20 Eylül 2017 Çarşamba

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ahmet Özkaraaslan: Ben de yapacağım

30 Kasım 2016 tarihli yazısı

Samanlı Dağlarına monte edilmesi düşünülen rüzgar türbinlerinden biri Kungul Tepesine kurulacak.

Gittim, çıktım, gördüm.

Rakım 1300 civarı.

Ortam mis, yollar çamur, hava buz gibi ama ben çıktığımda rüzgarın "r"si yoktu.

Tabi sadece yeri aramıyoruz.

Detay arıyoruz, bilgi arıyoruz, kendimizi ve okuyucularımızı aydınlatmak, konu hakkında doyurmak da istiyoruz.

Bu sebeple sağa sola telefon ediyor, "Bu işten kim anlar?" diye soruyoruz.

Laf döndü, dolaştı, Ahmet Özkaraaslan'a geldi.

Bazı arkadaşlar, "Onun da lisansı var" bilgisini paylaştı.

Ahmet Özkaraaslan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin eski Park Bahçeler Müdürü.

Halen Projeler Daire Başkanı olmasına rağmen pasif görevde.

Telefonu açtım ve itirazları, tepkileri, ÇED toplantısını, genel anlamda rüzgar santrallerini sordum.

Ve anladım ki, bu konularda bayağı bilgisi varmış.

Özetle, "Türkiye, bütün enerji kaynaklarını maksimum derecede kullanmalı. Buna karşı çıkmak akıl karı değil. Vatanını seven insan bu işe karşı çıkmaz, çıkamaz" dedi.

Geniş anlamda ise şunları söyledi:

  • Bu lisanslar 2007 yılında verildi. EPDK o tarihte rüzgar enerji santralleri ile ilgili başvuruları aldı. Sonra başvuruları yapan kişi ve firmalardan, iki yıl boyunca düzenli yapılmış rüzgar ölçüm raporları istedi. Raporların akredite kuruluşlarca hazırlanmasına dikkat edildi. Ve muhtemelen firma Samanlı Dağları bölgesinde farklı yüksekliklerde rüzgar anometreleri (ölçerleri) kurdu. Çıkan sonuçlar verimli olmasa, EPDK, ÇED ve diğer işler için izin vermezdi.
  • Yani projenin startı aslında 1 Kasım 2007 yılında verildi. Kimi firmalar erken kurdu. Kimileri ekonomik sıkıntılar ya da farklı planlamalar nedeniyle bugünlere bıraktı. Dolayısıyla bu çalışma, 10 yıl öncesinin mevzuudur.
  • 10 yıl önce ben de iki tane lisans aldım. Bir tanesi Kandıra Cebeci'de 5 MW'lık. Ben onu YDH Holdinge devrettim. Diğeri Yuvacık Barajının membaı olan Kirazdere'de 2 MW'lik. Köprünün hemen üst tarafında. Baraja 300 metre kala olduğu için baraj mutlak koruma alanının dışında kalıyor. Ben de şimdi inşaata başlayacağım. Bunu da haberine ekleyebilirsin. Benim türbinin kurulum gücü küçük olduğu için ÇED raporu gerekli değil. Henüz herhangi bir firma ile de anlaşmadım. Ama direğinin boyu 50-60 metreden aşağı değildir.
  • Samanlı Dağları hem güney hem de kuzeyden rüzgar alabiliyor. Dolayısıyla verimli bir bölge. Verimli olmayan bir yere zaten kimse gelip para yatırmaz, boşu boşuna masraf yapmaz.
  • Rüzgar santrallerine karşı çıkmak doğru değil. Rüzgar santralleri Dünyanın her yerinde destekleniyor. Yatırım firmaları bile teminatsız krediler veriyor.
  • Almanya'da, Hollanda'da tarım arazilerinin ortasında, seraların ortasında rüzgar türbinleri vardır. Hiçbir turist kaçmıyor, çiçek böcek etkilenmiyor. Danimarka, İsveç, Norveç zaten enerjisinin önemli bir kısmını yenilebilir kaynaklardan üretiyor. Bu ülkeler ve bu insanlar aptal mı?
  • Rüzgar türbinlerinin tabana oturduğu yer taş çatlasın 100 metrekaredir. O direk ve türbinlerin bölgeye nakledilmesi ve monte edilmesi kolay olur mu? Olmaz. Biraz ağaç kesilir mi? Kesilir. Ama az kesilir. Bunun sonucunda da büyük bir fayda elde edilir.
  • Kandıra'ya şu ana kadar kurulmamış olması, kurulmayacağı anlamına gelmez. Kandıra için de çok sayıda lisans alındı.
  • Ben, Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu projeye alenen karşı duracağını düşünmüyorum. Bilakis çok makul ve mantıklı bir yerde duracaktır.

