26 Şubat 2017 Pazar
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Siyonizmin kuklaları

Yüksel Yılmaz

17 Aralık 2016 tarihli yazısı

60’lı yılların sonunda sağcı olarak tanınarak eylemlerde boy gösteren Öcalan’ın birden bire sol örgütlerin içerisine girmesinin arkasında Siyonizm’in kuklaları vardır. Hapse giren Öcalan’ı devlet Siyonizm’in kuklalarıyla kurtardı? Öcalan’a ev arkadaşlığı yapan subaylar Siyonizm’in kuklalarıydı. Diğer tüm arkadaşları tutuklanırken Siyonizm’in kuklaları ona dokunulmasını engelledi. Abdullah Öcalan’ın yanından ayırmadığı MİT mensubu Pilot Necati’nin sırrının ardında Siyonizm’in kuklalarını aramak gerekir. Siyonizm’in kuklaları (Derin) Devlet eliyle 12 Eylül darbesinin gerçekleşeceğini PKK’ya önceden duyurdu ki ona göre pozisyon alsın. Diğer tüm örgütler 12 Eylül’de zarar görürken PKK bu işten Siyonizm’in kuklaları sayesinde kazançlı çıktı. Sarıkız, Yakamoz, Ayışığı, Eldiven planlarını üreterek Balyoz darbe planını devre dışı bırakan Ergenekon bu süreçte yeraltına inerek PKK’yı sahalara sürdü. Perinçek’in ‘savaşan’ Öcalan’a “kardeşim” derken, barış çağrısı yapan Öcalan’a “hain” demesi gibi çelişkileri hep Siyonizm’in kuklalarının tutumunda aramalı. Şemdin Sakık’a “Öcalan’ın başına bir şey gelseydi Yalçın Küçük’ü yeni liderimiz olarak kabul etmeye hazırdık” dedirten cesareti ona Siyonizm’in kuklaları vermektedir. Yalçın Küçük PKK içerisinde başka nasıl bu kadar etkin olabilir? Ergenekon’dan tutuklu JİTEM komutanı Veli Küçük’ün PKK ile ilişkisini, Öcalan’ı defalarca ipten alan devlet adamlarının amacını ve bir devlet denemesi olan KCK yapılanmasının kodlarını hep Siyonizm’in kuklalarında aramalıdır.

 

2002 Nisanında PKK adını değiştirerek KADEK adını almıştı. Ekim 2003'te ise KADEK, KONTRA-GEL adını almıştı. 1999-2004 döneminde PKK (KADEK) görüşme isteklerinin Hükümet tarafından ciddiye alınmadığını iddia edince, Hükümet de PKK'yı saldırılarını tamamen bitirmemekle ve bazı eylemleri teşvik etmekle suçlamıştı.  PKK, TSK'nın saldırılarına karşılık olarak sadece kendini savunduğunu ifade etmişti; çünkü Paralelci askerlere(!) hata yaptırılıyordu ki kamuoyunun ve iyi niyetli Kürt halkının da şahitliğinde PKK haklı çıksın. Ateşkes döneminde polis güçleri Hizbullah'a yönelik operasyonlarını sıklaştırarak Hizbullah'ı zayıflattı. 2002 seçimlerinde iktidar olan AK Parti, Kürt diline olan kısıtlamaları hafifleterek reform sözü vermişti. Bu gelişmelerin etkisiyle PKK içinde bir kısmı silahlı eylemlerin tamamen terk edilmesini savundu; bir kısmı ise silahlı eylemlerin devamından yanaydı. Öyle ya amaç “Kürtlerin hakkını aramak” ise Devlet iyi niyetini gösteriyordu. Neden hala kavga edilsin? Ama Siyonizm’in kuklaları devredeydi ve kan ve gözyaşı akıtma ilk amaç olduğu için PKK içinde silahlı eylemlerin devamını savunan gelenekçi kanat kazanmıştı. Bu kesime göre silahlı mücadele olmadığı sürece PKK başarılı olamazdı. Çünkü Kürtlerin başarması başka şeydi, PKK’nın başarması bambaşka şeydi. PKK’nın başarması, Ermenilerin ve dış güçlerin eliyle Siyonizm’in başarması demekti. Nisan 2005'te KONTRA-GEL ismini yeniden PKK olarak değiştirdi.  PKK, KCK çatısı altına alınarak onun siyasi kanadı haline getirildi. HPG ise PKK'nın silahlı kanadı olarak yeniden yapılandırıldı. Yeni yapıya göre KCK, Öcalan'ın demokratik konfederalizm ideolojisini destekledi.

