21 Temmuz 2017 Cuma
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman@mynet.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Vali’den ‘proje okul’ ile ilgili örnek karar

Galip Ataman

17 Ekim 2016 tarihli yazısı

Ak Parti hükümetleri 14 yılda eğitim alanında birçok projeye ve yeniliğe imza attı. Bilim ve teknolojinin eğitimle buluşturulması, 25’er kişilik sınıflarda tam gün eğitim yapılan okul sayısının yüzde 70’lere ulaşması, öğretmen açığının en aza indirilmesi, kitapların ücretsiz dağıtılması başta olmak üzere onlarca karar aldı.

Sanayiye nitelikli eleman yetiştirmek üzere Organize Sanayi Bölgelerinde özel sektör tarafından kurulan meslek liselerini öğrenci başına 5 bin TL ile destekledi.

Eğitime Yüzde 100 destek Kampanyası kapsamında devlet-halk desteği ile yapılan

Okul ve derslikler sonrası sınıf mevcutları ilköğretimde 50’lerden 25’e, ortaöğretimde 23’lere kadar düştü.

Yıllar sonra 80 milyar lira ile bütçeden en büyük payı akan bakanlık oldu.

Bakanlar ve bürokratlar alınan kararlar yerine siyasilerle yerel yönetimlerden gelen istekleri uygulamaya kalkışınca eğitimde beklenen kalite yakalanamadı, başarı çıtası daha yukarılara çıkarılamadı.

Kamuoyundan büyük tepki alan nedenlere göz attığımızda;

Birincisi; 14 yılda 6 milli eğitim bakanı, sayısız yönetmelik değiştirerek tutarlı bir eğitim politikası izlememesi.

İkincisi; “4+4+4 zorunlu eğitim” kararının siyaseten alınması.

Üçüncüsü; Müdür ve öğretmen atamalarında il milli eğitim müdürleri ile valilerin by-pass edilmesi. İl milli eğitim müdürlerine sekreterlik, valilere noterlik yaptırılması.

Dördüncüsü; Atama listelerinin “liyakata” göre değil de çoğunluğu Eğitim Bir Sen üyelerinin oluşturduğu komisyonların verdiği “keyfi ve yanlı” puanlarla belirlenmesi.

Beşincisi; Okullarda sosyal barışın bozulması.

Altıncısı; İstanbul ve Ankara’daki “marka” okulların “proje okula” dönüştürülerek yapılan keyfi atamaların tepkilere neden olması.
Yedincisi; “devrim” niteliğinde ki kararların kamuoyuna yeterince anlatılamaması.

18 milyon öğrencinin kayıtlı, 1 milyonu aşkın öğretmenin görev yaptığı 61 bin okulda olumlu ve yararlı projeleri gölgede bırakan benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.

Her olayda ve projede olduğu gibi iyi tarafları değil hataları görüp, eleştirmeyi alışkanlık haline getirdiğimizden yerelde iyi niyetli ve olumlu çalışmaları da iyi okuyamıyoruz.

 

3syaziya

 

KOCAELİ’DE EĞİTİM

Yaklaşık 20 bin öğretmenin görev yaptığı, 350 bin öğrencinin kayıtlı olduğu binden fazla okulda verilen eğitimin kalitesi, başarı çıtasının yüksekliğini Türkiye’dekiler ile kıyasladığımızda Kocaeli olarak sınıfı geçtiğimizi görüyoruz.

Kocaeli’de son yıllarda TEOG ve LYS’de elde edilen başarının, Vali Hasan Basri Güzeloğlu ve milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik’in öğretmenlere verdikleri motivasyon ve özgüven sonucu elde edildiğini herkes kabul ediyor.

Milli eğitim bakanı İsmet Yılmaz’ın 2019’da tüm okullarda ve 25’er kişilik sınıflarda tam güm eğitime geçileceği hedefini açıklarken Kocaeli’nin bu hedefi yüzde 80 gerçekleştirdiğine tanık oluyoruz.

Okul öncesi okullaşma ve okuryazarlık konusunda atılan adımları, alınan sonuçları da göz ardı etmemeliyiz.

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı olduğu dönemde Kocaeli’nin bazı bölgelerini zorunlu hizmet bölgesine aldırması öğretmen açığının en aza indirilmesinde etkili olmuştur.

Eğitim adına siyasiler ve bürokratlar çaba harcarken eğitimin paydaşlarından sendikalar ne yaptı dersiniz?

Kocaman bir hiç. FETÖ/PDY soruşturması sonrası panikleyen ve büyük kayıp veren Eğitim Bir Sen, “zorla, keyfi ve yanlı” uygulamalarla okullardaki yönetimleri ele geçirerek sosyal barışın bozulmasına neden oldu.

Türk Eğitim Sen, günlük siyasi polemiklerle iktidarı eleştirmekten eğitimin sorunları ile ilgilenmeye, eğitimin kalitesinin arttırılmasına kafa yormaya fırsatları olmadı.

Eğitim Sen, bildiğiniz gibi. Devleti katliam yapmakla suçlamaya, PKK’lı teröristlerle çatışmaya giren güvenlik güçlerini katil ilan etmeye, HDP’nin izlediği politikaları savunmaya devam ediyor.

Eğitim-İş, zaman zaman yaptıkları açıklamalarla sağda ve solda uç, marjinal sendikaların söylemlerinden ve uygulamalarından rahatsız olan eğitimcilerin oylarına talip olarak üye sayısını arttırmak peşinde.

 

PROJE OKUL RAHATSIZLIĞI

Eğitimde her şeyin eskisinden daha iyi olacağına, kalitenin artacağına, başarı çıtasının daha yukarılara çıkacağına inanmaya başladığımız bugünlerde milli eğitim bakanlığının “proje okul” uygulaması ile ortam gerildi, tansiyon yükseldi.

“proje okul” düşünce olarak hep savunduğum, olmasını istediğim bir proje.

Ama aralarında İstanbul Kabataş, Kadıköy, Vefa Liseleri gibi Türkiye’nin gözde ve en başarılı liselerine yapılan keyfi, yanlı yönetici görevlendirmeleri ile öğretmen atamaları veliler ile öğrencilerin haklı tepkilerine neden oldu.

Milli eğitim bakanlığının, rotasyon adı altında 8 yılını dolduran yönetici ve öğretmenleri liyakatı bir kenara bırakarak hiçbir kriteri ve yönetmeliği dikkate almadan Ankara’dan doğrudan yaptığı atamalara son verip, tartışmalara nokta koymalıdır.

Yüksek puanlarla girdikleri liselerden mezun olan şampiyonların üniversitelerde yüzde 100’e varan başarı yakalayan gençlerimizin geleceğine bir inat uğruna geleceğimizi karartmayalım.

Bilgili, birikimli, yetenekli, donanımlı, üstün zekalı öğrencilerin devam ettiği, sayıları 155’i bulan “proje okul” adı ile yozlaştırılmak istenen okullardan elimizi çekelim.

Uzmanlar, öğrenciler, velileri siyasiler, sivil toplum örgütlerinden yükselen sese kulak verilmez ise yanlış uygulamanın kazananı olmayacağı gibi kaybedeni Türk milli eğitimi olacaktır.

Sorun ciddi. Proje okullara yapılan görevlendirmelerde liyakat esas alınmalı, “benim dediğim doğru” da ısrar edilmemeli.

Bazı çevrelerin “Proje okul uygulaması ile köklü ve başarılı eğitim kurumları imam hatip liselerine dönüştürülmek isteniyor”  iddialarına inanmak istemiyorum.

Ama proje okula dönüştürülen eğitim kurumları ile yapılan müdür atamalarına baktığım da hani haksız da değiller.

Umarım; kısa sürede aldığı kararlar, yaptığı açıklamalar ile eğitimcilerin ve kamuoyunun takdirini alan milli eğitim bakanı İsmet Yılmaz “proje okul” uygulamasındaki yanlışa ve keyfi uygulamaya “dur” der.

 

KOCAELİ’DE ÖRNEK UYGULAMA

İstanbul başta olmak üzere “proje okul” bulunan illerde eğitim-öğretimin  başladığı günlerde acele edilerek, oldu bitti getirilerek yapılan keyfi müdür ve öğretmen atamalarına tepkiler her geçen artıyor.

Ama proje okul yapılan Kocaeli Fen Lisesi, İzmit Mehmet Akif Kız İmam Hatip Anadolu Lisesi, İzmit Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Lisesi, Gölcük Eyüp Sultan İmam Hatip Ortaokulu’nda “tık” yok.

Vali Güzeloğlu ve müdür Çelik’in iyi niyetli yaklaşımı ve aldıkları önlemlerle eğitim-öğretimin aksamadan sürmesinin birçok nedeni var;

Birincisi; Kocaeli’de proje okula dönüştürülen İzmit Mehmet Akif Kız İmam Hatip Anadolu Lisesi, İzmit Necip Fazıl Kısakürek Kız İmam Hatip Lisesi, Gölcük Eyüp Sultan İmam Hatip Ortaokulu yeni. Müdürleri ve öğretmenleri yeni atandı, 8 yıllık rotasyondan etkilenmiyor.

İkincisi; Vali Güzeloğlu ve müdür Çelik’in proje okul uygulaması ile rotasyondan etkilenen Kocaeli Fen Lisesi’nde 8 yılını dolduran 2 ingilizce, 2 matematik, 1 kimya, 1 biyoloji, 1 felsefe, 1 beden eğitimi öğretmeninin başka okullara gönderilmemesinde acele etmemesi.

Üçüncüsü; Müdür Mesut Tekin ve öğretmenlerin LYS’de elde ettiği sonuçlar ile Kocaeli’nin en başarılı okulu “Kocaeli Fen Lisesi”ndeki görevlendirmelerin yaklaşık 300 norm fazlası öğretmenin yerleştirilmesi sonrası dikkate alınacak olması.

Dördüncüsü; Kocaeli’de Vali Hasan Basri Güzeloğlu ve milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik milli eğitimi yönetmeye soyunan Eğitim Bir Sen yöneticilerinin güdümünde hareket etmemesi.

Beşincisi; Vali Güzeloğlu, il müdürü Çelik duyguları ile değil eğitimin kalitesini arttıracak, başarı çıtasını yükseltecek kadrolar ile çalışmak istemesi.

Altıncısı; Vali Güzeloğlu ve il milli eğitim müdürü Çelik’in de niyetinin bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olması.

Yedincisi; Milli eğitim bakanlığı üst düzey yöneticiler ile yapılan görüşmeler, kurulan iyi iletişim sonrası Kocaeli’de huzurun bozulmaması, yakalanan kalitenin düşürülmemesi için olağanüstü gayret sarf edilmesi.

Vali Güzeloğlu ve müdür Çelik, çeşitli çevrelerin etkisinde kalarak İstanbul Valisi ve milli eğitim müdürü gibi acele etmiş olsaydı Kocaeli’de de benzer tepkiler kaçınılmaz olurdu.

Ama Sayın Vali ve sayın milli eğitim müdürü aldıkları örnek bir karar ile eğitim-öğretimin başladığı bugünlerde Kocaeli Fen Lisesinde sosyal barışın bozulmasına izin vermediler.

Sayın Güzeloğlu ve Sayın Çelik’i bu kararlarından dolayı kutluyorum.

Son 2 yılda TEOG ve LYS’de eğitimde kalitenin neden arttığı ve başarı çıtasının neden yukarılara çıkarıldığı bu “proje okul” örneğinde de görüleceği gibi daha iyi anlaşılıyor.

Aynı hassasiyeti, duyarlılığı, özveriyi eğitim sendikaları yöneticileri de gösterebilse!

 

 

Mülakat 43 yıldır var

ama uygulanmıyordu

 

Milli eğitimde “proje okul” uygulamasındaki sıkıntıların bir benzeri de öğretmen atamalarındaki “mülakat” ve “sözleşmeli öğretmen” uygulamasında da yaşanıyor.

Geçmişte öğretmen yetiştiren kurumların bir bir kapatılarak yerine yenilerinin açılmaması, herkesin öğretmen olması, ihtiyaçtan fazla adayın KPSS’ye katılması sorunları da beraberinde getirdi.

Siyasilerin ve sendikaların müdahale etmediği, herkesin bilgi ve becerisi oranında yarışacağı ortamlarda yapılacak “mülakat” ve “sözleşmeli öğretmen” uygulamasını savunanlardanım.

Kaldı ki öğretmen adayının ehliyet ve liyakatını ölçmek amacı ile gündeme getirilen “mülakat” yeni bir kavram değil.

14.6.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 43. Maddesinde bakın ne yazıyor, , “Öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler. Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır.”

43 yıl önce yürürlüğe giren, 2014 yılında bazı değişiklikler yapılan 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 43. Maddesinin iptali için CHP’nin Anayasa Mahkemesine başvurdu.

 

2

 

Ama Yüksek Mahkeme CHP’nin “iptal” başvurusunu 4.12.2014 tarihinde 2’ye karşı 14 oy ile red etti.

Yıllardır uygulanmayan madde şimdi uygulamaya konunca bir kaşık su da fırtına koparılıyor.

Mülakatta sorulan sorulara baktığımızda, fırtına koparanlar tepkilerinde hani haksız da değiller.

Mülakata çağırdığımız öğretmenlerimizi onuru ile oynamadan, siyasi düşüncelerine bakmadan ehliyet ve liyakatını ölçecek şekilde karşımıza alalım konuşalım.

Önceden siyasilerin ve Eğitim Bir Sen’in belirlediği iddia edilen isimlere yüksek puan vereceksek mülakatların üzerine gölge düşürmeye, kafalarda soru işaretleri oluşturmaya, kendimizi kandırmaya hiç gerek yok. ?

 

 

 

Kocaeli, 15 Temmuz şehidi

Ömer Hasdemir’i unutmadı

 

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’da kalkıştığı darbe girişiminin püskürtülmesinde şehit düşerken Türkiye’nin kaderini değiştiren Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir’i Türkiye’yi unutmadı.

Bugünlerimizi borçlu olduğumuz vatanı uğruna gözünü kırpmadan şehit düşen Ömer Halisdemir’e Türkiye olarak ne yapsak azdır.

 

DJI_0009

15 Temmuz kahramanı Ömer Halisdemir’i bir kez daha rahmetle, şükranla anıyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere herkes Ömer Halisdemir ve ailesi için bir şeyler yapıyor.

Ama, en anlamlı katkıyı memleketi Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu Beldesinde kahramanımızın adına Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Parkı” yaptıran Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu verdi.

Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Parkı” açılış törenine katılan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Vali Sayın Hasan Basri Güzeloğlu başta olmak üzere milletvekilleri, başkanlar, sivil toplum örgütleri uygu yüklü konuşmalar yaptı.

Astsubay Ömer Halisdemirbaşta olmak üzere 15 Temmuz’da hainlere karşı direnen 241 şehidimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Şehit Astsubay Ömer Halisdemir adını ölümsüzleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na teşekkür ediyorum.

 

3

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
eskar Symbol Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine
Ekcan UstGrup Medicalpark Başiskele Sigorta cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Ford