23 Kasım 2017 Perşembe

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Fahrettin Kandemir: İnsan yorgunuyum

17 Aralık 2016 tarihli yazısı

Fahrettin Kandemir'i Brisa'da görev yaptığı dönemde tanıdım.

Ve o günden bugüne kadar hep sevdim, saydım, beğendiğim isimlerden biri oldu.

Beni rahatsız edecek veya "yanlış" diyebileceğim bir iş yapmadı.

Dolayısıyla emekli olduktan sonra kendisiyle sohbet etmek için birkaç kez aradım.

Ama...

Emekli olduğunun ertesi gününde hastaneye yattı.

Bir gün sonra apandist ameliyatı oldu.

25 gün boyunca İzmit Seka Devlet Hastanesinde yattı.

Hastalık nedeniyle 14 kilo verdi.

Sıkıntılı geçen toparlanma sürecinde de Ayvalık'a gidince...

Görüşmemiz bugünlere kaldı.

Halen yürüyüş yapıyor, emekliliğin tadını çıkarıyor.

Ve bir süre herhangi bir iş yapmayı düşünmediğini söylüyor.

Sebebini sordum, "İnsan yorgunuyum" dedi.

Ardından başlayan sohbetimizde ise şu değerlendirmeleri yaptı:

***

MAL BEYANIMI VERDİM

Ben Brisa'dan ayrılarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'ne geldim. İlk 5 yıl bittiği zaman Sayın Başkana mal beyanımı takdim etmiştim. Ayrılırken de verdim. Büyükşehir Belediyesinde benim gibi çok arkadaşım var. Onlarla birlikte çalıştığım için de gurur duyuyorum. Allah hepimize, bu sorunun cevabını verebilen bürokratlarla çalışmayı nasip etsin. Çalıştığım süre içinde ben hep bu ilkelere bağlı kaldım. "Benden gitsin ama belediyeden bana geçmesin" diye düşündüm. Böyle düşündüğüm için de mutluyum.

EMEKLİ MAAŞIM 2100 LİRA

Yeteneklerim neyse, tamamını görevlerim için kullandım. Gücümün yettiğince yapmaya çalıştım. Tek maaşla dört farklı iş yaptım. Çıtımı çıkarmadım. Altınnal ve Antikkapı'da genel müdürlük, Büyükşehir Kağıtspor Kulübü ve Buz Pateni Federasyonunda başkanlık yaptım. Şu anda emekli maaşı olarak 2100 lira alıyorum. Ekstra yaptığım bir iş yok. Yapmayı da düşünmüyorum. Çocuklarım iş güç sahibi. Bir evim, bir yazlık kooperatifim bir de arabam var. Allaha şükür. Rabbim namerde muhtaç etmesin.

KADRO ÇOK ŞİŞKİN

İlk yıllarda gerçekten mücahit ruhuyla çalıştık. Amatör ama çok temiz bir ruh vardı. Elbette profesyonelleşmesi gerekiyordu. Profesyonelleşti ama fazla profesyonelleşti. Bence şu anda müthiş bir işletme körlüğü var. Çok şişkin bir kadro ile çalışılıyor. Bu yüzden analitik bakmak ve sorgulamak lazım. Başka belediye ve işletmelerle kıyaslamak lazım. Doğru olan budur.

KAMUNUN 30 YIL ÖNÜNDE

Ben özel sektörde çalıştım. Yerel yönetimlerde çalıştım. Federasyon başkanlığı sayesinde devlet ile çok yakından çalıştım. Şunu çok net söyleyebilirim ki, özel sektör insan kalitesi, sistem ve denetleme olarak kamunun 30 yıl önünde. Çünkü bizim belediyelerde eğitimli insanların yeteneklerini işlerine entegre etmelerine müsaade edilmiyor. Çünkü kamuda çok iş yapanın başına çok bela geliyor. Türkiye'nin bir hastalığı bu. Halbuki kıstas şu olmalı. Kaç tane yöneticiniz özel sektörde çalışabilir? Belediye olarak bu sayıyı artırmalıyız. Özel sektörde de çalışabilecek isimleri bünyemizde daha çok bulundurmalıyız.

PEMBEGÜLLÜ ÖRNEĞİ

Gerçekten kamuda çalışanların mal beyanlarını çok doğru vermeleri lazım. Çapraz kontrolle yapılmalı bu işler. Yani eş, çocuk, kardeş, kayınço ve yakın akrabalar ne varsa beyan etmeliler. Ancak örneğin belediye başkanları da mağdur edilmemeli. Adam kaç yıl doğru başkanlık yapmış, Allah rızası için çalışmış, dürüst olmuş, sonra da açlığa mahkum olmuş. Olur mu? Gebze eski Belediye Başkanı Ahmet Pembegüllü'yü hatırlayalım. Yazık günah değil mi? Bu adamın attığı her adımda kaç bin ya da milyon kişinin hakkı var. Vebali çok fazla. Bu nedenle o insanların geçim sıkıntısını da düşünmemesi lazım.

