23 Kasım 2017 Perşembe

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Körfez'de bir garip yol (!)

22 Aralık 2016 tarihli yazısı

Bu kentin garip hafriyat ve yol mevzuları bitmeyecek galiba.

Alın size bir tane daha.

Körfez Belediyesi, İlimtepe yolunu genişletmek amacıyla yol yapım işini ihale yapmadan bir firmaya veriyor.

Firmanın adı Gültaş.

Sahibi de Ömer Gül.

Normalde firma, izinsiz ve ihalesiz olarak işe başlıyor.

Ve yol yapımından elde edilen hafriyatı (yani taşı) da, bir süredir Derince Limanına satıyor.

Malum, Derince Limanının dolgu çalışmaları için bolca taş lazım.

Yani, iş son derece tatlı!

Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran konuyu soranlara, "Bedava hafriyat yaptırıyorum" diye anlatıyormuş.

İyi ama Gültaş bu işi sevabına yapmıyor ki!

Kamyon yüküyle (Burada bolca kamyon kullanıldığı için bu benzetmeyi yapıyorum) para kazanıyor.

Kazanmasa neden "bedava" yapsın?

Karlı bir iş olmasa kim yapar?

 

İDDİALAR, İDDİALAR, İDDİALAR

İsterseniz konuyla alakalı iddiaları alt alta yazalım:

  1. Yolun ihalesi yok. Belediye yol yapımını ihalesiz veriyor.
  2. Firmaya verilen yol yapım izni ile oradan çıkan malzeme kanunen satılamaz.
  3. Satış yapıyorsa bile vergisini ödemesi lazım. Sattığının vergisini ödüyor mu?
  4. Herhangi bir taş ocağı gibi kullandığı malzeme için Maden ve Orman İşlerine hiçbir şekilde para ödemiyor. Dolayısıyla o açıdan da karlı.
  5. İşin projesi var mı? Bu işi hangi projeye göre yapıyorlar?
  6. Belediyenin iş makineleri bölgede hiç çalıştı mı?
  7. Normalde çıkan hafriyatı, belediyenin gösterdiği bir yere dökmek ve ona da para ödemek zorunda. Yani belediye ve devlet her açıdan zararda.

Üstelik...

Ve iddialara göre, Gültaş bu işi başkanın yeğenleri ile birlikte yapıyor...

Bilirim.

İsmail Başkanın yeğenleri, dededen hafriyatçıdır.

Ancak ihalesiz bir işin, başkanın yeğenleriyle anılması hiç hoş değil!

İşin dedikodusu bile hoş değil!

 

YOL YAPIMI BAHANESİYLE...

Bu işlerden anlayan herkesin gördüğü ve konuştuğu şey özetle ne biliyor musunuz?

Diyorlar ki;

"Bir yol inşaatında bu kadar iş makinesi olmaz.

Tünel yapmaya çalışsanız bile olmaz, ihtiyaç duyulmaz.

Olsa bile bütün iş makineleri aynı noktada çalışmaz, yol boyunca dağılır ve öyle çalışırlar.

Bu manzara bile gösteriyor ki...

Burada resmen...

Yol yapımı bahanesiyle ocak işletiliyor.

Yol yapımı bahanesiyle büyük bir ticari imkan sunuluyor..."

Bu iddiayı şimdiden doğrulamam imkansız.

Ancak görünen köy de kılavuz istemiyor galiba.

 

ŞAYET GÜZEL PARA VARSA...

Körfez Belediyesine bu konuda yöneltilen en ciddi eleştiri ise şu:

"Şayet bu iş, güzel para kazanılacak bir işse...

Belediye kendi araç ve ekipmanıyla yolu yapabilir...

Çıkan malzemeyi yine oraya, buraya satabilir.

Ve belediyenin kasası bu iş nedeniyle ciddi anlamda dolabilir.

Ya da...

İşi ihaleye çıkarır, taliplilere anlatır, firmaları yarıştırır...

Ve en yüksek fiyatı verene verir.

Ve kazanan yine Körfez Belediyesi olur.

Bu şartlarla "bedava" vermek yerine belediye ciddi miktarda gelir elde edebilir.

Neticede vatandaş kazanır, Körfez daha çok kazanır."

Bence hiç de tuhaf ve mantıksız bir eleştiri değil.

 

CEVAP HAKKI

İddialar böyle.

İnsanlar böyle düşünüyor.

Konuşulanların tamamı bu kadar.

Bu vesile ile...

Her zaman söylediklerimi bir kez daha söyleyeyim.

Yazıda yanlışlık olabilir.

Ya da karşı taraf kendisini savunmak isteyebilir.

Fark etmez.

Hemen düzeltir ya da muhataplarının açıklamalarına yer verebiliriz.

Her zaman söylediğim gibi...

Burası "vur-kaç" mantığıyla dolan bir köşe değil arkadaşlar.

Biz burada kenti bilgilendirmeye çalışıyoruz.

Şayet kamusal anlamda yapılan yanlışlar varsa...

Muhataplarını kanunlarla iş yapmaya davet ediyoruz.

Hepsi bu.

 

1

 


 

 

Bu neyin dayanışması?

 

Pek çoğunuz bilmeyebilir ama...

Memur sendikalarında, üye memurlardan kesilen aidat oranı binde 5'tir.

Mesela Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitim Bir-Sen binde 5 kesinti yapar.

Mesela Kamu-Sen Konfederasyonuna bağlı Türk Eğitim-Sen binde 5 kesinti yapar.

Ancak KESK'e bağlı Eğitim-Sen...

Aralık ayında üyelerinden binde 8 kesinti yapmış.

Yani 15-16 liralık kesinti bedeli...

Aralık ayında 25-28 liraya yükselmiş.

Tabi kesinti miktarının yükseldiğini gören sendika üyeleri biraz şaşkın.

Hemen gerekçesini öğrenmeye çalışmışlar.

Öğrenmişler ki;

  1. Bu mevzu, sadece Kocaeli'ye has bir mevzu değil. Kesinti oranı, Türkiye genelinde artırılmış.
  2. Benzer bir artış muhtemelen KESK'e bağlı bütün sendikalarda da yapılmış.

Peki sorun nerede?

Bir sendika ait oranını artıramaz mı?

Elbette artırabilir.

Ona sözümüz yok.

Ancak iddia şu ki;

Bu kesintilerin, PKK'ya yakınlıkları ya da destekleri nedeniyle memuriyetten atılan Eğitim-Sen üyelerine "dayanışma" adı altında verildiği yönünde.

İlave kesinti ile ilgili olarak üyelerin rızası alınmış mı, bilmiyorum.

Elbette işin o tarafı da önemli.

Ancak...

FETÖ'den atılan ve kimliği, kişiliği, duruşu belli olan bir öğretmene bir sendikanın yardım yapmaya çalışması nasıl ki rahatsızlık verici olursa...

PKK ya da marjinal gruplara desteği ya da ilişkisi nedeniyle memuriyetten atılan bir öğretmene bir sendikanın yardım yapmaya çalışması da o derece rahatsızlık verici bir durumdur.

Yanılıyor muyum?

 

KESİNTİ

 

 


 

TÜRGEV de nereden çıktı?

 

Yerim yok.

O yüzden yorum kısmına daha sonra gireceğim.

Ama söylemek istediğim şey şu.

Bazen yanlış biliyoruz.

Ve yanlış konuşuyoruz.

İzmit Belediyesinin, Belsa Plaza B Blok'u kiraladığı vakfın adı TÜRGEV değil!

TÜGVA.

Kim çıkardı TÜRGEV lafını?

TÜRGEV, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı.

En hızlı anlayabileceğiniz şekilde söylüyorum:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal ve kızı Esra, TÜRGEV'de yönetim kurulu üyesi.

Ama vakfın hiçbir ilde temsilciliği yok.

Kocaeli'de de yok.

TÜGVA ise Türkiye Gençlik Vakfı.

Vakfın genel başkanı İsmail Emanet, Demokrat Kocaeli'deyken ziyaretime de gelmişti.

Genç, zımba gibi bir delikanlı.

TÜGVA'nın İl Temsilcisi ise Yusuf Yazıcı.

Ama karıştırmayın, Kemal Yazıcı'nın kardeşi değil...

İZAYDAŞ Özel Kalem Müdürü olan Yusuf Yazıcı.

Not alalım arkadaşlar.

Bilelim, bildirelim.

Dediğim gibi.

Yorum kısmı sonra...

 

TÜGVA-TÜRGEV

 


 

Yine Tıp Fakültesi'nin köpekleri!

 

"Birkaç gün önce...

Hasta ziyareti için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gittik.

Hastane yolu girişindeki kulübeyi geçerken...

Birkaç köpek durduk yerde arabamıza saldırdı.

Bağırıyorlar, çağırıyorlar.

İnsen inemezsin.

İnip de yürüyemezsin.

Mecburen köpeklerin gitmesini bekledik.

Gittiler ama bu kez hastane yolunda onlarca köpek var.

Biz de köpeklerden hoşlanmıyoruz.

'Acaba saldırırlar mı' endişesi ve korkusuyla hastaneye zor ulaştık abi.

Birilerinin bu sorunu çözmesi için illaki kötü bir olay mı yaşanmalı?

Bir ölüm, bir yaralama hadisesi mi olmalı?

Ben hastaneye gitmeye korkar oldum Engin abi.

Bu konuyu da bir ara köşende yazar mısın?"

Biz yazarız da...

Üniversite yönetimi Hayvan Severlerden daha çok korkuyor, anlaşılan!

Yoksa bu çileyi sizlere yaşatmazlardı...

 

TIP-FAKÜLTESİNİN-KÖPEKLERİ1

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Bilgi Köprüsü Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