29 Mayıs 2017 Pazartesi

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Aziz Yıldırım kazanacağına...

01 Aralık 2016 tarihli yazısı

Sadece Kocaeli değil, tüm Türkiye için büyük önem arz eden Kuzey Marmara Otoyolunun güzergahı bir süredir gündemde.

Çalışmayı Karayolları Genel Müdürlüğü yaptığı ve spekülasyonlara engel olmak adına hızlı hareket ettiği için gelişmelerden fazla haberimiz olmuyor ama...

Otoyolun İzmit güzergahı geçtiğimiz ay son halini almış,

İlk olarak Sepetçi-Hacıoğlu-Tekeköy güzergahından geçeceği açıklanan...

Ardından Gökçeören-Sadıklar-Nebihoca-Kısalar-Mecidiye güzergahına yani 10 kilometre yukarıya çıkarılan yeni otoyol...

Son olarak yine ilk yerine yani Sepetçi güzergahına getirilmiş.

Müteahhit firma, Kısalar köyündeki şantiyeyi kapatarak Sepetçi Köyü sakinlerinden yer istemiş.

***

Buraya kadar herhangi bir sıkıntı yok.

Zira kamu kurumları otoyol için bir güzergah belirlemek zorunda.

Ve yetkililer gelmişler, incelemişler ve bir karar vermişlerdir, değil mi?

Mutlaka öyledir.

Ama bizim köylerde başka şeyler konuşuluyor.

En çok konuşulan şey ise...

Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım'ın farklı isimler aracılığıyla Taşköprü-Sepetçi güzergahından arazi topladığı...

Projenin ilk haline bu sebeple dönmek zorunda kalındığı yönünde.

Vatandaş haliyle konuşuyor.

Diyor ki:

"Güzergah yukarıdan geçseydi, daha çok köylü kazanırdı.

Dönümü 10-20 bin lira etmeyen yerlere, istimlak bedeli adı altında devlet 35-45 lira arasında para verir...

Vatandaş ömrü hayatında göremeyeceği bir parayı cebine koyardı.

Ayrıca veraset intikalleri yapılmayan yerlerle ilgili sorunları da çözmüş olurdu.

Ama olmadı.

Zengin bir adamın zenginliğine zenginlik katıldı.

Aziz Yıldırım kazanacağına vatandaş kazanmalıydı!"

***

Köy sakinlerinin anlattığına göre;

Yeni otoyolu yapacak olan Kolin İnşaat yetkilileri...

Birkaç yerde, "Aziz Yıldırım, Reis'e yanlış yaptı, şöyle yaptı, böyle yaptı, güzergah o yüzden değişiyor" gibisinden şeyler söylemiş.

Açık açık.

Dolayısıyla Aziz Yıldırım isminden daha fazla işkillenmeye ve rahatsız olmaya başlamış vatandaş.

Haliyle bu duruma tepki gösterenlerin sayısı da az değil!

***

Aziz Yıldırım bu işlerle uğraşıyor mu?

Ya da uğraştırdığı insanlar var mı, bilmiyorum.

Ama vatandaş böyle düşünüyor, bunları konuşuyor.

Peki başka neler konuşuyor.

İsterseniz biraz da diğer dedikodulara bakalım:

  • Sepetçi güzergahı "Zemini uygun olmadığı için" yukarıya alındı!
  • Kısalar-Akmeşe güzergahı, Akmeşe barajının havzası ile çakıştığı için aşağıya alındı!
  • Kolin İnşaat maliyeti daha da azaltmak adına güzergahı eski yerine getirdi....

Dedikodu biter mi? Bitmez.

Ama devlet gerekli bilgilendirmeyi, az biraz da olsa yapmayınca...

Ortalık dedikodudan geçilmiyor.

Yatırımın psikolojik değerleri doğru yönetilemiyor.

***

Şu an için en çok merak edilen konulardan biri;

Sepetçi güzergahının, Büyükşehir Belediyesi tarafından TOKİ'ye devredilen 2.5 milyon metrekarelik (10 bin konutluk) yeni yerleşim alanını ile çakışıp çakışmadığı.

Miniköşk'ün bulunduğu yerden Kandıra yoluna bağlanacağı söylenen yeni otoyol güzergahında;

Bildiğim kadarıyla Körfez Sevindikli şantiyesinde çalışmalar başladı.

Sepetçi'ye kurulacak şantiye ise kısa bir süre sonra çalışmaya başlayacak.

Tabi güzergah bir kez daha değiştirilmezse!

 


 

Sadece başarılı değil aynı zamanda bağımsız

 

Bir iş adamı ya da patron, işinde başarılı olamayabilir.

Ekonomik kriz vardır, iş yaptığı firmada sıkıntı doğar, çekleri geri dönebilir.

Hepsi olur, yaşanabilir.

Ama bir iş adamı bağımsızsa, özgürse...

Hele hele hem başarılı hem de bağımsızsa, orada çok daha farklı bir sinerji ortaya çıkar.

Tıpkı BAŞSİAD'da olduğu gibi.

Başiskele Sanayici ve İşadamları Derneği olarak adını duyuran ve kurulan derneğin, sanayi kenti Kocaeli'nin bir derneği ve değeri haline dönüşmek amacıyla İzmit'e geliş hikayesini, dernek başkanı Barış Arat'tan daha önce dinlemiştim.

Sonrasında bir pazar kahvaltısına beni de davet ettiler.

Gittik, tanıştık, dinledik ve anlattık.

Keyifli bir program oldu.

Ama bu keyfi sizlerle paylaşma konusunda çok geciktiğim için, önce arkadaşlardan alenen özür dilemem gerekiyor.

Sonrasında...

Bizzat kendileriyle paylaştığım izlenimlerimi aktarabilirim:

BİR.

Yıllardır bu kentte yaşıyorum. Yıllardır türlü türlü insanlarla tanışıyorum. Siyasi partileri, kamu kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını yakından tanıyorum. Ama içlerinden bir tane bile tanıdık sima çıkmadı! Hiçbir dernek üyesini ismen ve simaen çıkaramadım.

Bu iyi bir şey! Neden iyi bir şey? Çünkü yüzleri kirlenmemiş, zihinleri kaşarlanmamış insanlarla yol yürümek her zaman için iyidir ve doğrudur.

İKİ.

"Oraya zıplayalım, buraya zıplayalım, her tarafta görünebilir, her gün bir kişiye çiçek verelim" derdinde değiller. "Protokol zehirlenmesine" tutulmamışlar. Anladığım kadarıyla hayatınızı başkaları için değil sadece kendileri için yaşıyorlar. İşlerinden, güçlerinden arta kalan zamanın sadece bir kısmını, derneğe ayırıyorlar. Dernekle aralarında makul ve sürdürülebilir bir ilişki söz konusu ki, bu da iyi bir şey!

ÜÇ.

Yine anladığım ve öğrendiğim kadarıyla kendi yağlarında kavruluyorlar. Ne kuruluş aşamasında ne de günümüzde, kimseden maddi bir destek talep etmemişler. Kendi göbeklerini kendileri kesiyor, kimseye el etek açmıyorlar. Bu devirde mütevazı bir dernek olup da yardım talep etmemek çok rastlanan bir özellik değil.

DÖRT.

Başta dernek başkanı Barış Arat olmak üzere derneği siyasi geleceklerine paravan yapmaya çalışan birini göremedim. Bunu hissettiren tavırlarına da şahit olmadım. Ki yapsalardı, mutlaka görürdüm. Olsaydı, zaten siz de bilirdiniz!

DÖRT.

Elbette bir Kocaeli Sanayi Odası ya da Kocaeli Ticaret Odası değiller. Ama dar çerçeveli bir arkadaş grubu da değiller. Tabela derneği hiç değiller.Gördüğüm kadarıyla boş durmuyor, kendi perspektif ve ihtiyaçlarına dönük çeşitli faaliyetler düzenlemeye çalışıyorlar. Bugün onların ayarındaki derneklerden kaçı, üyelerine dönük düzenli çalışmalar yapıyor? Kabul edelim ki pek çoğu "İlave masraf çıkacak" diye kaçıyor bu tür işlerden...