1 MİLYONDAN 100 MİLYONA

Antikkapı ve Sekapark, ben geldiğim zaman, ciroları 1, 1.5 milyon liralarda gezen, bütçesi olmayan, çalışanlarına para veremeyen şirketlerdi. Ben bıraktığım zaman, gıda sektörüyle alakalı bütün belgelere sahip, bütçesi olan, ortalama 100 milyonluk bütçeye sahip, hesap verebilir, şeffaf şirketler haline geldi. Yapılabilecek her şeyi yaptığımızı düşünüyorum.

VASIFSIZ İNSANLAR

Belediyelerin iki büyük problemi var. Birincisi liyakat ehli görev yapmıyor. Çok önemli makamlar maalesef çok vasıfsız insanlar tarafından dolduruluyor. İkincisi 657 sayılı devlet memurları yasası. Adam verimsiz ama memur olduğu için atamıyorsun, başka bir tarafa veriyorsun. Bu nedenle belediyelerde insan enkazları oluştu. O kadar fazla insan iş yapmadan para alıyor ki... Bizim paralarımız bunlar. Türkiye'nin bundan kurtulması lazım. Norm kadro meselesi bile kırk yerden deliniyor. Belediyeler kaynak tüketen değil kaynak üreten yerler olmalı.

BASKETBOL ÜZÜNTÜSÜ

Kağıtspor Kulüp Başkanlığı döneminde beni en çok şu konu üzmüştür: Seka'dan Büyükşehir'e kalan bayan basketbol takımı vardı. Bu takım iki senede Süper Lig'e çıktı. Ki çıktığı sene maçları D spor verecek, iddiaya girecekti. Yani cebimizden bir kuruş çıkmayacaktı. Amerikan Profesyonel Kadın Basketbol Liginden bir transfer yaptık. Kocaeli Gazetesinde kızın bikinili resimlerini yayınladılar. Ortalık kalktı ayağa. Ve o gün benim Kağıtspor'la olan gönül bağım zayıfladı. Kılık kıyafete bakacak olsak bile, bayan basketbolu en düzgün kıyafete sahip branşlardan. Ama sporun tamamına bu şekilde bakmamalıyız. Neticede bir süre sonra kadın basketbol ve voleybol şubelerini tamamen kapattık.

Benim Kağıtspor'daki idealim, omuzlarda taşıyacağımız olimpiyat şampiyonları görmekti. Olmadı. Bunun için illaki bir masraf gerekirdi. Ama başarının da bir bedeli vardır.

BİRLİKSPOR YAŞLIYDI

Bence Kocaeli Birlikspor'un başlangıcı yanlıştı. Kadroyu çok zayıf kurdular. Bu ligi çok az bilen insanlarla yola çıktılar. Ama "Bu ligin Fenerbahçesi. Arkasında bakan var, çok büyük paralar var" havası yayıldı. Halbuki pahalı transferlerle yaşlı bir takım oluşturulmuştu. O saatten sonra İsmail Hocayı getirerek, "Yapılan masraf heba olmasın. Hoca oyuncuları belki adam eder" diye düşündük. Ama olmadı. Bir yıl sonra takımı çok daha mütevazı bütçeyle biz kurunca, şampiyonluğu son iki maçta kaçırdık. Kentin bütün nefretine rağmen bence çok başarılıydık. Birlikspor'u satarken de doğru yere sattık, paranın büyük kısmını aldık, borçları temizledik. Arta kalan parayı yanılmıyorsam İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü kullanacak.

ÇOK BORÇLARI VAR

Erhan Yılmaz bu işlerin içinde olan bir arkadaş. İmkanım budur dedi, herkesle anlaştı. Ama çok borçları var. Bildiğim kadarıyla ilk transfer taksitlerinin yarısını verdiler. Hiçbir maç başı ücreti ödenmedi. Büyük kulüplerle görüştüklerini duyuyorum. Kulüp maçlarını şöyle böyle kazanıyor. Çünkü kentin nefreti yok. İnan çok önemli. Rahatlar...

 

FAHRETTİN-KANDEMİR2

 


 

 

Altan Tan, HDP'yi böyle uyarmıştı

 

Tarih 12 Haziran 2016.

HDP içindeki dindar-muhafazakâr Kürtlerin temsilcisi olarak görülen Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Habertürk Gazetesine konuşuyor.

Ve çok çarpıcı, çok net mesajlar veriyor.

Kürt siyasetinin kesin bir yol ayrımında olduğunu söylüyor.

"Eğer bu savaş stratejisi ve ağırlıklı sol-seküler söylem devam ederse HDP dışında yeni siyasi arayışlar doğabilir" diyor.

"AK Parti’yi düşürmek için iç savaş yolu seçilirse sonucunda askeri darbe olur. Bu da bir felakete yol açar" diyor.

O günlerde röportajı okumuştum.

Ancak dün bir kez daha okudum ve Altan Tan'ın tespitlerinden daha çok etkilendim.

O röportajda şunları da söylemiş Tan:

  • Kürt halkı Devrimci Halk Savaşı istemiyor
  • Erdoğan’dan nefret edenler Kürtleri kiralık katil gibi kullanmak istiyor
  • PKK'nın yeniden şiddet sarmalına girmesinin hiçbir izahı yok
  • §  HDP süreci doğru yönetemedi
  • Muhafazakâr Kürtler, HDP politikalarından rahatsız

Demek ki...

Altan Tan tam zamanında uyarmış ve doğru yolu da göstermiş.

Parti içinde Ahmet Altan'ı yok etmeye çalışan irade ise...

Bugün tam anlamıyla yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Son dönemde hiç ortalıklarda görünmediğini hatırlayınca aklıma bu röportaj geldi.

 

ALTAN-TAN

 


 

İl Göç İdaresinden şikayetler

 

Halepli mimar ve Kocaeli Üniversitesi Doktora öğrencisi Dalia'nın dramını dün sizlerle paylaşırken...

Çok sayıda telefon, mesaj, mail aldım.

İletişim kuranların bir kısmı yazı için tebrik ederken...

Bir kısmı da İl Göç İdaresindeki yöneticilerin tutumlarından şikayet etti.

Hem de neler neler?

Bakın insanlar bu kurum için nasıl düşünüyor ve neler söylüyorlar?

  • İl Göç İdaresi zihnen bu ülkenin değerlerinden göç etmiş bir yerdir. Oradaki personel ve yöneticilerin şehrimizde eğitime gelen yada misafir olan yabancılara nasıl davrandıklarını kendi gözlerinle görmeni tavsiye ederim abi.
  • Sorun, sıkıntı çözen bir anlayışları kesinlikle yok. İnsani ilişkileri, insanlara karşı tavırları gerçekten çok kötü.
  • Sadece yabancılara değil, sivil toplum kuruluşlarından gelenlere de kötü davranıyorlar. Kötü demek yetmez, adeta düşman gözüyle bakıyorlar.
  • Tam anlamıyla eskimiş bir zihniyet hakim orada. Bu ülkeyi hiçbir şekilde temsil etmiyorlar. İnsanlara zulmediyorlar.

İl Göç İdaresi nerededir?

Müdürü, yöneticileri kimdir?

Çalışma şartları nedir?

Bilmiyorum.

Ama duyduğum ve öğrendiğim kadarıyla;

İl Göç İdaresi, belki de diğer bütün kurumlardan daha önemli ve hassas bir hale geldi son zamanda.

Ülkemizin dış politikasını bir açıdan temsil ediyor, bir açıdan da bizatihi yürütüyorlar.

Dolayısıyla bu kuruma el atmakta...

Kurum faaliyetleri ve yöneticileri ile daha yakından ilgilenmekte fayda var.

 


 

Kim demiş "Numan Gülşah destek vermez" diye?

 

Uzaktan bakınca biraz heybetli, korkutucu görünebilir.

Ama aslında şeker gibi adamdır.

Yerel yönetimlerle uyuşamaz, iktidarla uyuşamaz, başkanlarla uyuşamaz.

Muhalif tavırları vardır.

Ama aslında tatlı dile de dayanamaz.

İzmit'teki duruşunu herkesin tanıdığı ve bildiği Numan Gülşah...

İzmit Belediyesi ile ikinci kez ortak bir organizasyon yapmış.

Yeni adı Nev-i Sanat Cafe olan Tarihi Süleymanpaşa Hamamında, "Osmanlı coğrafyasındaki Mevlevi evleri" sergisini açmışlar birkaç gün önce.

Geçen sene yine aynı mekanda "Haydarpaşa-Bağdat Demiryolu" sergisini açan Gülşah, törende yaptığı konuşmada...

"Amacım Kapanca Sokak ve Tarih Koridoru projelerinde Nevzat Doğan'a destek vermek. Bu projeler, İZEYAP'ın yıllardır hayata geçirmek istediği şeylerdi" diye de açık açık söylemiş.

Neymiş!

Numan Gülşah'la birlikte hareket etmek o kadar da zor değilmiş.

Yanlış anlaşılmasın.

"Çok kolay" demiyorum!

 

NUMAN-GÜLŞAH

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Bilgi Köprüsü Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