26 Mayıs 2017 Cuma

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

"Çorba Çeşmesi" tartışması

09 Aralık 2016 tarihli yazısı

Geçen ay...

Büyükşehir Belediye Meclisinden önce...

AK Parti'nin grup toplantısı yapılıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu nedendir bilinmez...

Duygusal bir giriş yapıyor.

"Önümüzde referandum var. Hiçbir arkadaşımızı dışlamayalım. Birbirimizi kırmayalım" tarzında konuşunca...

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da söz istiyor, bir sıkıntısını dile getiriyor.

Eski il gençlik kolları yöneticilerinden İrfan Demir ile ilgili şikayetini gündeme getiriyor.

 

OLAYIN ÇIKIŞ NOKTASI

Şikayete geçmeden önce mevzuyu bildiğimiz ve duyduğumuz kadarıyla özetlemeye çalışayım:

İrfan Demir, AK Partili.

Eski Merkez İlçe Başkanı ve milletvekili aday adayı Hüseyin Yusuf'un yakın arkadaşlarından.

Bir süre Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak çalışan Demir, Büyükşehir'den ayrıldıktan sonra gıda-yemek işine giriyor.

Türkiye'nin pek çok yerinde iş almaya başladığı gibi, ilimizden de alıyor.

Mesela İzmit Belediyesinin ilk çorba çeşmesi ihalesini kazanıyor.

Ancak (yanılmıyorsam) ikinci ihaleyi alamıyor.

İhale, KİK tarafından iptal ediliyor.

Belediye de birkaç ay doğrudan teminle tedarik yöntemine gidiyor.

Bilgilerimin bu kısmında eksiklik olabilir.

Zaten asıl olan konu, burası değil.

İrfan Demir, (yine yanılmıyorsam) hem alım ihalesinin doğrudan teminle parça parça, hem de pahalıya yapıldığı iddiasıyla Nevzat Doğan'ın görevini kötüye kullandığını öne sürüyor ve konuyu mahkemeye taşıyor.

Demir davayı kaybedince, bu kez temyize gidiyor.

Ancak temyizde de kaybediyor.

Tabi bu olay, bir partili ile mahkemelik olmak Nevzat Doğan'ın canını çok sıkıyor.

Dava süreci tamamlandıktan sonra, Doğan da Demir'i AK Parti'ye şikayet ediyor.

Yukarıdaki olayı anlatmaya, kaldığımız yerden devam edelim...

 

İL İLE İLÇE ARASINDA BİR KAT VAR!

Nevzat Doğan grup toplantısında bu olayı hatırlatarak İl Başkanı Şemsettin Ceyhan'a yükleniyor:

  • Bana hırsız diyen, belediyeyi zarara uğrattığımı iddia eden, bu yüzden belediyeye dava açan, ancak davayı da temyizi de kaybeden bir partilimizin disiplin kuruluna sevk edilmesi için il yönetimimize dilekçe verdim. Ama o dilekçe 4 aydır işleme konulmuyor, sümen altı ediliyor.
  • İlçeden gelmesi lazımmış! İlçe teşkilatına yolladık. Bir aydan fazla bir süre geçti. Hala bekliyor. İlçe ile il arasında sadece bir kat var. Bir evrak bir kat yukarıya bir ayda mı gidiyor? Böyle bir zaruret varsa, ayrıca bana bilgi verilebilirdi.
  • Ben bu belediyenin bir kuruşunu dahi har vurup harman savurmadım. Bugüne kadar yaptıklarım ortada. Siz beni korumazsanız kim koruyacak? Biz birlik olmazsak nasıl olacak? Ben bu partinin bir belediye başkanıyım...
  • Siz bu ismi disiplin kuruluna havale etmeye bile gerek duymadınız. Bari disiplin kuruluna gönderseydiniz de orada affedilseydi arkadaş!

Şemsettin Ceyhan'ın cevapları da özetle şöyle:

  • Bu dilekçeyi Genel Merkez Onur Kuruluna da göndermişsiniz. Ama göndermeden önce İl Teşkilatımıza gelebilir, konuyu gündeme getirebilirdiniz.
  • İl yönetimi olarak bizim bir partili arkadaşımızı ihraç etme ya da kınama yetkimiz yok. Bunu disiplin kurulu halleder. Peki disiplin kuruluna neden göndermedik? Onun cevabı da şu: Burası bir tüzel kişilik. Dolayısıyla yönetimde oylama yaptık. Ve o dilekçe oy birliğiyle reddedildi, il disiplin kuruluna sevk edilmesine gerek görülmedi.

 

"ŞOV" POLEMİĞİ

Tartışmanın final kısmı ise şu şekilde cereyan ediyor:

DOĞAN: Sayın il başkanım bu dilekçeyi neden sümen altı ettin? İrfan ile ne tarz bir bağın var?

CEYHAN: Tamam, senin şovunu izledik! Amerikan filmlerindeki avukatlar gibi ayakta sunum yaptın. Ama bunlara gerek yok!

DOĞAN: Şov mu? Ne şovu? Ben şov yapmıyorum, gereğini yapıyorum.

(Bu arada Başkan Karaosmanoğlu devreye giriyor ve Nevzat Doğan'a destek veriyor.)

KARAOSMANOĞLU: Şov olmadı, o kelime yakışmadı...

CEYHAN: Ben bu meseleyi yönetim kurulunda görüştüm. Arkadaşlarımızla birlikte son kararımızı verdik....

Tartışma bu şekilde karşılıklı hale dönüşüyor.Ancak bir süre sonra gündeme devam ediliyor.

 

BİRİ ÖFKELİ, DİĞERİ ŞAŞKIN

Gruptaki genel tablo da şöyle;

  • Nevzat Doğan kızgın ve öfkeliymiş. Şemsettin Ceyhan ise böyle bir tepki beklemediği için şaşkın ve bozulmuş.
  • Nevzat Doğan yüklendikçe yüklenmiş. Şemsettin Ceyhan genellikle savunmada kalmış.
  • Nevzat Doğan, "İl başkanlığını doğru kullanmıyor" mesajını yaymaya çalışmış. Şemsettin Ceyhan ise, "İl başkanına saygı duymuyor. Ortamı gereksiz yere gerginleştiriyor" mesajını ön plana çıkarmış.
  • Diğer belediye başkanları ve meclis üyeleri ise doğal olarak soğuk bir duş yaşamış. Önlerinde cereyan eden diyaloglar nedeniyle hayli şaşkınlık içindeymiş.

 

BAŞKA BİR SEBEBİ VAR MI?

Şimdi gelelim değerlendirme kısmına.

  • Aslında olay, neredeyse bir ay önceki grup toplantısında cereyan ediyor. Yani ortam kalabalık. Konu da genel. Hatta mahkemeye bile intikal etmiş. Dolayısıyla saklanacak, gizlenebilecek bir tarafı da kalmamış. Bugün olmasa yarın mutlaka duyardık.
  • Yazı içinde ciddi bir eksik ya da yanlış varsa, elbette düzeltirim. Zaten bu konuyu çok kişiyle konuşma imkanım olmadığı için tartışmanın "haklı-haksız" kısmına özellikle girmedim.
  • Aslında bu tartışma, Nevzat Doğan'ın sadece "bir belediye başkanı" olmadığı, siyaseten güçlü ve zor bir figür olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kendisini beğenin ya da beğenmeyin. Ama durum böyle!
  • İyi de Nevzat Doğan neden bu kadar sert konuştu? İl başkanını neden açıkça hedef aldı? Ve bunu insanların, meclis üyelerinin önünde neden yaptı? Ayrıca bir sebebi var mı? Yoksa canı mı istedi? Yoksa farklı mesajlar mı vermek istedi? Bu soruların yanıtını bilmiyorum. En azından şimdilik.
  • İkili arasındaki tartışma daha da öteye gider mi? Hiç sanmıyorum. Zaten gitseydi, bir ay içinde bizlere de bir şekilde yansırdı. Olay anlık olarak yaşandı, bitti, gitti. Şayet önümüzdeki dönemde taraflardan biri bir yere aday olur ve diğerine görüşleri sorulursa, eski tartışmalar ancak o zaman hatırlanır. Geçmişi geçmişte bırakan, kararlarını geleceği düşünerek alan siyasetçiler ise her zaman kazanan tarafta yer alır. Tıpkı Ali Korkmaz-Nevzat Doğan örneğinde olduğu gibi.

İRFAN-DEMİR-TARTIŞMASI

 


 

Karaosmanoğlu'nun "veda" konuşması

 

Yukarıdaki mevzunun devamı.

Ancak ayrıca ve genişleterek ifade etmekte fayda gördüm.

Geçen ay yapılan büyükşehir grup toplantısında...

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu'nun ruh hali herkesi şaşırtmış.

Toplantı öncesinde söz alan Başkan Karaosmanoğlu, belediye başkanlarından ve meclis üyelerinden helallik istemiş.

"Ben sizlerden çok memnunum.

Bugüne kadar bana hiç yanlış taleplerle gelmediniz.

Allah hepinizden razı olsun.

Siz de bana hakkınızı helal edin" demiş.

"Birbirimizi kırmayalım. Birlik olmamız önemli" vurgusunu yapmış.

Başkanın bu "veda" gibi konuşması herkesi haliyle şaşırtmış.

Daha önceki grup toplantılarında, şakayla karışık;

"2023'e kadar buradayım" mesajları veren İbrahim Başkanın, son toplantıda "Hakkınızı helal edin" demesini nasıl yorumlamak lazım?

Valla, birkaç kişi "Diyarbakır'a gitmeden önceydi" diyor.

Geri kalanların ise aklına herhangi bir seçenek dahi gelmiyor.

 

 İBRAHİM-BAŞKAN-VEDA

 


 

Çintimar da her an gidebilir

 

Eski İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, dün sabah itibariyle Ankara İl Müftülüğüne atandı.

Hayırlı, uğurlu olsun.

Allah mahcup etmesin.

Kendisinin Diyanet İşleri Başkanlığındaki icracı bir makama atanmasını...

Ve bir ara benimle de paylaştığı projelerini hayata geçirmeye çalışmasını daha çok arzu ederdim ama...

İnşallah bir sonraki sefere.

Bu arada...

Malum, bürokraside müthiş bir değişim var.

İl Emniyet Müdürü değişti.

Vergi Dairesi Başkanı değişti.

Vali yardımcıları, kaymakamlar değişti.

Bunlara ilaveten...

İl Gençlik ve Spor Müdürü Muzaffer Çintimar'ın da her an tayin olabileceği konuşuluyor.

Gerekçe, bakanlığın birkaç ay önce çıkardığı rotasyon yönetmeliği.

Aynı yerde 5 yıldan fazla görev yapan herkesin farklı bir yere atanabileceği ifade ediliyor.

Muzaffer Çintimar da 5 yılını dolduran bürokratlar arasında.

"Bugün yarın gidiyor" demiyorum.

Ama bakanlığın hazırlıkları tamamlamak üzere olduğu da bilinen bir gerçek.

Ne diyelim, kendisi ve kentimiz için en hayırlısı neyse o olsun!

 

MUZAFFER-ÇİNTİMAR

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ramada romatem Sanberk_yan Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ
Ekcan Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam kesmar Beykar Hazal parke