22 Eylül 2017 Cuma
Sabahattin Yamak

Sabahattin Yamak

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kerbela’nın Sızısı

Sabahattin Yamak

14 Ekim 2016 tarihli yazısı

Muharrem aynın onuncu günü, altı ay denizde yüzen Hz.Nuh’un gemisinin karaya oturduğu, Firavun' un, Hz.Musa’nın mucizesiyle kızıl denizde boğulduğu gündür. Dolayısıyla On Muharrem yani Aşure Günü, iki büyük peygamberin iki büyük mucizesinin aynı zamanda yıl dönümüdür.
Yaşadığımız bu zaman dilimi,kavramlarımızın, değerlerimizin, ibadetlerimizin anlamlarının, içlerinin boşaltıldığı ve tahrif edildiği bir zaman dilimi. Hz.Nuh denince bize Allah'ın yeryüzündeki en büyük azaplarından olan, yeryüzünün altı ay suların altında kalmış olması,Hz. Musa denincede büyük zalim Firavunun mucizeyle suda helak olması aklımıza gelmeli. Bizden önce yeryüzündeki zalimlerle, despotlarla, insan ırkının en azılı düşmanlarıyla bir ömür boyu uğraşmış, Allah'ın en büyük peygamberlerinin ikisinden bize, bu ümmete kaldıysa bir dava aşkı kalmalıydı. Fakat bugün bütün bunlar unutulmuş, göz ardı edilmiştir. Maalesef muharrem ayı artık aşure adı verilen bir tatlı ile özdeşleştirilmiş durumda.


Bugün insanlık, bir denizi yol yapıp, sonra da Firavun'u boğacak mucizeye, yaratıldığından beri her günden daha fazla muhtaç. Yaşadığımız zaman diliminde yeryüzü olduğu gibi suya boğulmuş. Her zamankinden daha fazla, gemimizi karaya yanaştıracak bir mucizeye, bir ilahi yardıma ihtiyacımız var bizim.
On muharrem gelince maalesef tarihimizde hatırlanması gereken olaylardan birisi de, Peygamber efendimizin sevgili torunu Hüseyin’in şehid edilmesi olayıdır. Hz.Musa’dan olan sevincimiz, Firavun'un boğulmasından kaynaklanan mutluluğumuz, o gün mateme büründü.
Hz. Peygamber; “Kim Hasan ile Hüseyin’i severse beni sevmiş olur. Kim de onlara buğz ederse bana buğz etmiş olur.”


Yine buyuruyor ki; “Benim evim ve soyum Nuh’ un gemisi gibidir. Ehl-i Beyt’ime muhabbetleri ile bu gemiye binenler kurtulur, binmeyenler ise yok olur gider.”
Ehl-i Beyt’ten en çok kimi seversiniz diye sorulduğunda hiç düşünmeden Hasan ve Hüseyin demişti. Yine Hasan ve Hüseyin’e bakarak; “ Allah’ım, ben onları seviyorum, sen de onları sev” diye yakarmış, “Hüseyin bendendir, bende Hüseyin denim. Hüseyin’i seven Allah’ı sevmiş olur” buyurmuşlardı.
Peygamber Efendimiz torunları İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in “arşın iki yanına asılmış küpeler” olarak tarif etmişlerdir.


Arşın iki yanına asılmış o küpelerden biri Hz.Hasan Medine’de Hz.Hüseyin ise Kerbela’da ailesi ile birlikte, tarihin şahit olduğu en büyük katliamda şehit edildi.
Kerbela çölünde ay ışığının altında kız kardeşi Hz.Zeynep’ in çığlığını duyan Hz.Hüseyin, büyük bir metanet ve sabırla şu tarihi sözleri söylemiştir:
“Allah’ a sığın bacım ve bil ki; yerde ve gökte ne varsa ölür. Gökler de baki kalmaz. Allah’tan başka her şey yok olmaya mahkumdur. Annem, babam ve abim Hasan benden daha hayırlıydılar. Birer birer gittiler. Elveda Zeynep, elveda…” demişti.


