21 Kasım 2017 Salı
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İçimizdeki dış mihraklı düşmanlar

Yüksel Yılmaz

19 Kasım 2016 tarihli yazısı

“Çözüm süreci” ifadesini asla “barış süreci” olarak dillendirmedim. Çünkü “barış” düşmana karşı söz konusu olabilir ve Kürt Türkün düşmanı değil, kardeşidir. Ancak dış güçlerin içimize sızdırarak vatanımızdaki Ermeni ve komünistler eliyle kan ve gözyaşı akıttırdığı “barışılması” değil, “defedilmesi” gereken düşmanlardır. Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan, “Kürt sorunu herkesten önce benim sorunumdur”, “Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has sorunları vardır. Varsa yoksa Kürt sorunu diye bir şey yok”, “Benim ülkemde etnik sorun değil terör sorunu vardır” ve “Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” diyerek mutedil olanı söylemiştir. Sayın Devlet Bahçeli de benzer bir ifadeyle “Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır” demiştir.

 

Fakat CHP, 1990'da hazırlanan “Doğu ve Güneydoğu Sorunlarına Bakış ve Çözüm Önerileri” isimli raporda, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorunu ile Kürt sorunu, Türkiye'nin demokratikleşme ve demokratik haklar sorunu ile iç içedir” diyen SHP’nin devamı olarak 1994’te “Yeni Hedefleri ve Yeni Türkiye” başlıklı programında “Kürt Sorunu” ifadesini kullanmıştı. 1999'daki “Doğu ve Güneydoğu Raporu”nda da bu ifade yer alıyor. Sonra 2003'teki 30. Olağan Kurultay’ında da. Hatta sorunu tanımlama ısrarı 2008’deki 32. Olağan Kurultay Bildirisi'nde de sürdürüldü: “Devletin kimseyi asimile etmeye hakkı yoktur... Kişisel kültürel haklar, temel insan hakkıdır…”

 

Kadir İnanır gibi popüler bir sinema sanatçısı, “Kürt sorunu bu ülkedeki en büyük sorun. Bu sorunu, bu ülkede yaşayan Kürtleri yok sayamazsınız! O zaman onlar da sizi yok sayarlar, kavga başlar. Zaten böyle olmadı mı? Artık bu ülkede beraber yaşama kültürünü hayata geçirmek zorundayız” diyerek Hükümetin hiç duymak istemeyeceği ama Kürtleri gaza getirenlerin alkışlayacakları bir ifade kullanmıştı. İnanır’a şunları sormak gerekirdi: Doğudakilerin sorunları vardı da Batıdakilerin yok muydu? Bütün bu sorunların kaynağı hep günümüz politikası mıdır? Doğudaki sorunların nedeni Kürt olmaları mı? Batıdaki sorunların nedeni Türk olmaları mı? Dış mihrakların organize ettiği bölücü politikalara neden alet oluyorsun?

 

Sapla samanı karıştıran açıklamalar işi yokuşa sürmekten başka bir işe yaramaz. Sinemayı iyi bilebilirsiniz ama dış güçlerin kuklalarının kimler olduğunu hiç bilemeyebilirsiniz. Şunu da sormak lazım İnanır gibi inananlara: ABD Büyükelçisi HDP’li belediyelere kayyum atanmasından neden rahatsız oldu? Ona ne? PKK’yı terör örgütü kabul ettikleri halde HDP’nin başına bir şey geldiğinde bas bas bağıran Amerikanolar Mehmetçiklerimizin ve sivil vatandaşlarımızın başlarına bir şey geldiğinde neden hiç oralı bile değiller? Ortada çifte standart yok mu? İnanır cevap versin. Buna kim inanır? Kadir (İnanır) inanır.

 

Büyük Orta Doğu Projesinin ana hedefi, PKK ve PEJAK gibi terörist grupların Amerika tarafından silahlandırılması yoluyla kan ve gözyaşı ile Orta Doğu jeopolitiğinin değiştirilmesi ve Amerika-İsrail çiftinin desteğiyle Orta Doğu'nun Balkanlaştırılmasıdır. Yoksa PKK’nın, Kuzey Irak’taki üslerinde Amerikan tankları ve ağır silahlar bulundurması başka nasıl açıklanabilir? Nitekim Türkiye topraklarında yakalanan bazı PKK'lıların üzerinden Amerikan silahları çıkmıştı. Amerika’nın Türkiye’nin ayrılıkçı Kürtlerini desteklediğine ve bu grup için silahlar gönderdiğine ilişkin belge ve deliller elde edilmişti. Kayıp 190 bin adet Amerikan silahı başka nasıl izah edilebilir? Daha önce Irak'ta kaybolan binlerce Amerikan silahının bazılarının PKK kamplarında bulunması neyi gösterir? Peşindekilere güven vermek için PKK'nın askeri kanadının lideri Murat Karayılan, Daily Telegraph’la yaptığı söyleşide, Amerika'nın doğrudan PKK'ya silah gönderdiğini teyit etmişti. Niçin ABD, terörist örgütler listesine aldığı PKK'yı çeşitli yollarla destekliyordu?

