28 Haziran 2017 Çarşamba
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman@mynet.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

CHP Milletvekilinden Namazgah Baraj şovu!

Galip Ataman

30 Kasım 2016 tarihli yazısı

Milletvekillerinin yazılı ve sözlü önergelerle denetim görevlerini yaparken zaman zaman şov yaparak ‘sulandırıyor’.

CHP Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in Namazgah Barajı ile ilgili TBMM Başkanlığına verdiği Kandıra Namazgah Barajı ile ilgili yazılı soru önergesinde olduğu gibi.

Neymiş efendim, Namazgah Barajının zemin etüdü iyi yapılmamış.Zeminde insan sağlığına zararlı madenler varmış. Bu nedenle baraj suyu kasıtlı olarak boşaltılmış. Mangan içeren su içildiğinde beyine zarar verebilirmiş. İnsan hayatını ciddi anlamda etkilermiş. Geçici ve kalıcı hasarlara yol açabilirmiş.

Daha neler neler.

Hiçbir ciddi bilgiye dayanmayan, kulaktan dolma bilgiler içeren yazılı soru önergesi sahibi CHP Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, belli ki toplumda ‘panik’ yaratmaya çalışmış!

Hiç bir bilimsel veriye dayanmayan iddialar ileAK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile İSU Genel Müdürü İlhan Bayram’ı yıpratmayı hedef almış.

Aklınca Yuvacık Barajı ile ilgili yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak, kamuyu zarara uğratmak iddiaları ile hakkında davalar açılan, cezaevine giren, siyasi mevta olan CHP belediye başkanı ile üyelerinin rövanşını almak istemiş.

Elinde somut bilgi, bilimsel veri olmadan kamuoyunu ve basın kuruluşlarını yanlış bilgilendiren Kocaeli milletvekili Hürriyet, anlaşılan AK Partili başkan ve genel müdürü CHP’li başkan ve genel müdür ile karıştırmış.

Sonunda ortaya attığı “Namazgah barajı zemininde madran zehri var” yalanına kendisi de inanmış olacak ki yazılı soru önergesi bermeden önce yapması gerekeni sonra yapmış.

Önceki gün lütfedip Namazgah baraj bölgesine gitmiş, oradaki görevlilerle görüşmüş ama duymak istediği, almak istediği ama olmayan bilgi ve belgeleri alamamış.

Sayın Hürriyet, insan sağlığı üzerinden şov yaparak CHP’ye oy kazandıracağını(!) düşündüğü yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığına vermeden önce keşke genel müdür Bayram’ı arayıp gerçekleri ilk ve yetkili ağızdan öğrenmiş olsaydı!

Belli ki milletvekilimizin niyeti üzüm yemek değil bağcıyı dövmekmiş.

Ama Fatma Kaplan Hürriyet“namazgah barajı” üzerindenİSU’yu ve AK Parti’yi dövemediği gibi ilk seçimde ‘dayağı’ kendisi ve partisi yiyecek gibi görünüyor!

Namazgah barajındaki suyun boşaltılmasının altına “öküz altında buzağı arar” gibi aslı astarı olmayan iddialar ortaya atan sadece CHP milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet değil.

Bir diğer CHP Milletvekili Haydar Akar da Namazgah baraj suyununHES’te kullanılmak üzere boşaltıldığı günlerde, “Baraj delindi” açıklaması yaparak suyun neden boşaltıldığını sormuştu.

Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’e göre siyaseten dana deneyimli ve tecrübeli olan, Namazgah barajı ile ilgili gerçek bilgileri öğrenen milletvekili Haydar Akar açıklamasında ısrarcı olmamıştı.

Fatma hanımın Namazgah barajı ile gerçekleri öğrenmek için İSU genel müdürünün kapısını çalmamasını anlıyorum.

Gerçekleri yansıtmayan dedikodudan öte gitmeyen Namazgah barajı ile ilgili iddialarını yazılı soru önergesine dönüştürmeden, kamu oyu ile paylaşmadan önce keşke milletvekili arkadaşı ve partisinin PM üyesi Haydar Akar’a sormuş olsaydı!