Peygamberin dokunmaya kıyamadığı, üzerine titrediği, “Hüseyin bendendir; ben de Hüseyin denim” “Hüseyin’ i seven, Allah’ı sever” dediği, Hz.Hüseyin’ i susuzluğa, yalnızlığa, katliama, Kerbela’ ya terk etmiş olmanın sızısını o günden beri insanlık, üzerinde ağır bir yük olarak taşıyor.
Hz.Peygamber’ in mübarek torunu Hz.Hüseyin’ in, Kerbela’da şehadeti, ölüm değil, tükeniş değil, yok oluş değil, tam tersine hayattır, uyanıştır, diriliştir.


Dünyanın en değerlileri verir kurbanları.
En değerliler kurban diye alınır.
Belli ki her can kurban olmaya değmez.
İbrahim’in İsmail’idir kurban.
Yakub’a Yusuf’tur kurban.
Zekeriyya Yahya’sını ekmiştir toprağa…
İmran ailesi Meryem’ini adamıştır.
Meryem İsa’sını nezretmiştir; kurban diye doğurmuştur.
Çünkü “tarla”nın hasadı için toprağa değerli tohumlar düşmelidir…


Hz.Hüseyin’ in şehadeti veda değil kavuşmadır. Bir son değil başlangıçtır, ayrılık değil birliktir, beraberliktir, bütünleşmedir.
Bizler, Kerbela’ nın acısını ta ciğerimizde taşıyoruz. Sadece 10 Muharremde değil, her an Kerbela’ nın sızısını yüreğimizde hissetmek durumundayız.Bir ölüm duyduğumuzda, bir masumun katledildiğini, bir cana kıyıldığını gördüğümüzde, işittiğimizde, Kerbela’ yı, Hz.Hüseyin’ i, Hz.Zeynep’ i, Ali Ekber’i, hatırlıyoruz .
Arif NihatAsyanın dizelerinde söylediği
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar
(Ebu Leheb öldü) diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed;
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor! dercesine
Bugün Bağdat’ta, Gazzede’ da,Şam’da, Hamada, Humusta İslam coğrafyasının nerdeyse tamamında yeni kerbelalar yaşanmakta.Malesef sokaklarında, camilerinde müslümanınmüslümana kıydığını işitiyor ve inanmak istemiyor, yüz kere, bin kere tekrar tekrar Kerbela’ yı yaşadığımızı hissediyoruz .
Hz.Peygamber’in torunlarına, arşın iki yakasına asılmış o asil küpelere iktidar hırsıyla, tamahla, gözü dönmüşlükle kıyanlar, bu katliama sebep olanlar, aslında bize kardeş olmayı acı bir deneyimle de olsa öğrettiler.


Ölümün Kerbelâsına yürüyen canlar,
Biz acılardan yeni acılar üretmek için anmıyoruz Kerbela’yı ve Kerbela’nın şehitlerini.
İyice anlamalıyız ki,Kerbela’nın ciğer yakan, yürek sızlatan kederi, bize candan öte bir değer yüklemek içindir, hayattan öte bir sevda taşıtmak içindir.
Kim ki Hüseyin için gözyaşı döktüğü kadar, Hüseyin’ce olmayı, Hüseyin’ce canla başla haksızlığa direnmeyi göze almışsa, o Hüseyin’in şehitliğine şahittir.
Kim ki Hüseyin’in matemi için ter döktüğü kadar, Hüseyin’in durduğu yerde durmak için yorulur, gövdesini Hüseyin’in uğrunda can verdiği gerçeğin bekçisi yaparsa, o Hüseyin’ce şahittir, Hüseyin’ce şehit olasıdır.
Hz. Hüseyin'in peşinden anca böyle gideriz. Allah ondan razı olsun. Acısı, Ümmeti Muhammed’i kıyamete kadar yaralayacak.
Allah’ın selamıEhl-i Beyt üzerine olsun. Allah’tan tüm şehitlerimizin şefaatine nail olabilmeyi diliyorum.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
bbs inşaat Sanberk_yan eskar Gökhan Otel Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ Ford