***

Derneğin başkanı Sevgili Barış Arat'a da söyledim:

Bu topluluğun bugüne kadar görmediğim ve tanımadığım insanlardan oluşması bir eksiklik değil.

Bilakis avantaj.

Gerek üyelere gerekse kente dönük bir katkı, kazanım sağlanabiliyorsa...

Ne mutlu onlara.

Yoksa zaten dernek kurmanın herhangi bir anlamı da yok!

 

BAŞSİAD

 


 

Nihayet!

 

İzmit Belediyesi ilk adımı attı.

Başkan Nevzat Doğan, Şehabettin Bilgisu (Ankara) ve Hafız Binbaşı (Adliye) Caddesi üzerindeki esnaflardan...

Tramvay çalışması bitene kadar işgaliye bedeli alınmayacağını açıklamış.

"Yetmez ama evet" diyor, uygulamanın Mehmet Ali Paşa ve Yenişehir Mahallelerini de kapsamasını öneriyorum.

(Tabi o bölgede işgaliye bedeli alınan bir yer varsa)

Sırada Kocaeli Büyükşehir Belediyesi var...

Bakalım, onlardan nasıl bir adım gelecek!

Gelecek, değil mi arkadaşlar?

 


 

Özür dileme sırası sizde!

 

Rize eski belediye başkanı ve milletvekili Şevki Yılmaz...

Üç beş gün önce aHaber'deki bir programa çıktı ve

"Erbakan da dahil FETÖ'nün kandıramadığı kimse yok" dedi.

Sonrasında Milli Görüşçüler ayağa kalktı.

Yılmaz'a çok sert tepki gösterildi.

Sosyal medyada kendini "Milli Görüşçü" olarak addeden insanlar...

Ve hatta Saadet Partisinin bazı yetkilileri...

Küfür üstüne küfür...

Hakaret üstüne hakaretlerde bulundu.

O küfür ve hakaretlerin bazıları öyle ağırdı ki, buraya yazmaya terbiyem müsaade etmiyor.

Sonrasında Şevki Yılmaz yaptığı hatayı anlıyor ve...

"Tüm Milli Görüşçülerden ve Türkiye'den özür diliyorum. Yanlış biliyormuşum. Beni Hasan Hüseyin Ceylan aradı. Bana tarihi hatırlattı. Erbakan Hocam hiç bir zaman Fetullah Gülen'le görüşmedi. Hatamdan dönüyorum ve tekrar tekrar özür diliyorum" diyor.

Özür dilemek de bir erdemdir.

Adam hata yaptığını düşünmüş (ya da tepkilerden tırsmış olsun, hiç fark etmez) ayan beyan özür diliyor mu?

Evet.

Peki ya Şevki Hocaya yapılan küfürler ne olacak?

Küfredenler, küfürleri nedeniyle özür dileyecek mi?

Helallik alacaklar mı?

"Her partide küfürbazlar olur. Sosyal medyada kimi kontrol edebilirsiniz ki?" diyerek işin içinden sıyrılacak mıyız?

Arkadaşlar, kardeşler, canlar...

Bir kişinin hatalı bir beyanı, sizin ona küfretmeniz için haklı bir gerekçe teşkil eder mi?

Velev ki bu kişi din düşmanınız dahi olsa!

Tepki göstermek başka, küfretmek başka!

Yanlışını dile getirmek başka, kendini kaybetmek başka!

Yanlışa yanlış demenin adabı, ne zamandan beri böyle oldu?

Siz hiç Erbakan Hocanın bir kişiye küfrettiğine şahit oldunuz mu?

Muhittin Yıldırım Hocanın, Şevki Yılmaz'a verdiği "yorumsuz" başlıklı yanıtındaki nezaket ve kaliteyi görmediniz mi?

Yusuf kardeşim, sana da söylüyorum!

Haklısın ama yanlışsın!

 

ŞEVKİ-YILMAZ

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ramada romatem Sanberk_yan Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ
Ekcan Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam kesmar Beykar Hazal parke