25 Mart 2017 Cumartesi
YuvacıkSu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Benim gözümden Sayıştay raporu

15 Aralık 2016 tarihli yazısı

Öncelikle...

Kent Konut'a ait 2015 Sayıştay raporunu ilk olarak yayınlayan arkadaşları gazetecilik refleksleri itibariyle tebrik ediyorum.

Sonrasında...

Eski bir belediye çalışanı ve halen Kent Konut'tan satın aldığı evde oturan biri olarak...

Raporda yer alan değerlendirmeleri kendi açımdan değerlendirmek...

Doğru ve yanlış olarak gördüğüm hususları da sizlerle paylaşmak isterim.

Hazır mısınız?

 

BELEDİYE ÇALIŞANLARINA İNDİRİM

Mesela Sayıştay bu uygulamaya itiraz etmiş. Niye ki? Nesi yanlış? Bu tür indirimleri yapmayan (konut üreten) belediye mi var? Bilakis belediyeler çalışanlarına indirim yapmalı. Ama bu indirim (mesela) yüzde 10 ile sınırlı kalmalı. Haddi aşmamalı. Kuralları dahilinde yapılmalı. Mesela birden çok daire alanlara indirim "Bir defaya mahsus" yapılmalı. Her projeden indirimli daire alarak satanlara ikinci bir indirim yapılmamalı. "Birden çok indirim yapılamaz" deseydi ve yapılan o indirimlerin hesabını sorsaydı, Sayıştay'ın itirazını anlardım.

İsterseniz şöyle sorayım: Sirmen döneminde yapılan Yuvam Akarca ve Turgut konutlarında belediye çalışanlarına hiçbir indirim yapılmadı mı? Tabii ki yapıldı. Tabii ki normaldi.

Dahası, belediyeler belediye otobüslerinde belediye çalışanlarını "ücretsiz" taşımıyor mu? O zaman bu uygulama da hepten yanlış!

Sayıştay'ın bu itirazını makul bulmadım.

 

YÜZDE 10 PEŞİN İNDİRİMİ

Allah aşkına, bu uygulamanın nesi yanlış? Peşin satışlarda hangi özel şirket, firma (hatta mağaza) indirim yapmıyor ki? Bu şirket bir belediye şirketi de olsa, ticaretin bir kuralı var. Ve o kurallardan biri de bu. Yanılmıyorsam, TOKİ bile peşin indirimi yapıyor. O da mı yanlış yapıyor?

Sayıştay'ın bu itirazını da anlamadım.

 

GENEL MÜDÜR İNDİRİMLERİ

Raporda zamanın şirket genel müdürünün (muhtemelen Metin Kalafat'tan bahsediyor) mevzuata aykırı olarak keyfi indirimler yaptığı ve kurumu 824 bin 645 lira zarara uğrattığı ifade edilmiş. Bana göre asıl sıkıntı burada.

Keyfi indirimlerden kasıt; personel indirimi, peşin indirimi ise katılmam. Yalandan yapılan "grup indirimi" ise anlarım, desteklerim. "Genel müdür indirimi" başlığı altında yapılmışsa zaten hiçbir izahı olamaz. "Genel müdür indirimi" ne demek?

Ayrıca genel müdürün yaptığı indirimlerle alakalı olarak yönetim kurulundan izin alıp almadığına da bakmak lazım. Almamışsa daha beter!

Ben Büyükşehir yönetiminin yerinde olsam, söz konusu Sayıştay raporunu alıp eski genel müdür Metin Kalafat hakkında derhal Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunurdum. Zira raporda da yazıyor: Kurumun 2 adet dizüstü bilgisayar ve 3 adet cep telefonunu dahi iade etmemiş bu adam. Manyak mıdır nedir?

 

VADELİ SATIŞLARDA YÜZDE 25 İNDİRİM

Bu kısmı tam olarak anlayamadım. Dolayısıyla geçiyorum.

 

DENETİM KURULU ÜCRETLERİ

Şirket denetim kurulu üyelerinin hiç denetim raporu sunmadıkları ve yapmadıkları iş için 466 bin lira aldıkları ifade ediliyor. Ancak...

Türkiye'deki bütün belediyelerde sistem aynıdır. Belediye şirketlerinin denetim kurulu üyeleri, hiçbir zaman şirketleri denetlemez. O makamlar, belediye bürokratlarına ücret tahsis etmek için kullanılır. Dolayısıyla başkan danışmanı Ömer Polat'ın ya da diğer isimlerin denetim kurulu üyesi olmasında herhangi bir sakınca yok. Gerçekten yok.

Asıl şuna bakmak lazım. Bu şirket gerçek anlamda denetleniyor mu? Bağımsız denetçiler, şirketin bütün hesap ve işlemlerini didik didik etmiş mi? Evet. O zaman daha ne? Belediye bürokratı, belediyeyi layıkıyla denetleyebilir mi? Derneklerdeki denetim kurulu üyelerinin derneği denetlemesi gibi bir şey bu! O zaman belediye şirket denetim kurulu üyeleri hep muhasebeci, mali müşavir gibi isimlerden seçilsin! Olmaz böyle bir şey! Olmuyor da zaten.

Ama şu olabilirdi! Sayıştay'ın itirazından kurtulmak için, dışarıya hazırlatılan raporun birkaç sayfalık özeti genel kurula da sunulabilirdi. Düşünülmemiş olması bir eksiklik. Ama Sayıştay'ın rapordaki itirazları da bana göre yersiz.

Bu arada; 466 bin lira, 3 kişiye, 5 yıl boyunca ödenen rakam. Toplayın, çarpın, bölün, kişi başı aylık 2 bin 500 lira falan düşer. Yani, ortada abartı bir rakam da yok aslında. Tabi bana göre.

 

GÖKHAN AYYILDIZ'A!

Sevgili kardeşim! Sosyal medyada gösterdiğin tepkiyi anlıyorum. Anlayışla da karşılıyorum. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi, Ömer Polat'a denetim kurulu üyeliği ücreti (huzur hakkı) aldığı için yüklenmen yersiz.

Ama... "Kaç yerden yönetim ve denetim kurulu üyeliği alıyor?" diye sorabilirsin. 1 yerden mi? 3 yerden mi? 5 yerden mi? Alınan ücretlerin toplamı ne kadardır? Sadece belediyede çalıştığı için aldığı ücretlerin toplamı ne kadar? Diye merak edebilirsin. En fazla bunu sorabilirsin.

Ama şunu da unutma. Belediyelerde ücretler, -genel anlamda- kendi içinde dengelidir. Çok risk alan, çok ücret alır. Çok kritik makamlarda bulunanların maaşları yüksek olur.

Bu soruların yanıtlarını bilmiyorum. Sadece yanlış soruyu sorduğun için düzeltiyorum.

 

AYNI KİŞİYE ÇOK SOSYAL KONUT!

Bazı arkadaşlar böyle bir yazı yazdığım için beni "belediyeyi savunmakla" eleştirebilir.

Bazıları da "Barış Gazetesinden farkı yok" propagandası yapabilir.

Umurumda değil.

Benim için önemli olan doğruları yazmak, savunulması gerekenleri savunmak, eleştirilmesi gerekenleri eli, ayağı düzgün bir üslupla eleştirmek.

Hep birlikte mutlu yarınlara doğru başka türlü nasıl yürüyebiliriz ki?

Rapora dair son yorumlarımı da şöyle özetlemek isterim:

  • Açıkçası, Kent Konut yönetiminin, geride adeta enkaz bırakan Metin Kalafat dönemini savunmak zorunda kalması hoşuma gitmedi. Ama bazen belediyelerde böyle şeyler de olabiliyor galiba.
  • Bence o dönemin daire satışlarında dikkati çeken iki büyük yanlış var; 1. Yoğun talep olmasına rağmen aynı kişiye birden çok sosyal konut satılması. 2. Bir belediye çalışanına birden çok indirimli daire satışı. Sayıları az olmakla birlikte, bunlar işi resmen ticarete dönüştürmüşler.
  • Yüklenicilerin kusurlu imalatlarının düzeltilmesi için kurulan bakım onarım servisinin yaptığı harcamaların büyük kısmı, yüklenicilere rücu edilmemiş. Bence bu konu denetim kurulu ücretlerinden çok daha önemli. Ama bizim millet, magazinel işlere daha çok ilgi gösteriyor!
  • Öğrendiğim kadarıyla Kent Konut yönetimi, Sayıştay teftişini dikkate alarak daha önce uyguladığı bütün indirimleri kaldırmış. Ancak... Şu an konut üretimi olmadığı için herhangi bir sıkıntı çekilmiyor.
  • Denetim iyidir. Bürokratları dinç tutar.

 

KENT-KONUT-SAYIŞTAY

 


 

Kandıra Gıda OSB'yi

o ayağa kaldıracak

 

Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin geleceğine ilişkin soru işaretlerini bu köşeden sıkça dile getiriyoruz.

Çünkü proje kent için önemli.

İnsanlar gerçekten bir yatırım ve üretim olup olmayacağını merak ediyor.

Ancak...

15 Temmuz hain darbe girişimi gösterdi ki...

OSB yapılanmasında FETÖ severlerin ciddi bir ağırlığı var.

Yatırımcılarından bir kısmı tutuklandı, bir kısmı kefaletle serbest bırakıldı, bir kısmı gözaltına alınıp serbest bırakıldı.

Yatırımcıların derneği olan GİSİAD (Gıda İhtisas Sanayi ve İşadamları Derneği) kapatıldı.

İyi, güzel, tamam da...

Projenin akıbeti ne olacak?

Devlet bundan sonra ne yapacak?

İşte yanıtı bilinmeyen bu sorular yavaş yavaş cevap bulmaya başlıyor.

Çünkü Kocaeli Valiliği, 1 Ocak 2016 itibariyle görev süresi tamamlanan OSB organlarını yeniden kurmak için düğmeye bastı.

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesinin eski başkanlarından Bekir Güre'yi süreci yönetmesi için gayrı resmi olarak görevlendirdi.

Aynı zamanda BESA İnşaat'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüten Bekir Güre, önümüzdeki günlerde yatırımcılar ve kamu kurumları arasındaki protokolü yenileyecek.

Hazırlanan protokolü önce Kocaeli Valiliği, ardından da Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına onaylatacak.

Onay sürecinin ardından, müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve bölge müdürü belirlenecek.

Ve proje -muhtemelen- kaldığı yerden devam edecek.

Güre'ye bu görevin verilmesi, onun önümüzdeki süreçte "OSB bölge müdürü" olarak atanacağının bir işareti.

Benim asıl merak ettiğim konu...

Yeni yönetimin özellikle FETÖ şüphelisi yatırımcılara yönelik uygulamalarının nasıl olacağı.

İnşallah proje içindeki FETÖ safraları kanunlar çerçevesinde temizlenirken zorlanmazlar.

Zorlanırlarsa malum:

Dilimizden çekecekleri var!

 

BEKİR-GÜRE

 


 

Sporium'un ne kadar çok talibi var?

 

Herkesin dilinde...

Varsa, yoksa Sporium!

Kim aldı, kaç liraya aldı, nasıl aldı????

Herkes merak ediyor ve bir şekilde bu mevzuyu konuşuyor.

Dolayısıyla biz de merak ediyoruz, araştırıyoruz, soruşturuyoruz.

Öğrendiklerimi paylaşayım:

Büyükşehir Belediyesi, Sporium'la ilgilenmiyor.

İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü ilgilenmiyor.

Milli Emlak -şu an için- ilgilenmiyor.

Çünkü Sporium'un Milli Emlak'a devri bile yapılmadı henüz.

Önce Milli Emlak'ın tasarrufuna verilecek.

Ondan sonra tasarruf şekli netleştirilecek.

Belki de kamuya tahsis edilir!

Belli mi olur?

İlgisine önemle duyurulur.

 

SPORİUM

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis