18 Aralık 2017 Pazartesi
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ömür buzlarımız eriyor…

Mustafa Kalabalık

11 Aralık 2016 tarihli yazısı

Hayatın içinde başarı da vardır, başarısızlık da. Sevinç de vardır, hüzün de. Gülmek de vardır, ağlamak da. Sevmek de vardır, sevilmek de. İstenmek de vardır, istenmemek de.

 

Bunların hepsi insani tavırlar, duygulardır elbette…

 

Ancak insan, birey olduğunu, can taşıdığını, hayalleri, istekleri, çabaları olacağını da, sınırlı bir ömrü olduğunu da unutmamalı..!  

 

Bunu akıl alan, akıl veren herkes için söylemek mümkün…  

 

İstişare

 

Toplumda, toplum adına karar verenlerin sıkça kullandığı “istişare”, “danışma”, “tavsiye” vs. isimlerle de olsa, düşünce ve fikir alışverişi olarak özetlemek yetmez! Örneklerinden görüyoruz ki, genellikle istişare çok az sayıdaki bilgisine danışılan insanlardan oluşuyor.

 

Danışılanların bilgisinin, hayallerinin ne olduğu sorgulanmadan hemde..!

 

İstişare, doğru ya da yanlış, aslında “eleme” sürecinin bir parçası olarak kullanılıyor…

 

İki ayrı hikaye ile kıssadan hisse demek istiyorum izninizle.    

 

Tavsiye

 

Mozart’ın yaşadığı günlerde, besteci olma hayaliyle yaşayan bir genç varmış.

 

Arkadaşları gence; - Git, Mozart’la konuş. O sana tavsiyede bulunur, demişler.

 

Genç, bir yolunu bulmuş ve Mozart’la tanışmayı başarmış. Konuşmaya başlamışlar;

 

-Ben senfoni bestelemek üzere büyük bir hayale sahibim. Nereden başlamamı önerirsiniz?

 

Mozart: - Sana biraz daha yaşlanana kadar beklemeni tavsiye ederim. Bu arada da hayallerini daha kolay başlanabilecek konulara yöneltmeni öneririm.

 

Genç: - Ancak Sayın Mozart, siz ilk senfoninizi bestelediğinizde benden bile daha gençtiniz.

 

Mozart: - Ben kimseden tavsiye istemeden başladım!

 

Tükenen Sermaye

 

Bağdat’ta ağustos sıcağı ortalığı yakıp kavuruyordu. Herkes serinleyeceği gölge bir yer, ferahlayacak bir rüzgar arıyordu. Çarşı Pazar kurulmuş, alış veriş başlamıştı.

 

Bu arada bir adam, yüksek dağların mağaralarından getirdiği buzları satıyordu. Buz kalıpları eriyip ziyan olmadan bir an once onları satmalıydı. Ama fazla buz satamıyordu.

 

Öğle sıcağı bastırınca buzlar yavaş yavaş erimeye başladı. Tek sermayesi olan buzların gözü önünde eridiğini görmek, adamın içini de eritiyordu.

 

Erimenin hızlanmasıyla içi yanan adam şöyle bağırmaya başladı:

 

Sermayesi sürekli tükenen bu fakirden buz alan yok mu?

 

O sırada talebeleriyle oradan geçmekte olan büyük Veli Cüneyd-i Bağdadi:

 

- Şu adamın söylediklerine dikkat edin! diyerek buz satıcısının tarafına işaret etti.

 

Adam, içinin yandığını sesinden belli olacak şekilde sürekli bağırıyordu:

 

- Sermayesi tükenen buzcudan alış veriş yapan yok mu?

 

Büyük veli talebelerine döndü:

 

- Bu sözler beni sarstı. Eriyen sadece buzlar değil, aynı zamanda ömrüm olduğunu fark ettim.

Sıcak, adamın maddi sermayesi olan buzları eritip tükettiği gibi, zaman da asıl sermayemiz olan ömrümüzü tüketiyor.

 

Saniye saniye, dakika dakika ömür buzumuz eriyor, hissedebiliyor musunuz?

 

Sahip olduğunuz en değerli sermaye ömürdür. Adamın buzlarının erimesine olduğu kadar, ömürlerinin boşa tükenmesine karşı içi sızlamayanlara yazıklar olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr