21 Ocak 2017 Cumartesi
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

mevlutsoysal@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Terörle mücadeleyi özgürlük için destekliyorum

Mevlüt Soysal

13 Aralık 2016 tarihli yazısı

Evimizden çıkıp işyerimize doğru yürürken ara sıra duraksayıp, “Şu karşıdan gelen terörist olabilir mi?” diyorsak… “Tatilde İstanbul’a gidelim” dedikten sonra içimize bir “acaba” yerleşiyorsa… “Acaba bomba patlar mı?” Bir alışveriş merkezinde kahve içerken “Hadi, bitsin de gidelim” kaygısına düşüyorsak…

Bir Türk vatandaşı öncelikli olan bellidir:

Güvenlik…

 

***

 

İçinde “ama” olmayan bir güvenlik… “Güvenlikçi politikalar demokrasiyi törpülüyor”, “Güvenlikçi politikalar istikrarsız bir ülke yaratıyor”, “Güvenlikçi politikalar halk üzerinde korku yaratıyor.”

Bu cümlelerin hepsini çöp kutusuna atın.

Çünkü güvenlik; hava, su ve yemekten sonra insan için dördüncü ihtiyaçtır. Yaşadığı evrimsel sürecin ardından bedenen güçsüzleşen insan yaşamak için “korunmaya” ihtiyaç duymaktadır. Giydiğimiz palto da bunun içindir; taktığımız güneş gözlüğü de, kullandığımız ilaçlar da…

“Devlet” de tıpkı bunlar gibi “hayatta kalabilmek” için ihtiyacımızdır. Çünkü yeni dünya düzeni insana “yaşam alanı” tanımaz; devletlere tanır. Bu noktada muhatap doğa değil devletlerdir.

***

Sözlükler, “Genellikle siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylem” şeklinde tanımlar terörü…

Geniş tanımların hepsinde de şu ifade vardır:

“Şiddet içeren…”

Yani, birileri “amaçlarına ulaşmak için” sizi öldürüyor.

Dolayısıyla söz konusu “öldürmek” ise öncelikli değerlendirilmesi gereken “siyasi dava” değil, şiddettir, katliamdır, cinayettir… Ve bu saydıklarımın tamamı “suç”tur.

Ortada “yaşam hakkı”nı engelleyen bir “suç” varken; devletim mücadelesine “ama’lı” yaklaşmak; bir çocuk istismarı vakasına “ama’lı” yaklaşmaktan, adi bir suça “ama’lı” yaklaşmaktan, hırsızlığa “ama’lı” yaklaşmaktan, bir tecavüz vakasına “ama’lı” yaklaşmaktan farksızdır.

“Efendim, terörle mücadelemizi demokrasi sınırları içerisinde yapalım.”

Bomboş bir laf…

Flu, ucu açık, sınırları keskin olmayan bir ifadedir “demokrasi”…

Denilmesi gereken bellidir:

“Mücadelemizi hukuk sınırları içerisinde yapalım.”

Sonuna kadar katılıyorum. Terör Örgütü PKK ile organik ya da dolaylı bağı olan herkes yargılanmalıdır.

Ne için?

Özgürlük için…

Çünkü güvende olmadığımız bir ülkede özgür olamayız.

 

***

 

Sonuç mu?

Terör örgütü ile mücadeleye “ama’lı” yaklaşmak teröre katkı sağlar.

Terör Örgütü PKK ile organik ya da dolaylı bağlı olanları yargılamamak da öncelikle özgürlüğü elimizden alır.

Hükümetin terör örgütleri ile mücadelesini destekliyorum.

Özgürlük için…

Demokratik bir ülke için…

Yaşam için…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
AMERİKAN KÜLTÜR OKULLARI ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Sanberk İnşaat artıotomat Hazal parke İbrahimoğlu İnşaat 2016
cemtur son reklam MOBESKO Aytaş Şömine Akmis Eleman ilanı