23 Temmuz 2017 Pazar
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman@mynet.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

KOÜ okul sekreteri Atatürk’e “put” dedi

Galip Ataman

14 Aralık 2016 tarihli yazısı

FETÖ/PDY Terör Örgütünün demokrasiyi ve TBMM’ni hedef alan 15 Temmuz’da kalkıştığı darbe girişimi “vatansever asker-polis-sivil” dayanışması sonrası püskürtülmüştü.

Yaşlı-genç, kadın-erkek, partili-partisiz 79 milyon meydanlarda toplanarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete sahip çıkmıştı.

7 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Yenikapı’da toplanarak “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti demokrasiye bağlılık yemini etmişti.

Ama Türkiye’nin birlik ve beraberliğinden rahatsız olan kandan beslenen terör örgütleri PKK, PYD, DEAŞ’ın Ankara, İstanbul başta olmak üzere 17 ayrı yerde gerçekleştirdiği canlı bomba eylemlerinde 365 asker, polis ve sivili şehit oldu.

Cumhuriyetin, demokrasinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanan, bazı kamu görevlileri de hadlerini aşarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatmaya başladı.ikinci-yazı---anayasalar-ve-başlanlık-bölümü

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığını ve saygısını, “Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet yaratan, eşsiz bir lider, mümtaz bir devlet adamı, büyük bir komutan ve dahi olan Atatürk hem milli mücadele hem de Cumhuriyeti inşa sürecinde daima ileriye bakmış, ileriye yürümüştür. Büyük Atatürk’ün yolunda giden bizlere düşen görev de yüzümüzü geleceğe dönmek, ufkumuzu geniş, hedeflerimizi büyük tutmaktır” sözlerle anlatan Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün rektörlüğünü yaptığı Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulu sekreteri Nuri Ustacık gibi.

Eğitim-Bir-Sen Kocaeli Şubesi Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreteri olan, bir dönem Kocaeli Üniversitesi temsilciliği de yapan Nuri Ustacık Cumhuriyetimizin kurucusu, varlığımızı ve bugünlere gelmemizi borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsederken “PUT” diyor.

Aynı Nuri Ustacık 7 Aralık’ta sosyal medyada, Ulaştırma Bakanlığı resmi internet sitesinde başlatılan Türkiye’nin mega projelerinden biri olan Asya ve Avrupa yakalarını deniz tabanında birleştirecek Avrasya Tüneline isim anketine katılarak, “20 Aralık’ta açılacak olan Avrasya Tüneline bir PUTUN isminin değil de bu tüneli 120 yıl önce yapmak isteyen, projesini çizdiren Ulu Hakan 2. Abdülhamit Hz’nin adının verilmesini istiyorsanız beğenip paylaşalım, sesimizi duyuralım!” çağrısında bulunuyor.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk adını telaffuz edemeyen birine söyleyecek söz bulamıyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığını her fırsat ve platformda yüksek sesle paylaşan Sadettin hocanın rektörlüğünü yaptığı Kocaeli Üniversitesinde yönetici olarak çalışmasını sürdürüyor olmasını yadırgıyorum.

Rektör hocanın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk adını ağzına alamayan, mecbur kaldığı ortamlarda “PUT” diye bahseden Nuri Ustacık hakkında nasıl bir tavır alacağını da doğrusu merak ediyorum.

 

ÖZÜR DİLEMİŞMİŞ!

Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulu sekreteri Nuri Ustacık, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten “PUT” olarak bahseden sosyal medya mesajının yayınlanmasının ardından aldığı tepkiler sonrası özür dilemiş.

Soranlara, sorgulayanlara özür dilediğini söylüyormuş da ne oluyormuş?

Temeli 26 Şubat 2011’de atılan, açılışı 20 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılacak olan Avrasya Tüneli isim anketi düzenleyen Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan bile, İnsanımızın sağduyusu, ufku, engin görüşü ile bize alternatif çok daha anlamlı bir isim önerisi olabilir mi diye yola çıktık. İnsanımızın kamuoyunun görüşüne başvurmak istedik. Bu gerçekten amacından saptı. Böyle bir çarpıtma, kafa karışıklığı bizi de ziyadesi ile üzmüştür. Değerlerimizin yarıştırılmasını doğru bulmuyoruz. Zenginliklerimizi ve değerlerimizi yarıştırarak bir yere varamayız. Atatürk hepimizin, ülkenin hatta dünyanın değeri. Askeri idari dehası ile Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadele, Cumhuriyet’i kurması ile bir değerimiz. Bizim için bu kadar değerli olan bir liderin, Atatürk’ün ismini alıp yarıştırmaya sokmak, yarıştırıyor olmanın bence anlamı ve amacı bu projeye ve Atatürk’e karşı olan değerimize saygıdan değil tam tersine ülkede ikilik yaratılması üzerine kurulan bir senaryonun parçasıydı” diyerek tünelinin adının “Avrasya” olacağını açıkladı.

Ama 7 Aralık’ta yazdığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten nefretini “PUT” diyerek ifade eden, 2. Abdülhamid Han’dan övgü ile bahseden mesajına gelen tepkiler sonrası özür dilediğini söylese de Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan gibi kamuoyuna, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili sözlerinde haddini aştığını belirten açıklamasına rastlayamadım.

Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten övgü ile bahsederken Kocaeli Üniversitesi Karamürsel Denizcilik Meslek Yüksekokulu sekreteri Nuri Ustacık’ın Atatürk adını ağzına almamasını anlamak mümkün değil.

 

 birinci-yazı

 

2019’DA 3 SEÇİM VAR

 

2013 yılından buyana Türkiye’nin gündeminde olan “başkanlık” sistem tartışmasında sona gelindi, Anayasa’da yapılacak değişiklik konusunda AK Parti-MHP anlaştı.

Yürürlüğe girdiği 1982 yılından buyana geçen 34 yılda 17 defa 112 değişikliğe uğrayan mevcut Anayasa’nın 21 maddesinin değiştirilmesi ile ilgili teklif, AK Parti’nin 316 milletvekilinin imzası ile

317 AK Parti, 133 CHP, 59 HDP, 39 MHP, 2 Bağımsız olmak üzere 550 milletvekili bulunan TBMM’de Anayasa değişikliği yapılabilmesi için

367 milletvekilinin “evet” demesi gerekiyor.

330 milletvekili “evet” derse referanduma gidilecek ve yüzde 50’nin üzerinde “kabul” oyu çıkması beklenecek.

550 milletvekili bulunan TBMM’de 39 milletvekili ile parlamentonun 4. Partisi olan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli, “oyun kurucu” rolü üstlendi.ikinci-yazı-(1)

AK Parti’nin Milletvekili sayısı 2019 sonrası için 600 olacak. Yedek vekillik gelecek. Seçilme yaşı ise 18’e düşecek. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler 2019 yılı Kasım’da, yerel seçimler 2019 yılı Mart’ta yapılacak” teklifine 

Kendisine sadık 20-25 milletvekili ile “evet” diyeceğini kamuoyuna açıkladı.

Anayasa değişikliği teklifi için gerekli 184 milletvekiline sahip olmayan CHP, başkanlık sistemine “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkan değil diktatör olmak istiyor” diyerek karşı çıkıyor.

Askerlerimizi, polislerimizi, sivil halkı şehit eden teröristler ile ilgili “PKK terörünü kınıyoruz. Kahrolsun PKK” diyemeyen HDP Milletvekilleri cezaevindeki ve gidecek milletvekillerini düşünmekten başkanlık sistemi ile ilgili tartışmalara uzak duruyor.

MHP Genel başkan adaylığını açıkladıktan sonra partiden ihraç edilen İzmit-Gündoğdulu Meral Akşener ise Anayasa’da yapılacak değişikliğe “Sonunda ölüm de olsa, hapis de olsa sonuna kadar karşı çıkacağım. TBMM’deki arkadaşları ikna edip 330’un altında evet oyu sağlatamazsam kapı kapı dolaşarak vatandaşların hayır oyu vermeleri için çalışacağım” diyor.

 

BAKAN IŞIK SÖYLEMİŞTİ

Yürütmenin yetkilerini Cumhurbaşkanına devreden rejim değişikliği tartışmalarını beraberinde getiren AK Parti’nin TBMM Başkanlığına verdiği Anayasa değişikliği ile ilgili fikir sahibi olmadan bilgi sahibi olan herkes konuştu.

Ama hiçbirisi Milli Savunma Bakanı Fikri Işık kadar samimi konuşmadı, Anayasa değişikliği ile ilgili düşüncelerini kamuoyu ile net şekilde paylaşmadı.

Sayın Bakan Işık, , İstanbul gazeteleri ve köşe yazarlarının erken seçimi gündeme getirdiği, Anayasa değişikliği çalışmalarının dondurulduğu iddialarının  konuşulduğu Eylül ayında bugün gelinen noktayı Ankara’da bakanlık makamında sohbet ederken anlatmıştı.

Sayın bakan 3 Ekim tarihli “Kocaeli Bizim Yaka Gazetesine” yaptığı açıklamada, “Erken Seçim Yok. 2017’de Referandum Var” demişti.

Bakan Işık’ın yaklaşık 2.5 ay önce yaptığı, “Türkiye 2007 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile fiilen başkanlık sistemine geçti. Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın fiili durumu hukuki duruma getirilemedi. Denge mekanizmaları iyi belirlenmiş BAŞKANLIK sistemi öngören Anayasa Değişikliği 2017 yılında Referanduma götürülebilir” açıklama, gündeminde erken seçim olmayan AK Parti’nin TBMM Başkanlığına verdiği Anayasa değişiklik teklifinin Nisan ayında yapılacak referandum çalışması ile örtüşüyor.

 

ikinci-yazı-(2)

 

ANAYASALAR VE BAŞKANLIK

TBMM gündemine alınan, Anayasa Komisyonuna havale edilen Başkanlık Sistemi tartışmaları sürerken geliniz, önceki Anayasalara ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e önerilen Başkanlık teklifine göz atalım.

İlk Anayasamız Anadolu direnişinin ortaya koyduğu esasları içeren Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adı ile 1921 tarihinde uygulamaya kondu.

İkincisi zamanın anlayış ve şartlarına uygun olarak 1924 tarihinde hazırlanan Anayasa’dan, 1928’de “Devletin dini islamdır” ibaresi çıkarıldı, 1930’da “kadınlara seçme ve seçilme hakkı” tanıyan, 1937’de “laiklik ilkesi” ile ilgili maddeleri eklendi.

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hazırlattırılan 1961Anayasası yüzde 61.5 “evet” oyu ile yürürlüğe girmişti.

12 Eylül 1980 darbesi sonrası askeri yönetim talimatı ile Danışma Meclisince hazırlanan, 18 Ekim 1982 tarihinde yüzde 91.37 halkoyu ile kabul edilmişti.

Öte yandan birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu bugünlerde siyasilerin toplumu ve sosyal barışı bozacak açıklamalardan vazgeçmeleri istenirken başkanlık sisteminin gerilimi arttıracağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Başkanlık konusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk zamanında da gündeme gelmişti.

Atatürk tüm önerileri, “Padişahlıktan yeni kurtulduk. Başınıza yeni padişahlar mı arıyorsunuz?” diyerek reddetmişti.

Kurtuluş savaşı yıllarında ve sonrası hep Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında olan rahmetli Celal Bayar bakın bu konuda neler söylemiş, “Cumhuriyet’in ilan edildiği günlerdi. Beş mebus bana geldi. Siz İttihat ve Terakki günlerinden beri Mustafa Kemal Paşa’yı iyi tanırsınız. Kuvayi Milliye ve sonraki zaman dahil. Gazi Paşa’dan bir talepte bulunacağız ve diyeceğiz ki, Amerika’daki gibi başkanlık olsun, siz de başkan olunuz. Sizin düşüncelerinizi almak isteriz dediler. Kendilerine şu cevabı verdim: Sakin haa, böyle bir teklifte bulunmayınız. Çok sert cevap alırsınız. Çünkü o, meclis ve parlamento sistemini kabul eder.”

 

DAD

Fahrettin Altay Paşa da tanık olduğu konuşmaları anlatırken, “Atatürk ile bazı meseleleri görüşüyorduk. Beş mebusu kabul etmişti. Mebuslar, ‘Paşam Amerika’daki gibi başkanlık olsun, siz de başkan olunuz’ demişlerdi. Bu teklif üzerine kaşlarını çatan Atatürk, onlara şu cevabı verdi: Siz ne diyorsunuz?! Padişahlıktan yeni kurtulduk. Şimdi gelecekte başınıza yeni padişahlar mı arıyorsunuz? Bizim sistemimizde esas meclis olacaktır. Böyle bir teklifi bir daha duymak bile istemiyorum” demişti.

Atatürk’ün başkanlık Sistemi ile ilgili düşüncesi de şöyle idi, “Milletin yegane temsilcisi olan yüce kudreti manevi kişiliğinde toplayan bir meclisin ayrıca vazifelerini tespit ve tayinine ihtiyaç olmadığı fikri hatıra gelir. Oysaki Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin esas görevinden olmak üzere bir takım hususi esaslar ifade edilmiştir. Bunun sebebini izah edeyim: Bilindiği üzere, Osmanlı Devleti’nde padişahın takdirine bırakılan bu gibi hukuki esaslar Padişah ve Halife denilen kişiye verilmişti. Ve bu kişi o hukuku öyle kullanmıştır ki, sonunda millet yoksulluğa mahkum bir duruma ve memleket baştan sona kadar baykuş yuvası haline gelmiştir. Bu esas hukukun artık hiçbir şekil ve surette millet tarafından bu gibi adamlara bırakılmasına imkan olmadığını ve TBMM’nin sorumluluğunda kalacağını ifade için özel bir madde halinde belirtmiştir.”

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
eskar Symbol Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT UstGrup Medicalpark Başiskele Sigorta cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi