28 Nisan 2017 Cuma
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

mevlutsoysal@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Erol Olçok’un hikâyesi ve o anıt

Mevlüt Soysal

06 Aralık 2016 tarihli yazısı

Bazı romanlar, kimi hayat hikâyelerinin yanında fazlasıyla sığ, kısır, albenisiz kalır.

“Yaşadıklarım roman olsa…” diye söze başlayanlar vardır. Çeneniz elinizin üzerinde dinlersiniz.

Öyle ki, romanlar hiçtir, basittir, durağandır bazı yaşamların yanında…

Bir de dramatik ve görkemli ölümler vardır.

Onları kim anlatabilir?

Ölenler mi?

Olmayacağına göre yaşayanlar… Yaşayanlar bilmelidir bu yüzden bu görkemli ve dramatik sonları…

“Kariyerinin zirvesinde bir adam on altı yaşındaki oğluyla birlikte darbeye direnir ve ikisi de şehit olurlar.”

Nasıl ama…

Nasıl bir öykü, nasıl cezp edici bir hikâye? 

Ve de… nasıl bir dram?

 

***

 

İşte böyle, yaşanan kimi durumların gelecek kuşaklara anlatılabilmesi için hikâyelerin içerisinde “tılsım” olması gerekir.

Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok…

Darbe gecesi askerlerin konuşlandığı köprüye gidiyorlar ve ellerini kaldırıp “Türk askeri ile vatandaşların karşı karşıya gelmesi yanlış” diyorlar.

Kurşunlar sonra…

İkisi de ölüyor.

Baba hastanede, oğlu oracıkta…

15 Temmuz denilinde akla gelecek en önemli hikâyelerden birisi bu…

“Akla gelecek!”

Evet, akla gelmesi için bellekten çıkmaması gerek.

Nasıl olacak bu pekiyi?

Anlatarak, yazarak, çizerek, sahneleyerek…

Ve de, İzmit Belediyesi gibi görkemli bir anıt yaparak… İzmit Belediyesi gibi kültür merkezlerine adını vererek…

Çocuklar soracak yıllar sonra çünkü babalarına:

“Erol Olçok kim?”

Baba anlatacak ve bellekler ancak ve ancak bu şekilde taze kalacak.

Erol Olçok ve oğlu bu şekilde yaşayacak işte…

15 Temmuz bu şekilde unutulmayacak.

“İnsan kendini yalnızca insanda tanır” demişti Goethe…

Kuşkusuz ki öyle… Ve fakat şunu da ifade etmek gerek:

“İnsan dünü de insanda tanır.”

İnsandan yola çıkarak yüzleşiriz dünle…

 

Untitled-1

 

Darbe girişiminden birkaç gün sonra özel bir sohbetimizde Erol Olçok’u anlatmıştı İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan…

Onu tanıdığı günleri, reklam kampanyalarına yaptığı katkıyı, Olçok’un zekâsını… Ve o sohbetimizde “Bu kente onu iyi tanıtmalıyız” demişti.

Kültür merkezine verilen isim ve onun adına bir anıt yapılması benim için hiç sürpriz olmadı. Doğan, anıtın açılışında da şu ifadeleri kullandı:

“Erol Olçok abimizin kendisini ve evladını tanıyan bir kişi olarak,  ayrı bir burukluk ve hüzün yaşıyorum.  Ama biz biliyoruz ki onlar en büyük mertebeye ulaştı. Onların gösterdiği fedakârlığın karşılığını biz böyle hizmetlerle ödeyemeyiz. Ülkemize daha çok hizmet ederek, daha fedakârca güzel işler yaparak, ülkemizi biraz daha biraz daha ileriye götürerek, var gücümüzle üreterek karşılayabiliriz.”

 

 

***

 

Doğan bu noktada doğru yolda…

15 Temmuz’u bu yaşanmış gerçek hikâyelerle anlatabiliriz yarına…

Politik duruşlar, “O haklı, diğeri haksız” kavgaları, toplumu ayrıştırmaya yönelik söylemler, 15 Temmuz’da hayatını kaybedenlere yapılan en büyük saygısızlık…

Önemli olan bu görkemli hikâyeleri unutturmamak…

Bu anıt, belleklerimizi hep canlı tutacaktır.

Bazı romanlar, kimi hayat hikâyelerinin yanında fazlasıyla sığ, kısır, albenisiz kalır.

Olçokların hikâyesi de öyle…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup ulusoy_yufka cemtur son reklam kesmar