21 Ocak 2017 Cumartesi
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Gizlenemeyen Gündemler

Mustafa Kalabalık

28 Kasım 2016 tarihli yazısı

Hayat bir mücadele ise ve o mücadele içerisinde kendine yer bulabilmek en can alıcı uğraş ise eğer, karşılaştığımız olumlu ya da olumsuz her hareketi bu bağlamda görebilmek, hem meziyet hem de yürek ister...

 

Neden mi?

 

Bildiğini düşünmek, farkında olmak ayrı şey, bildiğin acıları tatmak ise bazen tam bir ızdırap kaynağı olabilmektedir çünkü.

 

Hele hele onca haksızlıklarla karşılaşmanıza, acılar çekmenize, mağduriyet yaşamanıza rağmen elinizden bir şey gelmiyor ve sadece sürecin neleri getireceğini beklemek zorunda kalıyorsanız…

 

Yüreğinize taş basarak acılarınızı etrafınızdaki insanlara fazla hissettirmemeye, üzüntülerinizi ve beklentilerinizin belki de ümitsizliğe doğru giderek güç kazanmasını gizlemek istersiniz.

 

Bu gizlenme çabaları, hem kendi inandıklarınızın azalmamasına hem de çevrenizde sizin başarılarınız ile kendine yön veren, vermek isteyenlerin olduğunu düşünmenizle birlikte zorunlu hale geliyor aslında..    

 

Zaman

 

Sıkıntılı bir süreçten geçerken, çoğumuzun belki de aynı duygularla dile getirdiği bir dileği vardır sanırım. O da; “zamanın göz açıp kapanıncaya kadar” geçmesi değil midir?

 

Veya zamanı anlatmak için;

 

Zaman;“bekleyenler için çok yavaş”..  “yas tutanlar için çok hızlı”.. “sevinenler için çok kısa”.. ama “sevenler için “sonsuzdur   denmez mi?

 

Ama bir gün o gizlenmenin de bir sonu gelecek, gizlendiren ile gizlenen yer değiştirecek… Tek yapmamız gereken sanırım bu süreci sabırla beklemek…

 

Sadece yaşadıklarımızın gizemi ve gizliliği değil, her ne iş yapıyorsak yapalım asıl amaçlarını da gizleyenlerin var olduğunu biliyoruz…

 

Gerçekler

 

Sıklıkla duyduğumuz gibi, ayrıntılarını bilemesek de, gerçekliklerini kanıtlayamasak da, ne kazanılacak ne kaybedilecek konusunda rakamlarla ortaya koyamasak da, başkalarının mutsuzluğundan mutlu olanların var olduğu gerçeği gibi, gizli gündemlerin de varlığını anlayabilmeliyiz.

 

Bu gizli gündemler bazen “komplekslerden”, bazen “sevgisizliklerden” çoğu zaman da maalesef kişisel veya örgütsel “menfaatlerden” kaynaklanmaktadır.

 

Zihinlerimizde kendine yer edinmiş  “amaca giden her yol mübahtır” sözleri ile de bazen yapılmaması gerekenler yapılmaya başlanmış, kendi amaçları uğruna isteyerek veya istemeyerek, bilerek veya bilmeyerek “öteki”leştirdikleri kendilerinden olmayanları cezalandırırcasına iş ve işlemlerde bulunmaktadırlar.       

 

Gruplaşma

 

Bazen karşımıza “kadrolaşma” olarak çıkmakta, bazen de “hemşericilik” olarak kendilerine yer bulabilmektedir. Başlangıçta etnik kimlik olarak herhangi bir ayrım yapılmıyor gibi görünse de, sonralarda “uzayan kol bizden olsun” gibi sözlerle gerçek amaçlarını da ortaya çıkarmaktadırlar.       

 

Toplum için gereken asıl ve acil ihtiyaçlar göz önüne alınmayıp, kendilerinden olanların isteklerine hizmet etme çabasında olmaya, haksız, hukuksuz, adil olmayan bir paylaşıma sebep olmaktadırlar.

 

Zaman zaman yerel yönetimlerin oy potansiyeli olan bölgelere göre hizmet götürdüklerini, sadece oy değil, bazen de etnik kimliklerine göre milli servetin, ülke nimetlerinin eşit şekilde paylaşılmasının önüne geçerek bizzat haksızlıklara sebep olduklarını, tüm imkanları etnik kimliklerinin topluca yaşadıkları bölgelere götürdüklerini görüyoruz…

 

Aslına bakarsanız sayısal çoğunluk belki onların güçlü olmasını gerektirmiyor. 

 

Ama onlar; örgütlü toplumların daha kazançlı çıktıklarını bildikleri için, bir şekilde karar mekanizmalarında kendilerine, kendilerinden olanlara yer açmakta, önündeki imkanların ve fırsatların varlığını bilerek daha iyi değerlendirebilmektedirler.

 

Bunları yaparken de öncelikle gizlenme gereği duysalar da, sonralarda öylesine gözleri dönmekte ki hiçbir gizli düşünce, plan, program, amaç vs. kalmamaktadır.

 

O halde neden aynı güçler hep kazanıyor diyecek olursanız eğer, sizler, bizler;onlar gibi örgütlenmediğimizden, gizli gündemler peşinde olmadığımızdan diyebiliriz… 

 

FETÖ/PDY ile gelinen bugünkü noktayı, başlangıcı, büyümesi, evrilmesi, güçlenmesi ve cüretlenmesi ile değerlendiğinizde, sanırım gizli gündemlerin de aslında pek gizli olmayıp, bakış açıların bilerek veya bilmeyerek farklı yere kilitlenmesi, asıl sorulması gerekenlerin sorulmaması, görülmesi gerekenlerin görülmemesi olarak da değerlendirilmelidir…

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
AMERİKAN KÜLTÜR OKULLARI ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Sanberk İnşaat artıotomat Hazal parke İbrahimoğlu İnşaat 2016
cemtur son reklam MOBESKO Aytaş Şömine Akmis Eleman ilanı