21 Eylül 2017 Perşembe
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“YÖK’te taşlar oynadı”

Galip Ataman

21 Ekim 2016 tarihli yazısı

Son günlerde dışta “Musul”, içte “Başkanlık Sistemi” ile yatıp kalkıyoruz.

Gazeteler birinci sayfalarına, televizyonlar haber programlarına“Musul” ile başlıyor,“Başkanlık Sistemi” ile bitiriyor.

Uzman olsun olmasın köşe yazarları sayfalarca, televizyon yorumcuları saatlerce “Musul”ve “Başkanlık Sistemi”üzerine ahkam kesiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yükseköğretim akademik yıl açılışını ilk kez Külliye’de gerçekleştirerek üniversite boyutundan ulusal boyuta taşıması fazla ilgi görmüyor.

Lütfedip haber yapanlar da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversiteler ile ilgili düşüncelerine değil de “Musul” ile ilgili açıklamalarına yer veriyor.

YÖK’ün 12 Eylül 1980 ürünü olduğunu, değiştirilmesi gerektiğini savunanlar Başkan Prof. Dr. Yekta Saraç’ın “Yeni YÖK”ile ilgili kararlarından tek kelime etmiyor.

Gazetelerin ve televizyonların yükseköğretim akademik yıl açılışının ilk kez Külliye’de yapıldığı törende YÖK ile ilgili açıklamalara yer vermemelerini anlıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversiteler ile ilgili görüş ve düşüncelerini üniversitelerinin sitelerinde yayınlamayan rektörlere ne demeli?

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın “Yeni YÖK” ile ilgili kararları ve açıklamalarını Külliye’deki açılışa katılamayan öğretim elemanları ile paylaşmamasını nasıl yorumlamalı?

Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın YÖK Başkanının konuşmalarını üniversitelerin sitelerine taşımak, yayınlamak, link bağlantısı ile paylaşmak bu kadar zor mu?

 

yök-töreni

 

 SEÇİM KALKACAK AMA

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ilk kez yapılan yükseköğretim akademik yıl açılış törenine katılan rektörlerimiz Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın YÖK Başkanının konuşmalarını fazla önemsemesinler.

Varsın onlar “Rektör olarak biz toplantıya kayıldık, dinledik, öğrendik. Başkalarının bilmesine gerek yok” desinler!

Geliniz o toplantıda Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın YÖK Başkanının “Yeni YÖK” yapılanması ile ilgili görüşlerine, düşüncelerine, açıklamalarına, tavsiyelerine göz atalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, YÖK’ün kurulduğu 1981 yılından buyana en çok konuşulan ve tartışılan rektör seçimi ve ataması ile ilgili açıklaması bence toplantının en önemli açıklaması idi.

Rektör adaylarının akademisyenlerin oyları ile seçilmesinin yarattığı sıkıntılara dikkat çeken Cumhurbaşkanı, “Görünüşte demokratik olan rektörlük seçimleri üniversitelerimizde kırgınlık yaratan bir sisteme dönüşmüştür.Üniversitelerde yaşanan bu yıkıcı süreç YÖK ve Cumhurbaşkanının takdiri ile daha da kırıcı ve yıkıcı hale dönüşmüştür. Genel olarak yükseköğretim sistemimizin ciddi bir yeniden yapılanmaya tabi tutulması gerekmektedir” diyerek YÖK Yasasının değiştirileceği müjdesini verdi.

Rektör adaylarının seçimde aldıkları oylara bakılmaksızın yapılan atamalara bakıldığında değişikliğe gidilmesi doğru.

Ancak “Yeni yöntem nasıl olacak? Rektörler nasıl belirlenecek?” sorularının cevabı belli değil. Umarım yeni uygulama eskisini aratmaz.

Dikkat çeken bir diğer konu da, Sayın Cumhurbaşkanının yeni dönemde idari ve mali açıdan YÖK’ten bağımsız ve şeffaf, üniversitelerin tamamını kapsayacak bir kurul oluşması isteği idi.

Yıllardır hep konuşuldu, tartışıldı, istendi ama bir türlü gerçekleşmedi. Dileğim Yeni YÖK kurulurken verilen sözlerin tutulması.

 

2016-10-18-toren-21

 

BAŞKAN SARAÇ VE YENİ YÖK

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın 2016-2017 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreninde yaptığı konuşma metnini dikkatli okudum.