Az daha unutuyordum. CHP’liler daha düne kadar İSU’yuNamazgah barajını zamanında tamamlayamadıkları için eleştiriyorlar, geç bitirmekle suçluyorlardı.

CHP milletvekili Hürriyet soru önergesine “Barajı erken bitireceğiz diye zemin etüdünü gerektiği şekilde yapmadan kullanıma açtılar” dediğine göre birbirlerinden haberleri yok!

Namazgah barajı erken mi yapıldı geç mi hizmete açıldı? CHP’liler aralarında anlaşıp karar verseler de bizler de öğrensek.

 

NAMAZGAH BARAJ GERÇEĞİ

CHP milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan’ın lütfedip aramadığı İSU genel müdürü İlhan Bayramı’ı aradım.

Namazgah barajı gerçeği ile CHP milletvekilinin iddialarını sordum.

İşte o cevap, “Namazgah Barajını, Kandıra merkez ve köyleri ile İzmit, Derince, Körfez ve Gebze’nin kuzey köylerininsu ihtiyacını karşılamak üzere inşa ettik. DSİ’den onay aldıktan sonra ve 2013 yılında su tutmaya başladık. 25 milyon metreküp kapasiteli ve şu anda boş olan barajda kapakları kapatarak su tutmaya başladık. Gölde tutulacak suyu kurduğumuz HES’lereakıtarak elektrik enerjisi üreteceğiz ve para kazanacağız. Barajı bilinçli olarak Ağustos ayında boşalttık ve suyu HES’lere gönderdik. Yılda 3 milyon metreküp su kullanan Kandıra’ya suyu Dudutepe arıtma tesislerinde arıtılan sudan veriyoruz. Kış aylarında köylerin suyu ise Hira suyundan karşılanıyor.”

Genel müdür İlhan Bayram, CHP Milletvekili Fatma kaplan Hürriyet2e nbir de çağrıda bulundu, “Bugün elektrik üretmek üzere HES’e verdiğimiz Namazgah baraj suyundan Mayıs ayından itibaren 5-6 ay Kandıra bölgesi abonelerine su vereceğiz. Sayın milletvekilimizi o tarihte baraja su içmeye davet ediyorum” dedi.

Milletvekili Hürriyet’in dedikodudan oluşan iddialarına namazgah baraj suyunda mangam zehri olmadığını kanıtlayan “su içme” teklifi yapıyor.

Bakalım Fatma hanım bu öneriye ne cevap verecek?

Mayıs ayında Kandıra Namazgah barajına giderek su içtikten sonra mahcup olup genel müdürden özür dileyecek mi yoksa her zaman olduğu gibi siyaset yaptığını, siyaseten soru önergesi verdiğini kabul edip sessiz mi kalacak?

Fatma hanım, ne diyorsunuz? Mayıs ayında Namazgah barajından Kandıralı CHP eski milletvekili Hurşit Güneş’i de yanınıza alıp su içecek misiniz?

Kandıra’ya gitmeye, Namazgah barajından su içmeye karar verirseniz lütfen haberim olsun.

O tarihi ana tanıklık etmek, mahcubiyetinizi görmek, özür dileyişinizi duymak isterim.

Genel müdür İlhan Bayram’ı İSU’nun başına geçtiği 2007 yılında tanıdım.

Kocaeli’de yaptığı iş, ürettiği projeler dikkate alınarak bürokratlar arasında bir sıralama yapılsa eleştirilecek en son isim yaptığı işten şüphesi olmayan, İSU’da yanlış yapılmasına izin vermeyen, yanlış yapanı savunmayan İlhan Bayram’dır.

Bırakın eleştirmeyi örnek gösterilecek, ödül verilecek bürokratlar arasında ilk sırada yer alır.

Özveri ile çalışan, başında bulunduğu kurumun tek kuruşunu çar-çur etmeyen, 9 yıllık genel müdürlüğü döneminde CHP’nin genel müdürleri gibi adı yolsuzluk iddialarına karışmayan, “Zimmete para geçirme, ihaleye fesat karıştırma, kamuyu zarara uğratma” suçlarından yargılanmayan, mahkum olmayan, cezaevine girmeyen İlhan Bayram bana göre gerçek dışı bilgiler ile yıpratılmayı değil ödüllendirilmeyi hak ediyor, hem de fazlası ile.

