23 Ağustos 2017 Çarşamba
Adnan Gümüşer

Adnan Gümüşer

adnangumuser@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Çocuklarımızın eğitimi kimlere emanet

Adnan Gümüşer

22 Ekim 2016 tarihli yazısı

Eğitim, insanı kültürel hayata hazırlayan sosyal süreçlerin bütünüdür. Bu açıdan, eğitim sürecinin, toplumsallaşma ile eşanlamda olduğu, her türlü bilgi paylaşımını ve değerleri kapsadığı söylenebilir. Toplum içerisinde eğitimin en temel işlevi bireyleri her gün değişen ve gelişen toplumsal yapıya uyarlamak ve bireylerin belirli toplumsal rolleri yerine getirmeleri için gereken bilgi ve donanımı sağlanmaktır. Bunu hedeflemektir.  Eğitim kurumu gayri resmi olarak evde ve genel kültürel çevrede, resmi olarak da okullarda çalışma yerlerinde olabilmektedir. Toplumsal bir varlık olan insanın, hayatını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi için belli bir eğitimden geçmesi gerekir. Bu eğitim süreci, bir taraftan insanın toplumsallaşmasını sağlarken, diğer taraftan da toplumsal hayata uyumu sağlayacak bazı bilgileri, değerleri ve davranışları edinmesini sağlar. İşte bu sürecin ilk başladığı yer de ailedir.

 

Bu süreçte başta çocuklar olmak üzere bütün aile bireyleri değerlerle donatılırlar. Aile bireyleri toplumsallaşma süreci sayesinde güçlenir, gelişir ve daha yüksek sosyal statüler elde etmek için kendilerinin hangi yetenekleri kazanmaları ve geliştirmeleri gerektiğini öğrenirler. Sorumluluk ve görevlerin öğretildiği sosyalleşme sürecinde, aile bireyleri aynı zamanda, rollerini ve gereklerini öğrenirler. Geleneksel toplumlarda üretim, tüketim, inanç ve ibadet, boş zaman, eğlence gibi eğitimin de edinildiği ve gerçekleştiği temel ortam okul, aile ve akrabalık sistemidir. Çocuk yaştan itibaren inanç ve ritüeller ait olunan topluluğun üyeleri tarafından örneğin daha yaşlı, bilgili ve tecrübeli büyüklerden öğrenilir. Sınırları belli bir mekân ve topluluk ortamının sağladığı yüz yüze ve doğrudan ilişki imkânı çoğu kez yaşam içinde öğrenmeyi ve birlikte uygulamayı mümkün kılar.

 

 Benzer şekilde yaşam biçiminin sonucu olarak erken yaşlardan itibaren üretim faaliyetinin içinde bulunma temel üretim bilgilerinin aile ortamında edinilmesini mümkün kılar. Geleneklerin, adetlerin, değerler ve normların edinilmesinde de aile sistemleri önemli yere sahiptir. Bu anlamıyla birlikte yaşanılan çevrenin ve birlikte yaşanılan insanların belirgin etkiye sahip olduğu, farklılaşma ve uzmanlaşmanın düşük düzeyi dolayısıyla eğitiminde ayrı bir faaliyet alanı olarak örgütlenmemişliği modern öncesi dönemin ayırıcı vasfını ortaya koyar. Eğitim aracılığıyla bireylerin bir yandan istenilen niteliklere sahip bir yetişkin olarak topluma hazırlanmaları sağlanırken, diğer yandan geleneksel toplumlarda çok önemli olan toplumun devamlılığı ve istikrarı da garanti altına alınmış olur. Bilindiği gibi son derece zorlu koşullarda verilen yaşam mücadelesi insanların donanımlı olmasını gerektirir. Bu durumun en belirgin toplumsal ve kültürel karşılığı aile-akrabalık sistemine ait kurallar ve değerlerin yeni nesillere aktarılması ve benimsetilmesine verilen önemde görülür. Büyüklere saygı, törelere uymada saygısızlık ya da gevşeklik gibi durumlar doğrudan birliği ve dayanışmayı dolayısıyla aile veya topluluğun varlığını tehlikeye atacak hususlar olarak görüldüğünden en ağır biçimde cezalandırılır.

 

Tersine kutsalları, töreyi, aile onurunu korumaya ve yaşatmaya yönelik davranışlar sürekli ödüllendirilir. Bireysellik yerine birlikteliğin geçerli olduğu topluluklarda itibar ve ayrıcalık topluluk adına kazanılır ve topluluk adına verilir. Anlaşılacağı üzere geleneksel toplumlarda dünyaya biyolojik bir varlık olarak gelmiş insanın toplumsal-kültürel bir varlık hâline gelerek ait olduğu sosyal gruba uyumu ve yetişkin bir üyesi olarak görevlerini yerine getirmesi eğitimin başlıca amacıdır. Günümüzde eğitim kurumları ailenin bu işlevini büyük oranda üstlenerek ailenin yükünü hafifletmiştir. Çocuğun örgün eğitimini büyük oranda devlet üzerine almıştır. Çocukların okula giriş yaşı düşerken, okuldan çıkış yaşı yükselmiştir.

 Günümüz aileleri de geçmişe oranla eğitim konusunda daha ilgili ve bilgili hâle gelmişlerdir. Hal ve vaziyet bu iken İzmit merkezdeki bir ilkokulun önünden geçerken güzel bir hava vardı. Belli ki bu havayı değerlendireyim diyen okul öğretmeni anasınıfı çocuklarını okul bahçesine çıkarmış diskoda çalınan şarkıları teypten dinletip onlara moral! veriyordu. Batıda, Avrupa’da, İsrail’de, acaba bu yaştaki çocuklara bunlar mı dinletiliyor. Merak edenler araştırmalıdır.

Biz çocuklarımızın okulda neler yaptığını biliyor veya izliyormuyuz?

Kalın sağlıcakla…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
kafkas bbs inşaat AYYILDIZ eskar Gökhan Otel Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Başiskele Sigorta cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ Ford