 

PKK, çağrılarının görmezden gelinmesi bahanesiyle 1 Haziran 2004'te silahlı faaliyetlere yeniden başladı. Hükümet ise 2 binden fazla PKK'lının Irak'tan Türkiye'ye giriş yaptığını söylemişti. Yani örgüt dobra değildi. PKK savaş taktiklerinde önemli değişikliklere giderken eski militan gücüne sahip olmadığından 15-20 kişilik grup sayısını 6-8 kişiye düşürdü. Ordu ile direk sıcak çatışmalardan kaçınarak mayın döşeme, pusu kurma, keskin nişancı ve vur-kaç taktiği yöntemlerine başvurdu ve alan tutma stratejisini tamamen terk etti. Bu taktikleri dağlardaki tilkilerden değil, Siyonist tilkilerden alıyordu. 1984-1999 çatışma döneminden farklı olarak 2005'te Kuşadası'ndaki, 2006'da Adana, Marmaris, Antalya ve Mersin'deki ve 2007'de Ankara'daki saldırılarda olduğu üzere Batı'daki şehirlerde yaşayan sivilleri de hedefleyerek bu dönemde pek çok bombalı saldırıya girişti. PKK’lı grupların sıkça Irak sınırından Türkiye'ye girip çıkmaları Türk Ordusunun Irak'a operasyonlar düzenlemesine sebep oldu. Yoksa bu durup dururken gerçekleşmemişti. Ekim 2007'deki Dağlıca saldırısı bardağı taşıran son damla olunca TBMM, TSK'ya Irak'a sınır ötesi operasyon düzenlemesi için tam yetki verdi. Gönül isterdi ki Müslüman Kürtler bu Siyonist oyuna alet olmasınlar…

 

2009’da AK Parti hükümeti önemli reformlar yaptı. Devlet bünyesindeki Kürtçe kanal "TRT Şeş" açıldı, Türkçe yerleşim isimleri Kürtçeleştirildi, bazı PKK üyelerine kısmi af ilan edildi, Kürt mültecilere yeniden vatandaşlık teklif edildi, yerel yönetimlere verilen haklar genişletildi ve ifade özgürlüğünü arttıran düzenlemeler yapıldı. PKK 13 Nisan 2009'da ateşkes ilan etti. Burada her şeyin tatlıya bağlanması gerekiyordu. Eğer mesele Kürt hakları ise dönem Demirel, Ecevit, Çiller, Yılmaz dönemleri gibi değildi. Ama Siyonizm buna müsaade etmezdi. Bu yüzden DTP rahat durmayacak, kapatılacak ve gösteriler derken nihayet PKK tarafından yapılan Reşadiye saldırısıyla ateşkes yeniden bozulacaktı.

 

2012 yazında, Kürtlerin Kuzey Suriye'de denetimi ele geçirmesiyle Türkiye-PKK çatışması boyut değişirdi. Türkiye, Suriye rejimini PKK'nın Suriye kolu olan PYD/YPG'yi desteklemekle suçladı. Eylül ayında PKK, Şemdinli'yi ele geçirmeye çalışınca hava desteği sayesinde TSK, PKK'ya ağır kayıplar verdirdi.

 

28 Aralık 2012’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Öcalan’la görüşmeler yaptıklarını açıkladığı dönemde ilk defa “Çözüm Süreci” ifadesi kullanıldı. Aylar süren görüşmeler sonucu 21 Mart 2013’te Diyarbakır'da düzenlenen Nevruz mitinginde, Öcalan'ın mektubu halka okundu. Mektupta PKK'ya silahlı güçlerinin yurtdışına çıkması çağrısında bulundu. 23 Mart’ta PKK'nın silahlı kanadının lideri Murat Karayılan, Öcalan'ın çağrısına uyacaklarını belirtti ve 21 Mart'tan itibaren PKK'nın ateşkes yaptığı duyurdu. Bu karardan sonra bir kaç münferit olay sayılmazsa iki taraf da ateşkese uydu. Ancak PKK bu süreç içerisinde yol kesme, yerel mahkemeler kurma, muhtar kaçırma, haraç toplama, bölgeye devlet yatırımlarına sabotaj, mayın-tuzak ve şehirlere silah depolamak gibi faaliyetlerine devam edince yine arayı bozdu. PKK “Çözüm Süreci”ni suiistimal ederek şehirlerde YDG-H isimli kendi asayiş birimlerini bile kurdu. Kobani eylemlerinde polis ile PKK sempatizanları arasında pek çok şehirde çatışmalar yaşandı. Öcalan-HDP ile Hükümet yetkilileri arasındaki görüşmelerle tansiyon düşürüldü. 28 Şubat 2015’te AK Parti ile HDP arasındaki görüşmeler sonuç verdi ve Öcalan, PKK'ya silah bırakması için kongre çağrısı yaptı.

 

2013’ten 2015'in 22 Temmuz'una dek süren ateşkes PKK'nın Suruç patlamasından Devleti sorumlu tutarak intikam için evinde iki polisi ve bir gün sonra da bir Türk askerini Suriye-Türkiye sınırında öldürülmesiyle bozuldu. Daha sonrasında KCK, BBC Türkçe'ye verdiği açıklamada, PKK'nın bu saldırıyı yapmadığını iddia etti. Soruşturmayı yürüten hakim, olayın FETÖ bağlantılı olduğunu söyleyen avukat ve ihbarcılar 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden sonra FETÖ soruşturmasından tutuklandılar. Ama Devlet zaman zaman FETÖ ile PKK’nın birlikte hareket ettiğini dikkate alınca bozulan “Çözüm Süreci”yle birlikte Türkiye savaş uçakları eş zamanlı olarak hem PKK hem de IŞİD hedeflerini vurdu. Savaş uçakları Kandil'i ve Irak'taki diğer PKK kamplarını üç yıl sonra ilk defa bombalamıştı. PKK da polis ve askerlere Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da saldırılar düzenlediler. Polis pek çok noktaya baskınlar düzenlemiş ve HPG üyelerini gözaltına almıştı. HPG üyeleri de bazı ilçelerde hendek kazarak polis ve askerlerin belli bölgelere girmelerini engellemeye çalıştılar. Ağustos 2015'ten bu yana Türkiye'nin Şırnak iline bağlı ilçelerde birçok çatışma oldu. Silopi ve Cizre ilçelerinde mahallelere hendekler kazılmasının ardından ildeki birçok mahallede sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Yine birçok kişi yaşamını yitirdi ve derken bu günlere geldik. Siyonizm’in kuklaları sayesinde hala canlar yitirilmeye devam ediliyor… Devleti her beğenmeyen kan dökmeye kalkacak olsa düşünsenize nereye varılır… Bunun ardında iyi niyet değil elbette kuklalar aranmalıdır…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
ACARLAR TURİZM YENİ İBRAHİMOĞLU 2017 Aytaş Şömine Akmis Beykar Hazal parke
Ekcan kesmar cemtur son reklam artı otomat 2017