 

AHMET-ÖZKARAASLAN

 


 

"Biz KOÜ'de dersimize iyi çalıştık"

 

Kocaeli Üniversitesi Öğrenci Konsey Başkanlığı seçimlerini ülkücü camianın adayı Fahrettin Porsuk'un 19-18 kazanmasının ardından...

Bu köşede AK Partiye yakınlığı ile bilinen mevcut başkan Metin Geldeş'in itirazlarını dile getirmiştim.

"Kilit isim Mustafa Şişik" başlıklı o yazı nedeniyle, Ülkü Ocakları Kocaeli İl Başkanlığı koltuğuna yaklaşık 4 ay önce oturan Melikşah Taşkın  görüşmek istediğini söyledi.

Yeni binalarını görmek istediğim için kendisiyle il binasında buluştuk.

Ve daha çay söylemeden anlatmaya başladı:

"Doğrudur, Mustafa Şişik kilit isimlerden biri. Ama isterseniz yaşananları bir de benden dinleyin.

Karamürsel MYO'daki seçimlerin iptal edilmesini biz istedik. Çünkü;

  • İlk seçim duyuru olmadan yapıldı. İtiraz ettik, bu nedenle tekrarlandı.
  • İkinci seçimde ise arkadaşımız Mahmut Metin'in adaylığına, Sınıf Temsilci Yardımcısı olduğu gerekçesiyle izin verilmedi. Sınıf temsilcisi istifa dilekçesi verdi. Mahmut kardeşimiz onun yerine geçiyor ve normalde aday olabiliyor. Ama yine kabul etmediler. Başka bir aday gösterelim dedik, o zaman da "Süre bitti" denildi.
  • Aslında seçime 24 kişi katılması gerekirken, 18 kişi oy kullandı. 6 bölümde temsilci seçimi yapılmadı bile.
  • Velev ki 18 kişi kullansın. O 18 kişilik listede yer alan Ahmet Yücel Alper'e, sınıf temsilci yardımcısı olmasına rağmen oy kullandırıldı. Ahmet Küçük'e yine itiraz ettik. "Kullanılan 11 oy 10'a düştüğü için, seçimler için gerekli olan yüzde 60 çoğunluk sağlanamıyor" dedik. Seçimler yine iptal edildi.
  • Konsey başkanlığı seçimlerine bir gün kaldığı için de Karamürsel'deki seçimler tekrarlanamadı. Orada seçimler, konsey başkanlığı seçimlerinden bir ay sonra yapılacak.

 Biz dersimize iyi çalıştık. Çanakkale Zaferindeki iki asker gibi her türlü zorluğa ve yokluğa rağmen seçim kazandık. Dersine iyi çalışmayanlar, araya parti yöneticilerini, genel başkan yardımcılarını, bakanları sokarak sonuç almaya çalışıyorlar. Bence yanlış yapıyorlar. Biz kendilerinden tebrik bekliyoruz."

Anladığım kadarıyla Ülkü Ocakları, Türkiye genelinde özellikle üniversitelerde ciddi bir atak içinde.

Melikşah Taşkın ve arkadaşlarının yaklaşık iki aydır canla başla bu mücadeleyi vermelerinin nedeni ve itici gücü bu.

Görüşmenin sonuna doğru Fahrettin Porsuk da ocağa geldi.

Hep birlikte resimlerini de çektim.

