28 Nisan 2017 Cuma
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman@mynet.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sınav “manyağı” olduk

Galip Ataman

23 Kasım 2016 tarihli yazısı

Bugün ve yarın yapılacak TEOG-1 sınavına 1 milyon 190 bin ortaokul 8. Sınıf öğrencisi girecek.

Pazar günü yapılan KPSS ortaöğretim sınavına 3 milyon 500 bin, geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS Lisans sınavına 1.231.479 kişi girmişti.

KPSS/ÖABT (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) sınavına 340 bin öğretmen adayı girdi.

İçinde bulunduğumuz 2016 yılında bugüne kadar yapılan 55 sınavda yaklaşık 14 milyon kişi şansını denedi.

2017 yılında bu rakamın 20 milyona ulaşması bekleniyor.

Her 7 kişiden birinin girdiğin sınava ailelerinin de aynı stresi yaşadığını dikkate aldığımızda “sınav manyağı” olduk çıktık.

Ortaokuldan itibaren yaşamının her alanında tanıştıkları TEOG, YGS, LYS, KPSS, YDS, ALES, ÖABT, DGS hem öğrencileri hem ailelerini olumsuz etkiliyor.

Her yaş grubu insanı “yarış atı” gibi yarıştırarak bir kısmını işe yerleştirip çoğunu işsiz bırakan bir uygulama, Türkiye’de yıllardır denenen eğitim sisteminin başarısızlığını gösteriyor.

KPSS/ÖABT’ye giren 100 öğretmenden 90’ı hayal kırıklığı yaşıyorsa, 1 milyona yaklaşan üniversite mezununu işsiz dolaşıyorsa, her geçen yıl artan işsiz sayısı 3 milyonu aşmışsa hatayı yalnız eğitim sisteminde değil istihdam politikasında da aramamız gerekiyor.

Son 14 yılda 6 bakan ve onlarca yönetmelik değiştiren milli eğitim bakanlığı; yeni marka liseler açmak yerine mevcutlarını proje okula dönüştürerek, tüm alanlardaki liseleri Anadolu lisesi yaparak başarılı olunamayacağını görmeli.

Okullarda sosyal barışın bozulmasına neden olan, liyakatı bir kenara bırakıp siyasi görüş ve sendika rozetine göre yapılan müdür görevlendirmelerinden vazgeçilmedikçe başarıyı unutalım.

İmam hatip liseleri sayısını arttırarak milli eğitimde başarılı olunacağı sevdasından vazgeçelim.

Eğitimde kaliteyi dert edinmeyen, başarı çıtasının yukarılara çıkartılması için elini taşın altına koymayan, üye sayısını arttırarak yetkiyi ele geçirmekten başka düşüncesi olmayan, okullarda sosyal barışı bozacak uygulamalar peşinde olan “eğitim sendikaları” varlıklarını bu haliyle sürdürdüğü sürece ne yapılırsa yapılsın sonuç alınamaz.

 

teogg1

 

AD DEĞİŞTİRMEK YETMİYOR

İnsan yaşamının öğrencilikten mezuniyete, çocukluktan yetişkinliğe kadar her devresinde sınav var.

Ancak o sınavlar eğitimin kalitesini arttırmaktan, okulların ve öğrencilerin başarı çıtasını yükseltmekten, istihdam yaramaktan çok uzak.

Sonuçlara baktığımızda sınav adlarını değiştirmekle eğitim kalitesinin artmadığını, başarı çıtasının yükselmediğini, sorunların giderilmediğini gördük.

2004 yılına kadar Lise Giriş Sınavı (LGS), 2005-2008 arasında Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS), 2009-2013 arası Seviye Belirleme Sınavı (SBS), son 3 yıldır Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’nda (TEOG) olduğu gibi.

Başka? 2008 yılına kadar OKS’ye sadece ortaokul 8. sınıflar girerken 2009’dan itibaren sınavın adı SBS oldu, sınav 8. sınıfların dışında 6. ve 7. sınıflara da uygulanmaya başladı.  2012 yılında başa dönüldü sadece 8. sınıflar sınava alındı.

2013 yılından buyana uygulanan ve kurtarıcı gözü ile bakılan Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) da test bağımlılığını gidermemiş, sadece pansuman ve makyaj olmuştur.

Milli eğitim bakanlığı illerde marka liseler açmayarak ortaokul mezunu öğrencilerin İstanbul, Ankara gibi illerdeki kaliteli ve başarılı okullara gitmelerine seyirci kalmıştır.

Özel okullar verilen teşviklerle özendirilirken öğrencilerin birden fazla okula kayıt yaptırmasına izin verilerek kontenjanlar aylarca boş kalmıştır.

Tüm liseler Anadolu lisesine dönüştürülerek tüm öğrenciler sınava sokulmuş, kalite yerine öğrenci ve velilerde psikolojik travmalar yaratmıştır.

O sınavlardan biri bugün ve yarın yapılacak. 26 bin 125’i Kocaeli’de olmak üzere Türkiye genelinde 1 milyon 190 bin ortaokul 8. sınıf öğrencisi Temel Öğretimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı’na (TEOG-1) girecek. Mazeret sınavları ise 10-11 Aralık’ta yapılacak.

TEOG-2 sınavları 26-27 Nisan 2017 tarihlerinde, mazeret sınavı 20-21 Mayıs 2017’de olacak.

Bugün ve yarın TEOG-1 sınavına katılacak tüm öğrencilere başarılar diliyorum.

 

öğretmenler-günü-2015

 

 

Eğitim sendikaları elini öğretmenlerden çeksin

 

Yarın 24 Kasım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün          “Millet Mektepleri” Başöğretmenliğini kabul ettiği 24 Kasım 1928’in yıldönümü.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasım’ın her yıl “Öğretmenler Günü” olarak kabul edilmesinin ve kutlanmasının yıldönümü.

Bugün yaklaşık 850 bin öğretmen görev yapıyor, bir o kadar da emekli öğretmen var.

Ama gel gör ki siyasi söylemlerle üye sayısını arttırmaktan başka düşüncesi olmayan sendikalar eğitimin kalitesinin artması için çaba harcamadıkları gibi “Öğretmenler Günü”nde de bir araya gelemiyorlar.

Bazıları 24 Kasım’ın 12 Eylül ürünü olduğunu söyleyerek evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum günü 28 Mart’ın yıldönümünü “Öğretmenler Günü” “olarak kutluyor.

İktidara yakın olmakla övünen sendikalar Öğretmenler Günü programlarına ve etkinliklerine katılmıyor.

Bir kısmı da öğretmenler ile bir araya gelmek yerine kendilerine yakın sivil toplum örgütleri etkinliklerinde, yaptırdıkları anket sonuçlarını paylaşıyor.

Öğretmenlerin aidatları ile ayakta duran sendikalar öğretmenlerin sorunları ile uzaktan yakından ilgilenmedikleri gibi aldıkları kararlarla öğretmenleri itibarsızlaştırıyorlar, okullarsa sosyal barışın bozulmasına neden oluyorlar.

Sendikaların bölüp parçaladığı, seçimlerden seçime hatırladığı, siyasi emellerini gerçekleştirmek için kullandığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek öğretmenleri fazla bir şey istemiyor.

İstedikleri tek şey, biraz motivasyon, biraz ilgi, biraz başarıyı arttıracak ortak çalışma olanağının sağlanması.

Varsın sendikalar bölüp parçalasın, varsın siyasiler itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapsın benim öğretmenim sınıfa girdiğinde tüm sorunlarını unutur, tüm enerjisini ve birikimini öğrencisi ile paylaşır.

Öğretmenin başarılı olması, eğitimde kaliteyi arttıracak performansı göstermesi, sınavlarda çıtayı yukarılara çıkarması isteniyorsa sendikalar ellerini, öğretmenlerin üzerinden çekmelidir.

 

EĞİTİM-İŞ ANKETİ

Türkiye genelinde ve Kocaeli özelinde en az üyeye sahip Eğitim-İş Sendikası, Öğretmenler Gününde açıkladığı anket geleneğini bu yılda sürdürdü.

43 ilde 707 öğretmenle görüşerek yaptığı “Öğretmenlerin Ekonomik Durumlarına İlişkin Öğretmen Görüşleri Araştırması” sonuçlarına göre, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığı maaşı düşük olduğu için azalmış.

Öğretmenler, maaşları yetersiz olduğu için mesleğine tam olarak motive olamıyormuş.

Öğretmenler, az maaş aldıkları için psikolojik sorunlar yaşıyormuş.

Öğretmenler, daha çok para kazanacağı iş bulduğunda mesleğini bırakacakmış.

Devlet okullarında eğitimin niteliğinin düşmesinin nedeni, öğretmenin az maaş almasıymış.

Elbette yaşadığımız dünyada öğretmenin de ekonomik sorunları var ama diğer meslekler ile karşılaştırdığımızda en iyi durumda olduğunu inkar etmek doğru değil.

Öğretmeni “paragöz” göstererek toplum karşısında itibarsızlaştırmak Eğitim-İş’e ve yöneticilerine yakışmıyor.

Eğitim İş Sendikası yöneticileri söyleyebilir mi; maaşı az olduğu için psikolojik sorun yaşayan, mesleğine motive olamayan, saygınlığı azalan, başka iş arayan öğretmenler neden “Pedagojik Formasyon Belgesi” için milyonlar harcıyor, her KPSS sonrası çekilen kur’ada adı çıkınca seviniyor, çıkmayınca üzülüyor?

Eğitim İşl Sendikası yöneticileri neredeyse öğretmenleri sokaklarda dilenen Suriyelilerle kıyaslayacak?

Yapmayın Allah aşkına! Evet, öğretmenlerin sorunu var ama iddia edildiği ve acınacak durumda gösterildiği gibi öğretmenin tek sorunu para değil.

Ben sendika yöneticileri keşke öğretmenlerin para dışındaki sorunlarını da araştırıp kamuoyu ile paylaşsalardı.

Keşke, öğretmen okulları açılması konusunda öncülük yapsalardı.

Keşke, Kocaeli’de “marka” okullar açılması için yaptıkları çalışmalardan bahsedebilselerdi.

Keşke, okullara neden hep belli sendika üyelerinin müdür görevlendirilmesini sorgulayabilselerdi.

Keşke, eğitim kalitesinin arttırılması, başarı çıtasının yükseltilmesi için sendika olarak yaptıkları çalışmaların raporunu paylaşabilselerdi.

Keşkeleri çoğaltmak mümkün. Sendikalar, öğretmenler gününden öğretmenler gününe yaptırdıkları anketlerle anılmaktan vazgeçsinler.

Biraz da motivasyona ihtiyacı olan öğretmenin yapıcı ve yaratıcılığından, insan haklarına saygılı ve içi insan sevgisiyle dolu oluşundan, öğrencisinin başarısı için özverili çalışmasından bahsetseler.

Yaşadıklarına aldırmadan, karşılaştıkları zorlukları dert edinmeden, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözüyle övünen öğretmenlerimizin “Öğretmenler Gününü” kutluyorum.

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere aramızdan ayrılan tüm öğretmenlerimizi rahmet ile saygı ile anıyorum.

Emekli öğretmenlerimize sağlıklı bir yaşam diliyorum.

