24 Haziran 2017 Cumartesi
Gübretaş

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Halepli mimar Dalia'yı yargılayın!

16 Aralık 2016 tarihli yazısı

Adı Dalia Kharbotly

34 yaşında, iki kız annesi.

Halep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu.

Aynı üniversitede Master yapan Dalia'nın eşi de kendisi gibi mimar.

Dalia ve ailesi Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle 2013 yılının 7. ayında Türkiye'ye sığınmak zorunda kalıyor.

Önce Gaziantep'e yerleşiyor, bir yıl kadar Türkçe kursuna gidiyor, TÖMER'den belge alıyor.

Dalia, Türkçe'yi de öğrendikten sonra çalışmak istiyor.

Gaziantep'teki devlet üniversitesine, Hasan Kalyoncu Üniversitesine ve bir süre önce FETÖ soruşturmaları kapsamında kapatılan Zirve Üniversitesine ayrı ayrı başvuruyor.

Dalia, bu üniversitede 1.5 yıl kadar part time modeli ile çalışıyor.

Üniversite kapanınca doğal olarak işsiz kalıyor ve eşiyle birlikte İstanbul'a geliyor.

Bu sırada Doktora için başvuruyor, Türkiye Bursları sisteminden burs başvurusu yapıyor, başvurusu kabul ediliyor.

Kocaeli'ye geliyor, Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde doktora öğrencisi oluyor, İlim Yayma Cemiyetinin Şehit Esma Yurduna yerleştiriliyor.

Sonra bir gün...

TC kimlik numarası "bloke" edildiği için işlerini halledemiyor.

"Nedir, ne değildir" diye İl Göç İdaresine gittiğinde, Dalia derhal İzmit Emniyet Müdürlüğüne götürülüyor.

Gözaltı işlemi uygulanmıyor, avukat çağrılmıyor, ifadesi resmi olarak alınmıyor.

Oradan da doğruca Körfez ilçesine bağlı Yarımca'daki Yabancı Geri Gönderme Merkezi'ne gönderiliyor.

O günden bugüne kadar merkezde kalan Dalia'nın eşi ilimize geliyor, resmi makamlardan sorunu öğrenmeye çalışıyor ve eşinin "FETÖ üyesi" iddiasıyla idari gözetim altında tutulduğunu, "kamu düzenini tehdit" suçlamasıyla da hakkında sınır dışı kararı alındığını öğreniyor.

Yani...

Bizim İl Göç İdaresi, Doktora yapan Halepli mimar Dalia'yı Suriye'ye geri göndermeye hazırlanıyor.

Şaka değil!

Olan, biten, yaşanan şey, tam olarak bu!

Türkiye'nin Halep için ağladığı bir dönemde...

Sağ kalan Haleplilerin kenti boşaltmaya başladığı bir zamanda...

Türkiye'deki bir bürokrat, Halepli mimar bir kadını Halep'e göndermeye, Esad'a teslim etmeye çalışıyor.

Dalia suçlu olabilir mi?

Gerçekten FETÖCÜ mü?

Bilmiyorum.

Hayat hikayesine bakılırsa, olacağını da zannetmiyorum.

Ancak...

Böylesi durumlarda işi sağlama almak gerekmez mi?

Konuyu mahkemeye taşımak, en doğru yol ve yöntem değil mi?

Zira Dalia ile ilgili ailesiyle paylaşılan tek sorun, Zirve Üniversitesinde çalışmış olması.

Bizim İl Göç İdaresi yetkilileri de bu detaydan hareketle adım atmış, birilerinin kötü niyetle yayacağı "FETÖCÜ'yü görmezden geldi" suçlamalarını bertaraf etmiş olabilirler.

İyi ama...

Dalia'nın tek sorunu Zirve Üniversitesi ise...

Zirve Üniversitesi, FETÖ soruşturmaları kapsamında kapatılmış ise...

Ve siz Dalia'dan şüpheleniyorsanız...

Sistemi işletmeniz gerekmez mi?

Konunun araştırılması, suçların öğrenilmesi ve örgüt bağlantısının ortaya çıkarılması için dosyayı savcılığa teslim etmeniz, "kararı adalet versin" demeniz gerekmez mi?

Yaklaşık bir hafta, 10 gündür....

Körfez Yabancı Geri Gönderme Merkezinde kalan Dalia'ya kötü davranılıyor mu?

Asla.

Ama bürokrasi onu ısrarla sınır dışı etmeye çalışıyor.

"Yargılansın" noktasındaki girişimlere bile sıcak bakmıyor.

Esad, Halep'e saldırıyor. Bizim Göç İdaresi de, Suriyelileri Halep'e göndermeye bahane arıyor.

Türkiye, Halep için ağlıyor. Ama bizim bürokrasi de Halepli bir kadını ülkemizde ağlatıyor.

İl Göç İdaresindeki arkadaşlar!

Sizin aklınızdan zorunuz mu var?

Bizim yaşatmak ve büyütmek istediğimiz Türkiye bu değil!

 

HALEPLİ-DALİA

 


 

Şükrü Karabalık'ın davası

 

Kimseyi yalanlamak, hiçbir meslektaşımı eleştirmek ya da birilerini savunma gibi bir derdim yok.

Ben her defasında öğrenmeye çalışıyor, tarafları dinliyor, mümkünse bilgiye kaynağından ulaşmayı arzu ediyorum.

Böyle yapınca da gerçekte olanı daha net bir şekilde görebiliyorum.

Misal, Kartepe eski Belediye Başkanı Şükrü Karabalık'ın yeniden yargılanması mevzuu.

Bu konuya dair birkaç gün önce duruşma haberi çıkınca gazetelerde...

Hem o haberleri, hem de Yargıtay'ın bozma kararını detaylı olarak okudum.

Kafamda bayağı soru işareti oluştu.

Sormaya ve yazmaya başlıyorum:

  • Öncelikle Yargıtay'ın bozma kararı 24 Haziran 2016'da alınmış. Yani 15 Temmuz'dan 20 gün kadar önce. Ben olsam, yeniden yargılama talep ederdim. Malum, 15 Temmuz'dan sonra Yargıtay'da da önemli miktarda FETÖ temizliği yapıldı.
  • Düşünün, o dönemin Yargıtay'ı bile Şükrü Karabalık'a "rüşvet" iddiasıyla ceza vermemiş, verememiş. İşin bu kısmı da hayli ilginç!
  • Söz konusu Yargıtay kararını okuyanınız var mı? Ben okudum ama çok bir şey anlamadım. Zira Yargıtay hem "rüşvet yoktur" diye beraat kararı veriyor. Hem de "sponsorluk ücreti adı altında menfaat sağlama girişimi kamu görevlisine hakarettir. Sanığa hakaret davası açılsın" diye tekrar yargılama istiyor. Rüşvet olmayan bir şeyin teklifi neden hakaret olsun?
  • Yargıtay "rüşvet yoktur" diyerek Şükrü Karabalık'ın beraatine karar veriyor. "Rüşvet teklifi hakarettir" itirazı ise Şükrü Başkanla ilgili değil, Hüseyin Turan'la alakalı. Dolayısıyla davanın Karabalık ile ilgili kısmının düşmesi gerekmez mi?
  • Hakaret suçlaması, mahkeme ceza verse bile ertelemeye tabi cezalardan. Yani Karabalık dahil hiç kimsenin siyasi hayatını sona erdirmez. İsterseniz bir avukata sorun.
  • Bozma sonrasındaki ilk duruşmada şahitlik yapan Erol Özer'in, FETÖ/PDY kapsamında meslekten ihraç edilmesini, yerel mahkeme dikkate alacak mı? Bu da önemli bir detay.
  • Söz konusu fiil daha önce yaşanmış olsa da, FETÖ nedeniyle meslekten atılmış bir memura hakaret davası, 15 Temmuz sürecinden sonra karşılaştığımız tuhaf durumlardan biri olsa gerek!!!
  • Anladığım kadarıyla eski müfettiş Erol Özer, bu davaya özel bir anlam yüklüyor. Memuriyetten atılmış olmasına rağmen şikayetini geri çekmiyor, ısrarla Karabalık'ın cezalandırılmasını istiyor. İlginç!
  • Davanın yeniden görülmesi, aslında bu haliyle bile Şükrü Karabalık'ın lehinde. Ama meydana kim önce çıkarsa, onun söyledikleri duyuluyor galiba. Anladınız siz onu!

Yani;

Rüşvet ve azmettirme yok.

Memura hakaret var mı, yok mu?

Bu davanın özeti bu.

Bu da siyasete mani değil.

28 Aralık'taki davayı takip etmek elzem oldu.

 


 

Halep'e CHP'liler de yardım etmeli

 

Hayırda zorlama olmaz.

Ama benim hayalim.

IHH Kocaeli Şube Başkanı İsmail Yeşildal, CHP İl ve ilçe başkanlarını ziyaret ederek;

  • Suriye'ye yaptıkları insani yardımlarla ilgili bilgi verse...
  • "Un" kelimesinin ne derece önemli olduğunu anlatsa...
  • Sistemin nasıl işlediğini dile getirse...
  • Ve parti binasından "Bir TIR un" sözü alarak çıksa...
  • İcabında birkaç CHP yöneticisini bölgeye götürse, yerinde gezdirse...

Sadece CHP değil elbet.

  • AK Parti'ye de gitse...
  • MHP'ye...
  • Saadet'e...
  • KYÖD'de...
  • Türk Ocağı'na...
  • Meslek odalarına...
  • Esnaf odalarına da gitse, anlatsa, cevaplasa fena mı olur?

Suriye'nin içlerine kadar giden bu insani yardımları, resmi makamlar yapamadığı için IHH diyorum ben.

Yoksa...

Kızılay'ın yeni Kocaeli Şube Başkanı Cengiz İpek de gidebilir, anlatabilir ve yardım isteyebilir.

Ya da Diyanet.

Veyahut AFAD.

Sorun yok.

Çünkü meselemiz oraya en azından bir çuval un gönderebilmek.

O çuvalın yerine ulaştığını bilmek ve görmek.

Çuvalı taşıyan ister IHH olsun, ister Kızılay, ister şu, ister bu, fark etmez.

Sonrası mı?

Sonrasını konuşmaya devam ederiz, konuşalım zaten sonuna kadar.

Ama o "bir çuval un"u da mutlaka gönderelim.

Tüm partiler göndersin.

CHP'li arkadaşlar da göndersin.

Belediyedekiler ayrıca cebinden göndersin.

 

HALEP-KONVOY

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Büyükşehir yasin Bilgi Köprüsü Ramada romatem Sanberk_yan İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Hazal parke
Ekcan Başiskele Medicalpark Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam Beykar Ford