Altının yere düşmekle pul olmadığı gibi Kocaelililere Dünyanın ve Türkiye’nin en kaliteli, en iyi arıtılmış suyunu içirenİSU’nun başarılı genel müdürü İlhan Bayram da CHP milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in dedikodudan öte gitmeyen iddiaları ile yıpranmaz.

 

dsad

 

YAŞLILAR VE ÇOCUKLAR DEVLET GÜVENCESİNDE

 

Sağlıkta alınan devrim niteliğindeki kararlar, yıllardır hayal edilip de gerçekleştirilemeyen projeler Kanuni Sultan Süleyman’ın hasta yatağında söylediği, “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözü hatırlattı.

Halk içinde devletten daha itibarlı bir şey yoktur. Dünyada sıhhatli bir nefes gibi mutluluk yoktur” Türkçe açıklaması günümüzde özellikle yaşlı hastalara ve sahipsiz çocuklara devletin nasıl sahiplendiğini çağrıştırdı.

7 milyon yaşlı nüfusun yüzde 8’i mutlu, yüzde 92’si mutsuz olduğunu söylüyor.

Kanser ve solunum yetersizliği gibi yaşamı tehdit eden ciddi hastalığı olanların oranı ise her geçen gün artıyor.

Kimsesiz ya da ailesi parçalanmış yaklaşık 40 bin çocuktan 20 binine devlet sahip çıkarken 4 bini koruyucu aile yanında kalıyor.

Kadına şiddet, boşanmalar nedeni ile kimsesiz çocuk sayısı hızla çoğalıyor.

 

das

 

PALYATİF MERKEZLER

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yaşlıları her alanda koruma altına alırken Sağlık Bakanlığı da Palyatif Bakım Merkezlerinde “Yaşlı hastanızı alın evinize götürün” yerine “Yapabileceğimiz bir şey hep var” anlayışı ile sahip çıkıyor, bağırlarına basıyor.

Tedavisi bitmesine rağmen eve çıkamayacak durumda olanlar ile yaşamı tehdit altında, ciddi hastalığı olan hastaların ve hasta yakınlarının sadece terminal dönemde değil tedavinin devam ettiği süre boyunca da yaşam kalitelerini artırmak için hep yanlarında oluyor.

Hastanelerden hizmet alan hastalara en ağır ameliyatlar dahil her türlü sağlık hizmetinden yararlanmalarına olanak sağlarken yaşlıların yaşamlarının son dönemini acı çekerek, yakınlarını üzerek geçirmesine izin vermiyor.

Karamürsel Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan 7 yataklı “Palyatif Bakım Merkezi” açılışı sonrası konuştuğum Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nu dinledikten sonra haberin gazetelerde yeterince yer verilmemesine, köşe yazarlarının tek kelime etmemesine üzüldüm.

Yaşlılara ve hastalara “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı ile şefkatle yaklaşan Sayın Vali, Hastalığın türü, hastamızın adı ne olursa olsun devletimize emanettir. Kocaeli’deki hastanelerin bünyesinde açılan Palyatif Bakım Merkezlerindeki yatak sayısında 74’ü bulduk. Hedefimiz 77’ye ulaşmak. Türkiye'de bu alanda en öndeyiz. Palyatif Bakım Merkezi bizim için çok önemli bir hizmet olup Allah hastaların hepsine sabır ve şifa versin” dedi.

Kocaeli’nin Türkiye nezdinde örnek bir kimlikle kamu hizmetlerinden yerel hizmetlere kadar her alanda yaşam kalitesini çok iyi yerlere taşıdıklarını Sayın Vali’den öğrendikten sonra Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. Şenol Ergüney’i aradım.

Günümüzde palyatif bakım hizmetlerine gereksinim duyan hasta ve yatak sayışlarını sordum.

Cevabı, Yaşamı tehdit eden hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan problemlerle karşılaşan hasta ve ailede; ağrı ve diğer problemleri erken tanılamak, kusursuz bir değerlendirme ile fiziksel, psikososyal ve spiritüel gereksinimleri karşılanmak, acı çekmeyi önlenmek ve hafifletilmek, yaşam kalitesini geliştirmek amacıyla 7 hastane bünyesinde kurduğumuz palyatif bakım merkezinde yatak sayısı 74’e ulaştı” oldu.

Genel sekreter Ergüney’in verdiği bilgiye göre, Derince Eğitim ve Araştırma  Hastanesi bünyesinde 24, Kocaeli Devlet Hastanesi bünyesinde 18, Körfez Devlet Hastanesi bünyesinde 10, Darıca Farabi Devlet Hastanesi bünyesinde 9, Karamürsel Devlet Hastanesi bünyesinde 7, Kandıra Kazım Dinç Devlet Hastanesi bünyesinde 6 olmak üzere toplam 74 yatak bulunuyor.

Bu hastanelerde yaşamı tehdit altında bulunan, ciddi hastalığı olan hastaların ve hasta yakınlarının sadece terminal dönemde değil tedavinin devam ettiği süre boyunca acı çekmeyi önlenmek ve hafifletilmek, yaşam kalitesini geliştirmek ve artırmak için profesyonel kadrolarla hizmet veriliyor.

 

dsa

 

ÇOCUKLAR VE KORUYUCU AİLE

Devlet sadece yaşlıların sorunları ile ilgilenmiyor, onlara yaşamlarının sonunda yaşam kalitesini arttıracak ortamlar hazırlamıyor, hizmetler sunmuyor.

Zihinsel, bedensel, psikolojik, ekonomik sorunları olan, boşanma, ölüm gibi nedenlerle aile bütünlüğü bozulan çocuklara da sahip çıkıyor.

Bu durumlarda öz ailesinin koşulları iyileşinceye kadar kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve ekonomik gereksinimlerini karşılayacak başka bir ailenin yanında bakımlarını sağlamaktadır.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde “Koruyucu Aile” yanında kaşan çocuk sayısı hızla artmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde korunmaya muhtaç çocukların yüzde 80’i koruyucu aile hizmetinden yararlanırken, ülkemizde bu oran yüzde 10’larda seyretmektedir. Ülkemizde 4.865 çocuktan 158’i Kocaeli’de 130 koruyucu aile yanında kalmaktadır.

Kocaeli’nin 5. sırada yer aldığı 4 bin koruyucu ailenin sahiplendiği çocukların ilk 10 ile göre dağılımı şöyle;

İstanbul 377 aile, 403 çocuk, İzmir 291 aile, 327 çocuk, Ankara 223 aile, 259 çocuk, Kayseri 158 aile,171 çocuk, Kocaeli 130 aile, 158 çocuk, Gaziantep 121 aile, 157 çocuk, Samsun 119 aile, 132 çocuk, Hatay 117 aile, 168 çocuk, Balıkesir 114 çocuk 139 çocuk, Bursa 114 aile 133 çocuk.

 

1

 

CEREN VE MURAT ÇOK MUTLU

Perihan-Mahmut Semerci çiftinin sevgili ve cici kızları Ceren ile Güner-Üzeyir Bravo çiftinin beyefendi oğulları Murat geçtiğimiz günlerde sade ve mütevazi nikah töreni ile evlendiler.
Dolphin Yunus Emre Nikah Salonunda kıyılan nikahta Ceren’in şahitliğini Kocaeli Üniversitesi önceki Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu, gazeteci Galip Ataman, Murat’ın şahitliğini ağabeyi Yusuf Bravo ve arkadaşı Evren Erköse yaptı.
Yaşamlarının en güzel anını yaşayan Ceren-Murat Bravo çiftine ben de yaşam boyu mutluluklar diliyorum.

 

Untitled-1

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Büyükşehir yasin Ramada romatem Sanberk_yan İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Hazal parke
Ekcan Medicalpark Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam Beykar Ford