 

Lakin Türkiye ve İran'ın, başta terörizmle mücadele olmak üzere çeşitli alanlardaki işbirliği Amerika'yı memnun etmemişti. PKK’nın İran kanadı (PEJAK), İran İslam Cumhuriyeti aleyhine faaliyetlerini artırınca İran ve Türkiye'nin terörizmle mücadelede daha çok dayanışmalarına neden olmuştu. Siyonist rejim ve Amerika boş durmayıp PEJAK'a para ve silah yardımı yapıyordu. Yahudi lobilerinin yönettiği ABD, Davos Ekonomi Zirvesi'nde İsrail devlet başkanına “Bir dakika” (one minute) diyen bir lidere (Erdoğan) ve bir şeriat devleti kurucusuna (Humeyni) asla güvenemezdi.

 

İlk kez Balkan yarımadasında Yugoslavya'nın bölünmesinden sonra gündeme gelen Balkanlaştırma teriminin Orta Doğu konusunda da kullanılması, buradaki ülkelerin bölüneceğinin işaretiydi Amerika'nın ve Siyonizmin bu planı bölge ülkelerini zayıflatma amaçlıydı. Amerika, ‘terörist' ilan ettiği PKK’nın sınırın öte tarafındaki uzantıları olan PYD ve YPG ile aynı yatağa niçin girmişti? PKK’yı 'terör örgütü' ilan edip, onun Suriye’deki kolunu (PYD) ve o kolun silahlı unsurlarını (YPG) terör örgütü görmemek hangi mantıkla açıklanabilirdi? Bir terör örgütü, bir başka terör örgütüyle savaşıyor diye ‘meşru’ olur muydu? El Nusra örgütü de IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ile savaştığına göre neden Nusra’yı (PYD ve YPG’yi gördüğünüz gibi) meşru görmüyorsunuz? Zira Amerikan yönetimi Ekim 2014’te PYD’yi ve Eylül 2015’te onun silahlı kanadı olan YPG’yi terör örgütü olarak görmediğini ilan etmişti. Aslında Amerikalı gazeteciler sahada biraz dolaşınca PYD ve YPG’nin PKK’yla bağlantısını fark etmişler ve merkezlerine PYD ve YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğunu bildirmişlerdi. Bu durumda ‘yönetim’in 'terör örgütü' ilan ettiği bir yapıyla işbirliği yaptığına dikkat çektiler. Ama her nedense bu haberlerin Washington Post, New York Times gibi en çok okunan gazetelerde yer bulması mümkün olamadı. Çünkü bunları Yahudi lobileri yönettikleri için işlerine gelmeyen haberleri engellediler.

 

Radikal Müslümanlar dağınık halde birer birey olduklarında intihar komandosu olarak veya uçak kaçırarak ya hedef olmaktan kurtuluyorlar yahut casusluk veya politika yoluyla daha güvenli oluyorlar. ABD şiddet yanlısı radikal Müslümanları bir araya getirip hedefleyebilmek için İŞİD’i kurdurdu ve böylece hedefleyeceği radikal Müslümanların adresi belli oldu. ABD’nin istediği İŞİD gibi sert (cihadçı) Müslümanlar değil, dinler arası diyalog yapacağı yumuşak (ılımlı) Müslümanlardı. Bu yüzden her zaman için İŞİD bir tehdit unsuru olarak yok edilmeliydi. İŞİD Selefi cihatçı Vahhabilik inancındakilerin yanı sıra Sünnileri de bir arada barındıran Türkiye’nin 10 Ekim 2013’ten beri ‘terörist organizasyon’ olarak ilan ettiği bir örgüttür. Örgüt genelde Sünnî topluluklar olmak üzere Mücahidîn Şûra Konseyi, el-Kaide, Ceyş el-Fatihin, Cund es-Sahaba, Katbiyan Ensar el-Tevhid vel Sunne, Ceyş el-Tayife el-Mansure gibi farklı isyancı gruplardan oluşur. Hatırlarsanız 25 Haziran 2007’de örgüt, Bağdat'ta Mansur Oteli’nde al-Anbar örgüt liderleriyle bir araya gelen resmî yetkililere karşı bir intihar saldırısı gerçekleştirince altısı Sünnî şeyhi olmak üzere 13 kişi ölmüştü. Örgüt, saldırıyı Iraklı bir asker tarafından tecavüz edilen Sünnî bir kadının intikamını almak için gerçekleştirdiğini açıklamıştı. İŞİD, DAEŞ, DEAŞ, IŞTÖ ya da ILTÖ adı her ne ise “İslam” adının “terör” sözcüğü ile zikredilmesine neden olurken Müslümanların genelini cezp edemeyip itici olmaktadır. Ancak apaçık görünen o ki gerek bu örgütleri ve gerekse onlara karşı bizi kullanmak isteyen ABD, bizim gerçek dostumuz değildir. Türkiye Amerika’nın düşmanlarını değil, kendi düşmanlarını hedeflemelidir. Zira Amerika tam da böyle yapmaktadır. Kazansaydı bundan sonra Clinton’lı Amerika apaçık düşman olacaktı; ama çıkarına bakan düşman (Trump) kazandı. Kısacası Clinton’lı yeni dönem daha tehlikeli olacaktı.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