25 Mart 2017 Cumartesi
YuvacıkSu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Eski başkanların izleri siliniyor

10 Aralık 2016 tarihli yazısı

Türkiye'nin kanayan yaralarından biri de bu bence.

Bir çeşit yönetimsel hastalığımız.

Yeni yönetici, eski yöneticinin kadroları ile çalışmak istemeyebilir.

Bu durum gayet de doğaldır.

Ancak bizim ülkemizde yeniler, sadece eskinin kadrolarını değiştirmeye değil izlerini de silmeye çalışıyor.

Siyaseten, farklı bir partinin icraatlarını unutturma çabasını bir yere kadar (tekrar ediyorum, bir yere kadar) anlarım.

Ancak bu iş rakip partileri çoktan aştı, parti içine döndü.

Hem de uzun bir süredir.

Yeni belediye başkanı, eski belediye başkanının bütün izlerini silmeye, bütün yaptıklarını unutturmaya, icraatlarını ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Yalan mı?

Böyle olmayan bir tane belediye başkanı var mı?

Kişisel olarak kimseyi suçlamıyorum.

Zira bu bir iki kişiye ait bir tavır ya da bir yanlışlık değil.

Genel bir sorun.

Mesela;

  • Dilovası'nda daha düne kadar Cemil Yaman'ın izlerini silmek için, yeni başkan Ali Toltar'ın neler yaptığını bilmiyor muyuz? Yaman milletvekili olduktan sonra durum nedir, ne haldedir? Bilmem. Ama daha öncesine herkes vakıf.

Mesela;

  • Derince'de Aziz Alemdar'a ait, onu hatırlatan bir şey kaldı mı? Derince meydanındaki saat kulesi gitti, kent meydanı projesi değişti, genç bayan futbol takımı dağıtıldı.

Mesela;

  • İzmit'te Halil Vehbi Yenice'nin bin bir emekle yaptığı Elektronik Kent Müzesi, ama küçüktü, ama yeterli değildi, ama şöyleydi, böyleydi, başka konu. Ama gitti, bitti.

Mesela;

  • Kartepe'de açın belediyenin internet sitesini. Şükrü Karabalık ismini yazın. Karşınıza 5-6 tane doküman çıkacak. Onlar da devir teslim töreni, aday tanıtım töreni ve bir iki cemiyetten ibaret. Karabalık'ın icraatlarından bir tanesinin haberini bile bulamazsınız belediyenin sitesinde.

Biraz daha düşünsem, kim bilir diğerleri hakkında da neler bulurum.

Dediğim gibi, bir kişiye ya da bir başkana has bir durum değil.

Hepsinin ve herkesin hatası.

Ama yanlış.

 

ESKİ-BELEDİYE-BAŞKANLARI

 


 

Düzeltme

 

"Çorba Çeşmesi Tartışması" başlıklı dünkü yazıda...

AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'ın...

Geçen ay yapılan AK Parti grup toplantısında...

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan'la tartıştıktan sonra...

Toplantıyı terk ettiğini yazmıştım.

Yanlış yazmışım.

Düzeltiyorum.

Sayın Ceyhan toplantının sonuna kadar kalmış.

Oradaymış, hiçbir yere gitmemiş, baştan sona toplantıyı yönetmiş.

Sadece grup toplantısından sonraki yemeğe kalmamış.

Kusuruma bakmayın.

***

Bu arada;

Hiç kimseyle derdim yok.

Ama bundan böyle daha fazla gazetecilik yapacağım.

Daha çok soru soracak, daha çok öğrenmeye çalışacak ve daha çok yazacağım.

Şöhret olmayı da arzu etmiyorum.

Ama bu kentin ve ülkenin geleceğine daha çok katkı sağlamak isterim.

İnsanları doğruya, güzele ve iyiye daha çok davet etmek istiyorum.

Allaha şükür...

Korkumuz da yok, herhangi bir hesabımız ve kitabımız da.

Merak edenler, bilsin istedim!

 


 

Levent Yarımel neden görevden alındı?

 

Belki gerilerde kalmış bir soru.

Ama bugün bile konuşmuyor muyuz?

Bu sorunun yanıtını aramaya, bu atamanın gerekçesini anlamaya çalışmıyor muyuz?

Son dönemde en sık duyduğum gerekçelerden biri şu:

"Eski il emniyet müdürü Levent Yarımel'in darbe sürecinin öncesi ve sonrasındaki performansı ortada.

Dolayısıyla görevden alınmasının performansı ile alakası yok.

Kocaeli'nin yerel dengeleri ya da Bakan Işık ve Vali Güzeloğlu ile de alakası yok.

Mevzu, Binali Yıldırım ile Efkan Ala arasındaydı.

Efkan Ala kendini Başbakanın bile üzerinde görüyordu.

Bu nedenle Yıldırım, değiştirilmesini istedi.

Efkan Ala gidince, onun ekibi ve onun döneminde üst düzey görev alan herkes pasif göreve alındı.

Levent Yarımel gibi 7-8 başarılı il müdürü daha merkeze çekildi..."

Yaygın kanaate göre...

Yarımel bir süre sonra yine önemli bir göreve atanabilir!

Bakalım...

Yaygın kanaat, gerçekten de doğru bir kanaatmiymiş?

 

LEVENT-YARIMEL

 


 

Conkbayırı öğretmenlerinin ne suçu var?

 

Bir hemşehrim var.

Daha da öte köylüm, kardeşim.

Ailece görüşürüz, birbirimizi tanırız.

Bu delikanlı, duruş, düşünce olarak da CHP'lidir.

Bir şekilde Conkbayırı Kolejinde öğretmen olarak çalışmaya başlıyor.

Bir süre sonra kolej, FETÖ yapılanması kapsamında KHK ile "pat" diye kapatılıyor.

Giden İl Emniyet Müdürü Levent Yarımel'den bizzat duymuştum:

"Conkbayırı'nda kurucunun telefonundan By Lock çıktı. 5 yönetim kurulu üyesinden 4'ünde By Lock çıktı."

Eyvallah.

Devlettir, gereğini yapar.

Okula kayyum atayıp çalıştırmak, bütün öğretmen ve idarecileri GBT ile inceleyip düzgünlerle yola devam etmek yerine okul kapatıldı.

Ona da amenna!

Ancak orada çalışan düzgün, temiz ama solcu ama sağcı öğretmenler var.

Ve onların eğitim lisansları, okulları FETÖ'den kapatıldığı için askıya alınıyor.

"Hızlıca kontrol edilir, lisanslar serbest bırakılır" diye aylardır bekliyorlar.

Ama o da olmuyor ve doğru dürüst bir kuruma dahi giremiyor, para kazanamıyorlar.

Burasını da geçtim.

Bizim delikanlıya öğretmenlik yapma hakkı vermiyorsunuz ama...

My Kolej'de Emniyet tarafından gözaltına alınıp bir hafta sonra serbest bırakılan bir kişiye karışmıyorsunuz!

Ben hakim değilim.

Emniyet'in gözaltına aldığı herkes de suçlu değildir.

Ancak bu kişi, bu idareci, yıllarca FEM dershanelerinde öğretmenlik yapan, İstanbul, Sakarya ve Kocaeli'de çalıştığı bilinen biri.

Yani bu yolun yolcusu.

Murat Yıldırım'ın bu konudaki genişliğini (!) hala anlayamamakla birlikte...

Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemil Akkaya'nın, My Kolej öğrencilerini bu idareci ile birlikte kabul etmesini de makul bulmuyorum.

Bizim delikanlının bu taraklarda hiç ama hiç bezi olmamasına rağmen yasaklı!

Ömrünü bu yollarda çürütmüş olan biri de elini kolunu sallaya sallaya çalışmaya, resmi kurumları ziyaret etmeye devam ediyor!

Ortada bir yanlış var arkadaşlar.

Ve benim aklıma çok farklı şeyler geliyor:

  • Ya bu adam iyi bir itirafçı oldu, devletin işlerine yaradı.
  • Ya arkası çok sağlam.
  • Ya da devletimiz gerçekten ne yaptığını bilmiyor.

Umarım üçüncü şık değildir.

Ya da bu durum son derece normaldir de...

Conkbayırı'nda yaşanan mağduriyetle alakası yoktur ve öyle bir karşılaştırma yapılamaz.

Sorunun bir an önce çözülmesini diliyorum.

 

BAŞİSKELE

 


 

KOTO Teknik Lisesi,

MEB'e devredilmeliydi

 

Hem eski KOTO yönetimine karşı bir güven bunalımı var.

Hem de okulun idareci ve öğretmenlerine karşı.

Ayrıca odaya ilave yük getiriyor.

Hem de öyle böyle değil.

Yıllık 1.5-2 milyon civarında bir rakamdan bahsediliyor.

Madem öyle.

Madem okul işletmek maliyetli bir iş.

Madem yönetim ve hocalar nezdinde sıkıntılar, şüpheler, sorunlar var.

O halde...

KOTO isminin silinmemesi şartıyla...

Milli Eğitim Bakanlığına verin, gitsin.

Öğretmenlerin maaşını devlet versin.

Okulun ihtiyaçlarını devlet karşılasın.

Siz gerekirse eskiden olduğu gibi ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verirsiniz.

Hem başınız ağrımamış...

Hem de paranız, daha doğrusu KOTO'nun parası gitmemiş olur.

Fena mı olur?

Keşke bu yıl başında devredilseydi.

Keşke KOTO gereksiz yere bir yıl daha bu işle uğraşmasaydı...

 

KOTO-TEKNİK-LİSESİ

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis