD, 55 bin dolar ile istisnai bir konumda. Geri kalan 58 başkanlık ülkesi, 6 bin 76 dolarlık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya sahip.”

Yani, ABD’yi çıkarırsanız başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelerin büyük bir bölümünün hali fecaat…

Öte yandan Bağce, gelir dağılımı eşitsizliği ülkeler endeksinde; yüksek endekste başkanlık sistemi ile yönetilen ülkelerin en önde çıktığına, parlamenter sistemlerin ise daha eşitlikçi olduğuna da vurgu yapıyor: “Yönetim sistemlerine göre yoksul ve yoksul olmayan ülkeler sıralamasında parlamenter sisteme sahip ülkeler daha iyi bir durumda, yarı başkanlık ve başkanlık sistemi ülkeleri ise daha yoksul ülkeler kategorisinde yer alıyor.”

***

Yine önemli bir nokta…

Bilindiği gibi AK Parti’nin Türkiye tarihine yönelik en yoğun eleştirisi tek parti dönemine ait…

Bağce’ye göre Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti lideri olması, tek parti döneminin CHP’sinden farksız. Bu noktada Bağce, “Cumhurbaşkanlığını bırakırım ama parti başkanlığını bırakmam” sözünü de hatırlatıyor.

Bugün için Erdoğan’ın dediğinin de bundan farksız olduğunu söylemek pek doğru değil herhalde…

Bağce’nin dikkat çektiklerine başlıklar halinde bir de şöyle bakalım:

- Cumhurbaşkanının partisi ile bağını sürdürmesi, toplumun tamamını ve kurumları dengeli bir şekilde kucaklayacak anlayışa ters.

- Partilerin desteklediği cumhurbaşkanı adayları olur, ama “Benim partim var. Ben bu partinin başkanıyım” dendiğinde toplum ve devlet ciddi bir problemle karşılaşılabilir.

- Yüzde 10 barajı Türkiye’nin felaketidir. 83’teki seçim kanunundaki yüzde 10’luk seçim barajı toplumun kendisini ifade edememesine, yönetime katılamamasına, partilerin de kendi içinde sorunlara neden olmuştur.

***

Prof. Dr. Bağce, benim de çok kez dillendirdiğim şu cümleyi de kuruyor: “İnsanların birbirini kırdığı yerde federasyon olsan ne, üniter olsan nedir?”

Kısacası, kimliklerimizden ve siyasal aidiyetlerimizden kurtulup bir konuyu “adam gibi” tartışamıyoruz.

Son olarak, Prof. Dr. Bağce’nin şu sözlerini de önemli buluyorum:

“Bizde problem seçim sistemi. Parlamentonun güçlü olmaması, seçim sisteminin sonucu. Bu seçim sistemi, bir partiyi, o parti içinde de lideri öne çıkarıyor. Sesleri kısıyor. Oysa toplumları işin içine katan yapılar daha başarılı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Anayasalar da bu yüzden toplamların sözleşmeleri değil midir?” 

Diyeceğim, okuyarak, kıyaslayarak verelim kararımızı. Güvenliğimiz, demokrasimiz, hukukumuz ve refahımız için hangisi uygun bir sistemse, onu seçelim.

(Prof. Dr. Bağce’nin verdiği panelin ayrıntılı haberi şu linkte: http://www.milligazete.com.tr/sorunlarin_nedeni_yuzde_10_baraji/446382

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr