29 Mayıs 2017 Pazartesi
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Şems’in kırk kuralı

Mustafa Kalabalık

10 Ekim 2016 tarihli yazısı

Toplum içinde yaşamanın, “yazılı ya da yazısız” belli başlı kuralları vardır. Bizler bu kurallarla yaşamlarımızı sürdürmeye çabalarız. Bir sorunla karşılaştığımızda etrafımıza bakar, benzer sorunları görmüş geçirmiş insanlardan destek bekleriz bazen. Bazen de yazılı metinlerden dersler çıkarmaya çalışırız..

 

Şemsi’in kırk kuralını bir dahi okuyup, düşünmek ve yaşamak! Hastalığımızda, vücudumuzun ihtiyacı olan ilacı kullanmak gibi, ilgili kurallarını yaşantımıza uyarlamak, uygulamak da gerekir çoğunlukla.

 

Satırlarımız sınırlı, gönüllerimiz, sevgimiz, ümidimiz sınırsız şimdilik. Kırk kuralın kırkını sizlere tekrarlamak amacında da değilim.

 

Kurallar, öğütler niçin verilir? İhtiyaç hissetmesen de, bir eksiklik gördüğünde, cevabını bulamadığın soru(n)larla karşılaştığında bizlere yardımcı olsun diye.

 

Empati ve hoşgörüden uzaklaşma; “Aklın kimyası ile Aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman sakın kendini" diye tembihlenir. Halbuki AŞK öylemi? Onun tek dediği: "Bırak kendini, ko gitsin!" Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer.. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!”5

 

Yaşanan toplumsal ve kişisel sorunlar karşısında; “Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda görmesen de dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir…”8

 

Haksızlıklara uğrasan da; “Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.”9

 

Maneviyatımızı sağlama almalı, kendimiz olmalıyız… “Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı hoca şeyh şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içinde bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.”13

 

Elbette, kabul edemeyecekmişiz gibi gelen olaylarla da karşılaşabiliriz… ”Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın.

 

"Düzenim bozulur hayatım altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?14

 

Esas görmemiz gereken dost görünerek, kuyumuzu deşenlerdir… “Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpta olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.”17

 

Ülkemizde yaşanan özellikle eşitlik, eşitsizlik söylemlerini farklı bir akıl ile düşündünüz mü? “Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi, hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek, kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hak’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.”21

 

Değiştirmişiz sözleri, “Aynı geminin yolcularıyız” diye dillendirip, yaşamıyoruz samimiyetle bir türlü… Halbuki; “Kainat yekvücut, tek varlıktır. Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.”26

 

Genellikle kolay olanı zor olana tercih ederiz… Halbuki;  “Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, ’ne yapalım kaderimiz böyle’ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.”29

 

Sevgili dostlar o halde bize düşen nedir?

 

“Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım?’ diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa, yazık. Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.”38

Aşk ile bir dahi hatırlatmak istedim. Sevgi, saygı ve hoşgörüyle kalın…

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ramada romatem Sanberk_yan Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ
Ekcan Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam kesmar Beykar Hazal parke