23 Kasım 2017 Perşembe
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Bize ne” mi oluyor yani!

Ozan Özgenç

01 Kasım 2016 tarihli yazısı

Geçtiğimiz günlerde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin konuyu gündeme getirmesinin ardından, ana meselemiz artık ve yeniden Başkanlık.

İki, üç yıldır parça parça da olsa gündeme gelen Başkanlık sistemi konusunda ne biliyoruz?

 

Türk usulü başkanlık nedir mesela?

 

Ejnebi usulü nasıl oluyor ki, Türk usulü nasıldır?

Sonra, başkanlıkla yönetilen her ülkede, başkanlık sistemi hep aynı sonuçları mı vermiş?

Bugün başkanlık sistemini savunanlar, başkanlık sistemiyle ilgili ne biliyorlar?

 

Ya da karşısında duranlar, neyin karşısında olduğundan haberdar mı?

 

15 Temmuz süreci devam ederken, yaşanan KHK’lı, OHAL’li şu günlerde, işte bizim tartışma konumuz şimdi bu.

 

Başkanlık gelmeli mi, gelmemeli mi?

 

Önceki gün Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Başkanlık gelmezse ülkenin bölünme riski var.” sözleri açıkçası çok tuhafıma gitti.

Aslında Başkanlık sistemi iyidir, kötüdür tartışılabilir.

Memleketin faydasına olacaksa, her türlü düşünce konuşulabilir.

Ama başkanlık gelmezse, ülke bölünür denildiği zaman ortaya başka sorular çıkar.

Mesela, “Örneğin her türlü iç ve dış saldırıya, teröre karşı verilen binlerce şehide rağmen bölünmeyen, çevresindeki tüm ülkeler onlarca yıldır paramparça edilirken, hala dimdik ayakta kalan Türkiye 93 yıldır bölünmemişken, şimdi neden böyle bir tehlike var?”

Ya da, “Parlamenter sistem içerisinde 13 yıldır halktan aldığı oyla iktidar olan bir siyasi düşünce, bunca zamandır defalarca kendisini yönetme hakkı veren seçmene, ne demek istemektedir?”

Bir halkın, hiç bilmediği bir yönetim modeline korku ve endişeler üzerinden sevkedilmesi mi, vekil kıldığı mecliste ortaya konacak fikirler ve tartışmalar ışığında, bir fikir üzerinden yöneltilmesi mi doğru olandır?

 

Başkanlık gelmeli mi, gelmemeli mi?

 

Bana soracak olursanız, hangisiyle daha iyi yönetilen bir Türkiye olacağına dair oluşmuş hiç bir fikrim yok!

Çünkü daha önce başkanlıkla yönetilmiş bir cumhuriyet geçmişimiz yok.

Ama 93 yılı cumhuriyetle, 3 yılı meclis hükümeti şeklinde, 1876 yılındaki Meclis-i Mebusan’dan bu yana gelen 140 yıllık bir parlamenter sistem tecrübemiz var.

Osmanlı’daki padişahlık yönetimi elbette başkanlıkla kıyaslanabilir ama orada da bir cumhuriyetten söz etmek mümkün değil.

Velhasıl, seçmen olarak ben, kendimi kendi içimde kıyaslayamıyorken, başkalarıyla kıyaslayarak bir karar vermek zorundayım.

 

Ama bu konuda da yeterince fikir sahibi değilim.(toplum olarak)

Ama fikir sahibi olmadığım bu konuda, eğer senin dediğini yapmazsam ülke bölünecek.

 “Tartışılmalıdır” denilen...

Bizdeki başkanlık sistemi tartışması işte budur.

Şimdilerde pek hatırlanmayan ancak tek parti dönemlerini anlatmak için kullanılan bir söz vardır.

 

1929’dan 1946 yılına kadar kesintisiz olarak 17 yıl Ankara Valiliği ve Belediye Başkanlığı yapmış olan Nevzat Tandoğan’a atfedilen cümlede şöyle denir:

“-Size ne oluyor! Bu memlekete komünizm gerekirse onu da biz getiririz.”
Ülke ve toplum için neyin yararlı olduğunun saptanması tekeline dair, daha iyi bir ifade doğrusu olamazdı.

Bugün Sayın Başbakan’ın kurduğu cümlenin, tam olarlak aynısı olmasa da, Tandoğan’ın kurduğu cümleden çok farkı kaldı mı?

Ya bölünme, ya başkanlık derken...

“Bize ne" mi oluyor yani!

 

REKTÖR SANDIĞI

Yeni yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile rektörlük seçimleri kaldırıldı.

Yeni düzenlemeye göre, üniversiteler içinde seçim yapılmadan Yüksek Öğretim Kurulu tarafından önerilecek 3 kişi arasından, Cumhurbaşkanı’nın seçeceği bir kişi rektör atanacak.

Yani, sandık kaldırıldı.

Yani sandık her yerde, en doğrusu değilmiş.

Gerçi daha önce, yapılan seçimlerin de bir anlamı yoktu.

Daha önceki kanunla, rektör seçiminde birinci çıkanın atandığını, hiç bir cumhurbaşkanı döneminde de çok fazla göremedik.

Malumun ilamı oldu.

Ama...

“Zaten seçilen rektör atanmıyordu, biz de seçimleri iptal ettik.” yerine;

“Seçilenler zaten atanmıyordu ama biz sandığa hakettiği değeri verdik.” düzenlemesi, daha demokratik olmaz mıydı?

 

KENT MECLİSİ BUDUR

Geçtiğimiz günlerde de yazmıştım.

İl başkanlarıyla başlayıp, bugün Büyükşehir ve Valilik koordinesiyle devam eden toplantılar, Kocaeli için çok önemli bir şans.

Dün de Büyükşehir Belediyesi Seka Park Otel’de il ve ilçe başkanlarıyla toplanarak, hiç de üzerine olmayan bir vazifeyi yaptı.

Büyükşehirin gerçekleştirdiği ve planlarında olan projeler hakkında Genel Sekreter Tahir Büyükakın bir sunum gerçekleştirdi.

Bu sunumla birlikte, her fikrin temsil edildiği bir ortamda, Kocaeli’nin projeleri konuşuldu.

Bildiğim kadarıya bu bir sunum toplantısıydı.

Oradaki herkesin fikri ve görüşü dinlendi demiyorum.

Ama her siyasi düşünceye, projeler anlatıldı.

Bundan sonraki aşamada, izlenen projeler üzerine fikirler dinlenip, görüşler alınır ve ortak bir karar çıkarsa, bu Kocaeli için muazzam bir ileriye gidiş anlamına gelir.

Umarım yanılmıyorumdur.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Bilgi Köprüsü Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