17 Ekim 2017 Salı

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Çocuk parkından silah yapmak

27 Eylül 2016 tarihli yazısı

Üçüncü dünya ülkelerine özgü aydınların en tuhaf refleksidir kıla tüye muhalif olmak. Hele de ülke yönetiminde söz sahibi olanlar bu aydınların zihin dünyasının bir uzantısı değilseler ocaklara incir ağacının dikilmesi an meselesidir!


En bildik numaralarıdır; hükümet etme iradesi, milletin seçimiyle ellerinden alınmışsa birden bire içlerinde sakladıkları jakobenliği ifşa ederler. İktidar nimetiyle bal tutan parmakları da kalayın dibini görmüşse, daha da ileri giderek halka rağmen halkçılığın en civcivli söylemi olan “sandık tek başına demokrasi değildir”, “çoğunluğun diktası” gibi laflarıyla mal bulmuş mağribi misali oracıkta yağma kültürünün resmini çizerler.
Geçenlerde yine böyle bir resmin çizilmesine yönelik ufak çaplı bir operasyon atlattı güzelim memleket. TSK’nın açıklamasına bakacak olursak 23 Nisan 2016 tarihinden beri Anıtkabir’de duran çocuk parkı nasıl olduysa yeni bir meseleymişçesine ülke gündemine oturtuldu.


Beş aydır çocuk cıvıltıları eşliğinde sallanan salıncaklar anında bir silaha dönüştürüldü. Sosyal medyanın Kemalist trolleri ile merkez medyanın eli kalem tutanları arasında paslaşılan çocuk parkı karşıtlığı neredeyse bir memleket meselesi haline sokulmaya çalışıldı. Neyse ki birkaç duyarlı vatandaşın “anlamlı” saldırısı ile kaydıraklar kırılarak salıncaklar yer ile yeksan edildi. Ülke omurgasını çatırdatan “tehlike” bu duyarga ile bertaraf edilmişti çok şükür.


Bu tartışma vesilesi ile bir kesim tarafından Anıtkabir’in kutsallaştırıldığına yönelik karşıt bir söylem geliştirildi. Laikler ile dindarlar arasında yaratılmak istenilen ateşe odun taşıyacak sosyal medya trolleri zaten hazırda bekletiliyorlardı. “Sizin Kâbe’nizin yanı başına futbol sahası açılsa ne dersiniz” türünden ipe sapa gelmez kışkırtıcılıklarla yeni bir Gezi algısı oluşturmanın refleksleri gıdıklanmaya başlandı. Göle, “ya tutarsa” nev’inden yeni bir maya daha çalınıyordu.


Eğer dikkatlice bakılırsa Şortlu Kız meselesinde de aynı mayaya çalınan kaşığın izleri görülecektir. Şizofrenik bir saldırı üzerinden bütün bir dindar kesimi töhmet altında bırakmak isteyenlerin gayreti boşa çıkınca ikinci bir hassasiyet üzerinden saldırı gerçekleştirildi. Anıtkabir’in seküler kutsallığına halel geleceği korkusuyla laik-seküler kesimin duyargaları açılarak dindarlara yönelik bir saldırının başlatılması tetikleniyordu.
Aynı hafta içerisinde Tayyip Erdoğan’ın hangi tarihsel kahramana benzediği üzerinden Atatürk – Abdülhamit tartışmaları başlatıldı. Hemen her gece bir ekranın konusu bu iki tarihi şahsiyetin çatıştırılmasına ayrıldı. Bir tarafın ağza alınmadık ithamlarına karşılık diğer tarafın ağzı torba değildi ki büzülsün. Meselenin etraflıca izahı açısından tarihçilerin söz söylemesi gereken yerlerde ideolojinin deli gömleklerine sarılmış şovenistlere alan açılıyordu. Darbe girişimi sonrasında oluşan birlik beraberliğin zedelenmesi için üst üste tezgâhlanan hinliklere neyse ki kimse oralı bile olmadı.


Çok kısa aralıklarla gerçekleştirilen bu üç operasyon karşıt grupların sinir harbinden öteye gidemedi. Birtakım bireysel çıkışlar haricinde ne şortlu kız meselesi ile ayağa kalkan oldu ne de çocuk parkı üzerinden dindarların kutsalına yapılan saldırılara bir karşılık verildi. Atatürk - Abdülhamit karşıtlığı tartışmaları ise tuzsuz bir heyecanla kendiliğinden sönüp gitti.


Yapan yaptığı ile kendi zihinsel haritasını ifşa etmekten öteye gidemedi. Ve görüldü ki bireysel ya da şizofrenik bir vakıa üzerinden toplumsal karşıtlık icat eden az gelişmiş aydınlar yeri geldiğinde çocuk parkından da etkili silahlar yapabilmektedir. Ve her türlü malzemeden silah üretenlerin parmakları kaotik ortamın doğması için alesta tetikte beklemektedir.


Alesta tetikçilere karşı alesta beklemek boynumuzun borcu olsun? Ve “15 Temmuz darbe girişimi sonrası kenetlenen birlik beraberlik ruhunun bir şekilde dağılmasını isteyenlerin tezgâhında kim bilir daha ne tür operasyonlar bekletiliyor?” sorusu da zihnimizde her an asılı dursun!

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