 

 

Bakan Işık’tan önemli görüşmeler

 

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, ABD Savunma Bakanı Asthon Carter ve Fransa Savunma Bakanı Jean Yves Le Drian ile bir araya geldi. Üçlü görüşmede terör örgütü DEAŞ ile mücadele kapsamında Musul ve Suriye’de yürütülen operasyonlar ele alındı. Işık daha sonra ise NATO Genel Sekreteri Sn. Jens Stoltenberg ile İstanbul'da akşam yemeğinde bir araya geldi. 

 

Untitled-1

 

 

Şehit Halisdemir’in ailesinden tepki!

 

15 Temmuz akşamı FETÖ/PDY Terör örgüt üyelerinin kalkıştığı darbe girişiminin bastırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı meydanlara çağırması etkili oldu.

Demokrasiye ve milli iradeye jetlerle, helikopterlerle, tanklarla saldıranların kalkıştığı darbe girişimi seyrinin değişmesinde etkili olan bir diğer isim de astsubay Ömer Halisdemir idi.

16 Temmuz saat 02.30’da Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Karargahı’nda Tümgeneral Semih Terzi’yi alnından vurarak öldürdükten sonra şehit edilen Ömer Halisdemir, darbe girişimini başarısızlığa uğratan en önemli kırılma noktalarından idi.

Darbenin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından kahraman astsubay Şehit Ömer Halisdemir adı verilen memleketi Niğde-Bor Çukurca Köyünde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce yaptırılan anıt mezarın bulunduğu parka verildi.

Milli eğitim bakanlığı, tüm okullara Şehit Ömer Halisdemir köşesi yaptırdı.

Bu arada bazı açıkgözler ve ahlaksızlar Şehit Ömer Halisdemir adını ticari amaçla kullanmaya başladı.

Körfez ilçede yaptırılan Şehit Ömer Halisdemir adının verildiği parka Türk Bayrağı ile kamufle edilen baz istasyonu kurmak isteyenler gibi.

 

şehit-halisdemi,r

 

AİLEDEN TEPKİ GELDİ

Kahraman astsubay Şehit Ömer Halisdemir adının ticari amaçla kullanmak isteyenlerin sayısının artması üzerine ailesi harekete geçti.

İçişleri Bakanlığı’nca tüm valiliklere gönderilen genelge sonrası Şehit Ömer Halisdemir adının kullanılması ailesinin iznine bağlandı.

İşte şehidin babası Hasan Hüseyin Halisdemir, annesi Fadimara Halisdemir, kardeşleri Soner Halisdemir ve Doğan Halisdemir’in 1 Kasım 2016 tarihinde Niğde Valiliğine verdikleri dilekçe;

“15 Temmuz gecesi ülkemizde yaşanan menfur darbe girişiminin seyrini değiştiren, kahramanlığı ve gösterdiği üstün başarı sonucu ülkemizin ve milletimizin sinesinde yer bulan Şehit Ömer Halisdemir’in ailesiyiz. Şehidimizin yaptığı bu kahramanlık ülkemizde büyük bir yankı bulmuş, Şehidimizin ismi binlerce çocuğa verilmiş ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarına da ismi verilerek yaşatılmaktadır. Bu teveccüh ve ilgiden faydalanmak isteyen bazı kişi ve kurumlar kar amacı güden şirketleşmelerin varlığı bizi rahatsız etmektedir.

halisdemir-(2)

 

Biz Şehit Ömer Halisdemir’in ailesi olarak;

Şehidimizin isminin hiçbir şekilde filmlerde kullanılmasına,

Şehidimizin isminin ve resminin reklamlarda araç olarak kullanılmasına,

Şehidimizin isminin ve resminin kar amacı güden şirket ya da işletmeler ve sivil toplum örgütleri tarafından kullanılmasına kesinlikle muvafakatımız yoktur.

Aksi takdirde davranışlar hakkında yasal yollara başvurulacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşlarına duyurulması hususunu takdirleriniz arzederiz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup ulusoy_yufka cemtur son reklam kesmar