Umarım, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Kültür ve Kongre Merkezindeki törene katılan rektörler de sakin kafa ile bir kez daha okurlar, tüm öğretim elemanlarının da okumalarını sağlarlar.

Konuşmanın dikkatimi çeken cümleleri paylaşmak istiyorum.

Sayın Başkan, “Son yıllarda yükseköğretimde sistemimiz hem nitelik hem de nicelik olarak çok önemli gelişmelere sahne olmuştur. Yükseköğretimde artık taşlar yerinden oynamıştır. Yasal düzenlemeleri beklemek yerine yapabileceklerimizi yetkimizi sonuna kadar kullanarak yapmaya, bilim hayatını üniversitelerimizin bilimsel gücüyle tekrar şekillendirmeye başladık” diyor.

Yekta hoca hani haksız da değil. Anayasa’nın bilmem kaç maddesi değişti. Bazı maddelerinin değiştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Ama YÖK’ün görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 130. ve 131.Maddeleri ile ilgili “tık” yok.

YÖK başkanının katıldığım bir başka cümlesi, “Yeni YÖK olarak bizler kaliteyi artık gündemimizin ilk maddesi olarak ele alıyoruz. Bu bağlamda toplumun çok farklı düşünce kutuplarında tasvip gören pek çok karara imza attık. Daha çok bilim ve teknoloji üretmeyi, daha nitelikli eğitim öğretim yapmayı, ülkemize daha iyi yükseköğretim hizmeti vermeyi ve Türkiye’nin geleceğine daha çok katkı yapmayı hedefledik. Yakın gelecekte büyük illerimizin yanı sıra Anadolu bozkırlarında da ülkemizin yararına bilim ve teknoloji üretilebilecek üniversitelerimizin var olacağının güçlü umudu içerisindeyiz.”

Tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, öğretmenlik programlarına giriş, doktora programları ve lisans eğitimi süreçleri ile ilgili katılımcı bir yöntemle alınmış pek çok kararın toplumun her kesiminde kabul gördüğünü anlatan Başkan Saraç, ülkelerin kalkınmalarının, gelişmelerinin büyük ölçüde üniversitelerin gücüne bağlı olduğunu söyledi.

Geride kalan iki yılda hedeflerin önemli bir kısmını gerçekleştiren Başkan Saraç’ın önümüzdeki dönemde amaçları arasında ilk sırada kurumsal özerklik ve mali esneklik ile ilgili yeni yasaların çıkması için yürütme ve yasama nezdinde girişimlerde bulunmak olacak.

 

koü-hocaları

 

İHTİSAS ÜNİVERSİTELER

YÖK’ün üniversitelerin bir kısmının eğitimde, bir kısmının araştırma ve teknoloji üretiminde bazılarının da bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak amacı ile farklılaşması ve ihtisaslaşması için bir süre önce başlatğı çalışmalar meyvesini vermeye başladı.

2015 yılında Bursa Teknik Üniversitesi (Robotlar ve Akıllı Sistemler), Bandırma 17 Eylül Üniversitesi (Akıllı Ulaşım Sistemleri), Sinop Üniversitesi (Sürdürülebilir Çevre Teknolojileri), Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (Nesnelerin İnterneti, Sosyal Ağlar, Büyük Veri, Data Analitiği), Türk-Alman Üniversitesi (Malzeme Bilimi ve Teknolojileri, Enerji Teknolojileri), Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi  (Havacılık ve Uzay), Erzurum Teknik Üniversitesi (Mikro, Nano, Opo-Elektronik ve Yarı İletken Teknolojiler), Alanya Alaaddin Keykubat Meslek Yükekokulu ( Sağlık ve Moleküler, Hücresel Mühendislik) pilot üniversite ilan edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2016-2017 Yükseköğretim Akademik Yıl açılış töreninde; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (Hayvancılık),  Düzce Üniversitesi (Sağlık ve Çevre), Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (Tarım ve Jeotermal), Bingöl Üniversitesi (Tarım Havza Bazlı Seracılık), Uşak Üniversitesi’nin (Tekstil, Dericik, Seramik) pilot seçildiğini açıkladı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın konuşmasında yükseköğretimin çeşitli sorunları bulunduğunu, giderilmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koyduğu hedeflere ulaşmak için olağanüstü gayret sarf ettiklerini görüyoruz.

Umarım, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın Akademik Yıl açılış törenindeki konuşmalarını öğretim elemanları ile paylaşmayan rektörler aynı samimiyet ve ciddiyetle sahip çıkarlar.

 

KOCAELİ’DEN KATILANLAR

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 18 Ekim’de düzenlenen 2016-2017 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Törenine Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Teknik Üniversitesi’nden katılan hocalar;

Kocaeli Üniversitesi: Rektör Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve yardımcıları Prof. Dr. Ercüment Çiftçi, Prof. Dr. Bekir Çakır, Prof. Dr. Ahmet Küçük, Dekanlar Prof. Dr. Zafer Utkan, Prof. Dr. Alparslan Fığlalı, Prof. Dr. Selman Aziz Erden, Prof. Dr. Halis Aygün, Prof. Dr. Yasin Kişioğlu, Prof. Dr. Nezihi Köprübaşı, Prof. Dr. Nigar Pösteki, Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Prof. Dr. Muharrem Yılmaz, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Recep Tarı.

Gebze Teknik Üniversitesi: Rektör Prof. Dr. Halük Görgün, akademisyenler

Prof. Dr. Babür Özçelik, Prof. Dr. Ali Ata, Prof. Dr. Ayşe Gül Gürek, Prof. Dr. Oya Erdil, Prof. Dr. Hasan Aslan, Prof. Dr.Halit Yanıkkaya, Prof. Dr. Ebru Tümer Kabadayı, Prof. Dr. Tülay Tıkansak Karadayı, Doç. Dr. Abdurrahman Akyol.

 


dasd

 

29 Ekim ve 10 Kasım törenleri yapılacak

 

Ankara Valiliği’nin 17 Ekim-30 Kasım tarihleri arasında her türlü toplantı ve gösterileri ertelemesinin ardından CHP ve sözcülüğünü yapan Sözcü Gazetesi bildik açıklamaları ile kararı sulandırmaya başladı.

Vali Ercan Topaca’nın 29 Ekim Bayramı ile 10 Kasım Atatürk’ü Anma Törenleri yaptırtmamak için ağır ithamlarda bulundu.

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet bir adım daha ileri giderek, yasağın tamamen keyfi uygulama olduğunu söyledi.

Yasağın neyi kapsadığını araştırmadan, Sayın Vali ile görüşmeden gazete haberleri üzerinden yorum yapan Hürriyet, her zamanki gibi niyetinin üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğunu göstermiş.

CHP Milletvekili Hürriyet ve tepki gösterenler Ankara Valiliği’nin yasak kararı ile gerekçelerini okumuş olsalardı benzer talihsiz açıklamalarda bulunmazlardı.

Önceki gün Ankara Valisi Ercan Topaca’yı aradım, yasak kararının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım Atatürk’ü Anma Törenlerini kapsayıp kapsamadığını sordum.

Sayın Vali’nin cevabı, “Galip Bey, yasak kararı kesinlikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım Atatürk’ü Anma Törenlerini kapsamıyor. Yasadışı terör örgütlerinin Ankara’da, özellikle açık ve kapalı alanlarda eylem arayışı içinde oldukları, bazı hazırlıklar yaptıkları istihbaratının bize ulaşması üzerine 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında böyle bir karar aldık” oldu.

Ve ekledi, “Amacımız iddia edildiği gibi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım Atatürk’ü Anma Törenlerine katılmalarını engellemek değil aksine vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmak, kamu düzenini ve esenliğini korunmak, suç işlenmesini önlenmek, hak ve özgürlüklerini korunmak amacıyla böyle bir karar aldık”.

Hiç kimse öküz altında buzağı aramasın. Vali Ercan Topaca sözü; “Ankaralılar 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayacak, 10 Kasım’da Anıtkabir’e yürüyecek.”

Önceki gün Ankara’da öldürülen teröristin Anıtkabir civarında şüpheli şekilde  görülmesi, eski meclis binası civarında şüpheli harekelerinin tespit edilmesi,

29 Ekim veya 10 Kasım törenlerinde saldırı yapabileceği ihtimalinin kuvvetli olduğu açıklamasının yapılması 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında alınan kararın ne kadar doğru ve yerinde olduğunu gösteriyor.

CHP’liler, Kocaeli milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet gibi düşünenler ile Sözcü Gazetesi benzeri yayın yapanların Vali Ercan Topaca’nın “Ankaralılar 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayacak, 10 Kasım’da Anıtkabir’e yürüyecek” açıklaması ardından ne düşündüklerini merak ediyorum.

 

FATMA-KAPLAN-HÜRRİYET

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
bbs inşaat Sanberk_yan eskar Gökhan Otel Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ Ford