Toparlamak gerekirse;

  • 80 bin öğrencinin yeni başkanını belirleyecek seçimler henüz onaylanmadı. Bildiğim kadarıyla itiraz değerlendirme süreci devam ediyor.
  • Geçen yazıda da sormuştum. Bu üniversitenin solcuları, sosyal demokratları seçimlerde hiç aday çıkarmıyor mu? Çıkarmıyorsa, hangi adayları ve tarafı destekliyorlar?

 

MELİKŞAH TAŞKIN


 

Sabiha Gökçen satılmadı ki!

 

Yanılmıyorsam;

2012'de...

Sabiha Gökçen Havalimanı hisselerinin yüzde 40'ı Limak, yüzde 40'ı GMR Infrastructure (Hint firmasına) ve yüzde 20'si Malezya Havayollarına aitti.

2014'te...

Malezya Hava Yolları, Hintlilerin yüzde 40 hissesini satın aldı.

2016'nın sonlarında da...

Limak'ın elindeki yüzde 40 hisseyi satın alıyor.

Yani...

Sabiha Gökçen için herhangi bir satış ihalesine çıkılmadı.

Sabiha Gökçen'in hisseleri devletin elinde de değildi.

Sabiha Gökçen'de hisselerin çoğunluğu zaten Malezyalılar'daydı.

Yani...

Yani ben "Hükümet, Sabiha Gökçen'in tamamını özelleştiriyor" cümlesinin nasıl ortaya çıktığını anlayamadım.

Yüzde 40 hisseyi Malezyalıların almasıyla Türkiye'ye 285 milyon Avro döviz girecek mi?

Evet.

Aylar önce ertelenen ikinci pistin inşaatını Malezyalılar mı yapacak?

Muhtemelen evet.

Yani hem para getirip hem de yatırım yapacaklar!

İyi, güzel, hoş, aliyyül ala ama...

"Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın satışından elde edilecek kaynağın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarında kullanılacağını söyledi" şeklinde bir cümle daha gördüm internette.

Allah Allahhh....

Benim aklım iyice karıştı.

Aranızda...

Sabiha Gökçen mevzuuna hakim, boş konuşmayacak ve bu karmaşıklığı çözebilecek biri var mı?

 


 

8-4 vardiya saatleri değişmeli!

 

Uzun yıllar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor yönetiminde görev yapan...

Geçtiğimiz ay ise Büyükşehir Belediyesinden emekliye ayrılan...

Eski Sekalı ve halen Judo Federasyonu Teknik Asbaşkanı olan Fikret Yıldız...

Aynı zamanda iyi bir gözlemcidir.

Gittiği, gördüğü ve yaşadığı kentlere dair sürekli gözlem yapar, notlar alır, farklı fikir ve çözüm önerileri üzerinde durur.

Fikret Yıldız son dönemde iyiden iyiye artan şehir içi trafik sorununa ilişkin farklı bir öneri ortaya atıyor.

Diyor ki:

"Kocaeli sanayi şehri.

Çok sayıda fabrika ve o fabrikalara ait çok sayıda servis aracı var.

Eğer trafiği rahatlatmak istiyorsak...

Halen 8-4, 4-12 ve 12-8 olarak uygulanan vardiya saatlerini...

Fabrikalarla görüşerek en az 2-3 saat öne çekebiliriz.

Şayet 2 saat öne çekecek olursak, yeni vardiya saatleri şöyle oluşur:

6-2, 2-10, 10-6.

Vardiya saatlerinin değişmesiyle, memur ve öğrenci giriş çıkış saatleri çakışmayacağı için...

Şehir içi trafikte büyük bir rahatlama yaşanacaktır..."

Fikret Yıldız aynı zamanda tablo da yapmış.

Görüldüğü gibi...

Vardiya değişimleri iki saat öne alınınca 08.00 civarında yaşanan çakışmalar azalıyor.

İyi de bu fikri kim ve nasıl uygulayacak?

Onca fabrikanın vardiya saatini değiştirmek gerçekten kolay mı?

Uygulanabilir mi?

İşte orasını tam kestiremiyorum...

 

FİKRET-YILDIZ

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
bbs inşaat Sanberk_yan eskar Gökhan Otel Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ Ford