25 Mart 2017 Cumartesi
YuvacıkSu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Diyanet, Cengiz Topel'i neden kullanmıyor?

02 Aralık 2016 tarihli yazısı

Bir süredir bu sorunun yanıtını arıyorum.

Kartepe sınırları içindeki Cengiz Topel Havaalanını sivil ulaşıma açmak için gerekli iyileştirmeler yapıldı mı?

Yapıldı.

Şu an için 200-220 kişilik uçaklar, buraya inebiliyor mu?

İnebiliyor.

Cengiz Topel'den hac ve umreye daha önce uçak kalktı mı?

Kalktı.

Herhangi bir sıkıntı yaşandı mı?

Hayır.

Yasal ya da teknik herhangi bir sorun var mıymış?

Yokmuş.

Kent yönetimi, siyaset, hükümet bu işe karşı mı?

Bilakis değil.

Olmasını, yapılmasını, kullanılmasını istiyor.

Peki bu kentten hac ve umreye giden insan var mı?

Olmaz mı?

Binlerce, on binlerce kişi gidiyor.

Peki o zaman sorun nerede?

Hiç yoktan hac ve umre için Cengiz Topel neden kullanılmıyor?

Neden insanımız İstanbul'a gitmek zorunda kalıyor?

Ve neden elimizdeki bir havaalanı çürümeye terk ediliyor?

Neden?

 

ÖZEL ŞİRKETLERİ GEÇELİM

Cengiz Topel Havaalanının yurt içi ve (Suudi Arabistan hariç) yurt dışı seyahatlere de açılması...

Bu uçuşlarda da aktif olarak kullanılması konusunu şimdilik açmayın.

Onu başka bir zaman geniş geniş konuşuruz.

Cengiz Topel'den...

Hac ve umre konusunda daha fazla istifade edilmesi noktasında özel şirketleri suçlamak da doğru değil.

Neticede müstakil çalışanı var, şube olarak hizmet vereni var, yolcu sayısı yeterli olmayanı var...

 

BELKİ DE 100 BİN İNSAN!

Ama Diyanet öyle mi?

Kocaeli, Sakarya, Düzce ve hatta Bolu'dan on binlerce kişi götürüyor Kutsal Topraklara.

Belki de 100 bine yakın insan!

Peki nereden?

Bolu'yu Ankara, diğerlerini İstanbul'dan.

Peki neden?

Neden Cengiz Topel kullanılmıyor?

Ekstra bir masraf mı çıkacak?

Hayır.

Sabiha Gökçen nedeniyle devlet izin mi vermiyor?

Ne alakası var?(dır)

Sabiha Gökçen zaten çok kalabalık.

Uçaklar iniş yapabilmek için bazen havada birkaç tur atmak zorunda kalıyor.

O halde?

 

HAYDİ, SAYIN DOĞAN!

Ben söyleyeyim.

Diyanet de bu işin ucundan tutmuyor.

İl Müftülüğü de tutmuyor.

Kimse vatandaşa kolay gelecek olan bir iş için, adım atmak, zahmet etmek, kendisini yormak, mevcut sistemi değiştirmek istemiyor.

Belki de...

Kimse Diyanet'e yoğun bir baskı yapmadı.

Kimse Diyanet İşleri Başkanına bu konuyu aktarmadı.

İl Müftümüz Sayın Yusuf Doğan'ın da aklına gelmedi!

Ya da sıra bu işe gelmedi!

Ya da kimse bu yönde kendisinden bir talepte bulunmadı!

Sebepleri, iyi niyetleri, bugüne kadar yaşananları geçiyorum.

Gelin, bari bundan sonrası için...

İnsanımız ve şehrimiz için son derece isabetli bir kararı hayata geçirmeye çalışalım.

Haydi, Sayın Doğan!

Bu konuda inisiyatif alma zamanı gelmedi mi?

Hiçbir şey yapamaz mısınız?

Allah aşkına, özel tur şirketleri Cengiz Topel'den uçak kaldırdığı zaman bu kentin bir idarecisi olarak mahcup olmuyor musunuz?

 

SAYIN VEKİLLER, SAYIN BAKANIM

Ya da Kocaeli'nin milletvekillerine sesleneyim.

Haydi, sayın vekiller!

Sayın bakanım!

Bu işler yapılabilir işlerse... (Ki bu kentin bir firması olan Fuad Tur, daha iki gün önce bir uçak daha kaldırdı)

Bir iki telefonla halledilebilecek işlerse... (Ki olmaması için geçerli bir neden yok)

Kaldırın şu telefonu!

Ya da bizzat Sayın Görmez'in ayağına gidin, çayını kahvesini için ve uygun olan (ya da olmayan) bir lisanla talebinizi iletin!

Bu kent adına...

Yollarda gereksiz yere zahmet çeken yaşlılar, teyzeler, amcalar adına...

Sizden rica ediyorum.

Yapabilirsiniz.

Yapabiliriz.

 

IMG-20161202-WA0000

 


 

"Yaş 35 yolun yarısı" dedi.

46'da öldü

 

"Memleket İsterim", "Haydi Abbas" ve "Yaş 35 Yolun Yarısı" şiirleriyle tanıdığımız Cahit Sıtkı Tarancı, 1910'da Diyarbakır'da doğuyor.

İstanbul Galatasaray Lisesinde eğitim alıyor, Paris'te üniversite okuyor.

İkinci Dünya Savaşı zamanlarında, Türkiye'ye geri dönüyor.

Fakat (Wikipedia'nın ifadesiyle) içki sorunları yüzünden ailesinden uzaklaşıyor, Ankara'ya yerleşiyor.

1953'te kriz geçirip felç oluyor.

Devlet tedavi için Avusturya'ya gönderiyor.

1956'da Viyana'da hayatını kaybediyor.

Bilmiyordum, öğrendim.

Sizlere de anlattım.

"Yaş 35 yolun yarısı" diyen adam, meğer o tarihte yarıyı epey geçmiş!

46 yaşında hayata gözlerini yummuş.

Bu arada soy adı olan Tarancı, çiftçi demekmiş.

 


 

Körfez Ticaret Odası komisyon gibi

 

Hayatımda ilk defa Körfez Ticaret Odasına gittim.

Ve yine ilk defa oda meclisini takip ettim.

Açıkçası hafif bir tablo ile karşılaştım.

Kendimi, bir ticaret odasından çok, bir komisyon toplantısına katılmış gibi hissettim.

Meclis üyelerinin bir kente yön vermek yerine, yasal bir zorunluluğu yerine getiriyormuş gibi hareket ettiğini düşündüm.

  • Meclis başkanının zor duyulan ve "Hızlıca bitirelim" havasındaki konuşması...
  • Yeni oda başkanının, "faaliyet raporu" havasındaki performansı...

Düşüncelerimi daha da pekiştirdi.

İlk kez dinlediğim ve izlediğim yeni başkan Sibel Moralı'yı güler yüzlü ve heyecanlı buldum.

Bireysel olarak kürsüyü, mikrofonu, başkanlığı taşıyabildiği belli.

Temsil kabiliyeti yüksek.

Kadın olması da önemli bir artısı.

Ancak...

Uzun vadeli bir değerlendirme için biraz zaman tanımak gerekiyor galiba.

Muhtemelen çalışkan olacak, üretecek, bir şeyler yapacak.

Ama dengeleri yönetmekte biraz zorlanacak.

Çelmeleri, yıpratmaları, dedikoduları doğru yönetmesi gerekecek.

Bunun için bazı meclis üyelerine daha fazla güvenmesi, diğerlerini de idare etmesi gerekecek.

  • Büyükşehir Belediyesinin yeni imar düzenlemesi...
  • Emlakta yeni KDV oranlarına dair bilgilendirme...
  • Körfez ilçedeki bazı sorunların masaya yatırılması...

"Hiç yoktan iyi" diyebileceğim ve keyifle dinlediğim konular oldu.

Bu arada;

Meclis üyesi Ali Çakır'ın 1 dakikalık konuşması da epey dikkat çekiciydi.

Dedi ki Çakır;

"Sibel Moralı'dan beklentimiz; Süreci idare etmek yerine, bütün organlarıyla beraber işleyişe ve yönetime hakim, istişareyi ön plana çıkaran, ortak akılla hareket edebilen, yönlendirilen değil yön veren, dik durup dik yürüyen bir başkan profili çizmesidir. Biz bunun belirtilerini görmekten son derece mutluyuz. Bu anlamda her daim sayın başkanımızın yanındayız."

Yani benim gördüklerimin biraz tersini söyledi.

Muhtemeldir ki, moral vermeye çalıştı, safını belli etti.

Bunları şunun için söylüyorum:

Körfez Ticaret Odası, meclisin profilini, etkisini ve gücünü büyütmeli.

Meclis toplantılarını daha fazla önemsemeli.

Gerekirse daha çok kişi söz almalı, kürsüye çıkmalı, görüş belirtmeli.

Yoksa bahsettiğim anlayıştaki bir ticaret odasının bırakınız Kocaeli'de, Körfez ilçesinde bile belirleyici olması mümkün olamaz, diye düşünüyorum.

 

KÖRFEZ-TİCARET-ODASI-MECLİSİ

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis