24 Haziran 2017 Cumartesi
Gübretaş

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Titanic battı

20 Aralık 2016 tarihli yazısı

Bir zamanlar bu kentte "Kasabanın Şerifi" lakabıyla anılırdı.

Alikahya-Köseköy sınırında "Casaba" adını taşıyan projeyi yaptıktan sonra...

2014 yılı mart ayında CHP'den İzmit Belediye Başkan adayı oldu.

İzmit seçimlerini kaybeder kaybetmez, Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez'in yanına gitmesi nedeniyle çok eleştirilse de...

Sonrasında 190 odalı Titanic Otel, 162 daireli Time Tower Residence ve Yuvacık Paşadağ bölgesindeki 115 daireli Ener Liva Evlerine start verdi.

Kimse, inşaatları üstlenen Ener Yapı'yı ya da Ener Yapı'ya yüzde 50 ortak yapılan Azeri iş adamı Vasif Tagiyev'i tanımazdı.

Sefa Bey gazetelere demeç verdi, projesini anlattı, kendini ortaya koydu.

Sefa Sirmen adını duyan da koştu, geldi, güvendi, maket üzerinden rezidans ve ev satın aldı.

İnşaatlar başladı başlamasına da...

Sirmen yıl başında hisselerinin tamamını Azeri ortağına devretti.

Nitekim hiçbir proje, teslim süresi olan Nisan 2016'da bitmedi.

Yüzde 65 seviyesinde dondu, kaldı.

Haziran ayında Sefa Bey, İZGAZ davası nedeniyle cezaevine girince...

Proje ile ilgili sorunlar da tam anlamıyla gün yüzüne çıkmaya başladı.

Ödeme yapılmayan taşeronlar ayrıldı, işçiler isyan etti, taşeron firma sahibinin başka bir suçtan dolayı tutuklandığı ifade edildi.

Bu sıralarda Ener Yapının müdürü Ziya Akçay bile tutuklandı.

 

"ÖDEMEYE BAŞLIYORUZ" DEMİŞTİ

Sorunlar dağ gibi büyürken...

Azeri iş adamının yeni Türkiye temsilcisi Hüseyin İpek'i bulmuş ve onun şu mesajlarını sizlerle paylaşmıştım:

  • Şu an piyasalara 10-11, bankalara ise 17 milyon lira dolayında borcumuz var. Bu haftadan itibaren piyasaya olan yasal borçlarımızı ödemeye başlıyoruz. 
  • Yine bir iki gün içinde yeni sözleşme imzaladığımız taşeron firma geliyor. Hafta başında çalışmaya başlayacak.
  • Hedefimiz bütün projeleri 6 ay içinde tamamlamak....

Ama Hüseyin Bey, o sözlerin üzerinden geçen 40 güne rağmen dediklerinden birini bile yapmadı, yapamadı.

Projeye nakit para akışı sağlanmadığı gibi yeni taşeron firmalar da işe başlamadı.

Sonra Ener Yapı'ya müşteri arandığını hatta yüzde 100 hissesinin Lütfü Erkişi isimli şahsa satıldığını duydum.

Aradım, taradım, meğer o iş de yatmış.

Erkişi, projenin batak olduğunu görüp vazgeçmiş!

Sonra, "Ankaralı büyük bir firma ile görüşüyoruz" dedi Hüseyin Bey.

Aradan 20 gün geçti, yine bir şey yok.

Dün bir kez daha aradım:

"Elimizdeki diğer gayri menkulleri satmaya çalışıyoruz. Ya da düzgün bir firma bulup, biraz da vade yaparak Ener Yapı'yı tamamen devredeceğiz..." dedi.

"İnşallah" diyesim var ama "Ya tutarsa" hesabını da andırmıyor değil!

 

İDDİA: BORÇ 50 MİLYON

Ener Yapı ile ilgili piyasada dolaşan iddiaları da duymak ister misiniz?

  • Şirket hisselerinin tamamında haciz var. Herkes haciz koydurmuş.
  • Toplam borç miktarının 50 milyon lirayı bulduğu söyleniyor.
  • Projelerle ilgili hesaplar, bakkal defterinden beter. İşin içinden çıkmak zor.
  • Böyle bir tabloda inşaatın devri de pek kolay değil.

İyi de ne olacak?

Bu iş nasıl çözülür?

Anladığım kadarıyla;

  • Vasif bey bir kez daha cebinden para aktarmayacak.
  • Sefa Beyin kendi hisselerini geri alacak ve taahhütlerini yerine getirecek ekonomik gücü zaten yok. (Bu arada Sirmen'in alacaklarından bir kısmının da ödenmediğini hatırlatalım. Gerekçesini bilmiyorum)
  • Eğer, Ener Yapı başka bir firmaya devredilemezse, inşaatı ya bankalardan ya da alacaklılardan biri satışa çıkarttıracak.

Ondan sonra ise yazık günah...

Allah, Ener Yapı'dan daire ve ev alanlara kolaylık versin.

Umarım onlara ilave fatura çıkmaz!

Umarım bu iş en kısa sürede çözüme kavuşur.

Ve umarım Kocaeli, çözümü yıllar alacak bir inşaat yığını ile de anılmak zorunda kalmaz.

 

TİTANİC


 

"Aya ilk insanı biz gönderdik"

 

Sunay Akın anlatıyor:

Bağımsızlığımın ve özgürlüğümüzün simgesi, Dünyanın en güzel, en estetik bayrağı olan bayrağımızda hilal ile yıldız nasıl yan yana gelmiştir?

Okullarda, "bir savaş alanında geçerken yansıma sonucunda bulduğumuz" anlatılır.

Ama gerçek bu değil.

Veksilloloji yani bayrakların tarihini araştıran bilim dalına göre;

Hilal ile yıldız ilk kez 1800'lü yılların başında, Sultan 3. Selim döneminde yan yana geldi.

O yıldız sekiz köşeliydi.

Ve sekiz köşeli yıldız, şekil biliminde zafer demekti.

Peki bayrağımızdaki bu yıldız ne zaman beş köşeli oldu?

Sultan Abdülmecid'in ilk dönem sadrazamı yani Başbakanı olan Mustafa Reşit, ilk Anayasamız da sayılabilecek düzenlemeyi kaleme alan isim.

Bu düzenlemede ilk kez insan haklarından söz edildi.

Bunun üzerine bayraktaki sekiz köşeli yıldızın yerine beş köşeli yıldız konuldu.

Çünkü şekil biliminde beş köşeli yıldızın bir tek anlamı vardı:

İnsan.

Bayrağımız hakkında illaki bir öykü anlatacaksak,

Ben diyorum ki:

Aya ilk insanı biz gönderdik...

Bu Sunay Akın var ya, gerçekten müthiş adam!!!

 

BEŞ-KÖŞELİ-YILDIZ


 

AK Parti Grup Toplantısı-2

 

AK Parti Büyükşehir Grup Toplantısında geçen ay yaşanan bir hadiseyi...

Bu köşeden sizlerle paylaştıktan sonra da yazdım:

Benim işim bundan sonra daha çok gazetecilik!

Beni kim bu hale getirdi, biliyorsunuz.

Tetikçilik yapmadığımı, birileri için yazmadığımı, yalanla işimin olmadığını da biliyorsunuz.

Zira küçük bir yanlış vardı, ertesi gün hemen düzelttim.

İşin dedikodu kısmıyla da işim yok.

Öyle olsa, bir sonraki toplantıda yaşananları da tek tek, saniye saniye yazarım.

Ama yazsam ne olacak?

Malum şahıstan ne farkım kalacak?

Biz hafiye miyiz?

İşimiz gücümüz dedikodu mu?

Elbette hayır.

Ben o gün sadece, üzerinde siyasal değerlendirme yapılabilecek bir hadiseyi paylaştım.

Üstelik bu olay iki kişi arasında cereyan eden bir olay değil.

Onlarca kişinin önünde gerçekleşen bir olay.

Bu arada...

  • Bu ay gerçekleşen grup toplantısında adımız geçmiş.
  • Normal şartlarda geçen ay konuşan Nevzat Beyin bu ay susması gerekirdi. Ama aynı tonda bir konuşma daha yapmış.
  • Toplantıya vekalet eden İl Başkan Yardımcısı Mehmet Uzunoğlu, Nevzat Bey'den gelen topları tek tek göğsünde yumuşatmış.

İşin "mış"lı kısmını geçecek olursak;

Mesele şu arkadaşlar!

  • Partililer parti içinde konuşamıyor.
  • İl ya da ilçe yönetim kurulu toplantılarında konuşamıyor.
  • Belediyelerdeki grup toplantılarında konuşamıyor.

Konuşamayınca, "Dışarıdakiler konuşsun" istiyor.

"Bir CHP'li söylesin", "Bir gazeteci yazsın", "Bir deli gündeme getirsin" diye düşünüyor.

Onların söylemesiyle biraz olsun kendini ifade etmiş oluyor.

İşte ben, tam da bu noktasındayım işin.

Bu kentte bu tür dedikoduları yıllarca "KapkaraKocaeli" isimli internet sitesi yazdı mı?

Yazdı.

Parti yöneticilerinin büyük çoğunluğu dahil herkes okudu mu?

Okudu.

Tıkladı, adama reyting kazandırdı mı?

Kazandırdı.

Peki itiraz eden, mevzuyu dert edinen, mücadele eden çıktı mı?

Son günlere kadar hayır.

Dolayısıyla sorun sadece yazan da değil, aynı zamanda prim verende!

Ve yazılacak ortamı oluşturan yönetim anlayışında.

Demem o ki...

Bu yazıların sosyolojik bir altlığı var.

Orayı görmek, partilileri daha fazla konuşturmak, enerjiyi içeride atmalarını sağlamaya çalışmak lazım.

Böyle olmayan yerler yok mu?

Var, var.

Yanlış duymadıysam, Çayırova İlçe Başkanı Zafer Kılıç kardeşim var.

Sorun dinlemekten rahatsız olmayan...

Çözümlerine kafa yoran...

Laf olsun diye toplantı ve teşkilatçılık yapmayan ve yaptırmayan...

Hakkında bırakın bir şeyler yazılmasını, dedikodu bile çıktığında sosyal medyadan her şeyi açık açık paylaşan genç bir ilçe başkanı var.

Ben onun tarzını beğeniyorum mesela.

 


 

En azından "bir şey" yaptılar

 

Kimi, bu kar kışta, İstanbul'dan gelen Halep konvoyuna katılarak Hatay'a kadar gitti.

Kimi gidemedi, gidenlere yolluk verdi.

Kimi de Halep için SMS atarak yardım kampanyasına katıldı.

Hepsinden Allah razı olsun.

***

Kimi, buz gibi havada Kocaeli'nin şehitlerini Cengiz Topel havaalanında karşıladı.

Kimi, ebedi istirahatgahına uğurlamak için Kandıra'nın Süllü köyüne kadar gitti, cenaze namazına saf durdu.

Kimi, şehit ailesini ve evini ziyaret ederek taziyede bulundu.

Hepsinden Allah razı olsun.

***

"Herkesin yapabileceği bir şeyler olmalı" dediğimiz şu günlerde...

Ama az ama çok bir şeyler yapan herkese...

Bu milletin sıradan bir ferdi olarak...

En kalbi şükran ve minnettarlığımı sunuyorum.

Hepsinden Allah razı olsun.

Ne diyorlar:

"Biz hep birlikte Türkiyeyiz."

 

HALEP

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Büyükşehir yasin Bilgi Köprüsü Ramada romatem Sanberk_yan İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Hazal parke
Ekcan Başiskele Medicalpark Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam Beykar Ford