25 Haziran 2017 Pazar
Gübretaş
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

mevlutsoysal@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Erdoğan, BM Genel Kurulu ve kurucu felsefe

Mevlüt Soysal

23 Eylül 2016 tarihli yazısı

Recep Tayyip Erdoğan değil de, bir başka ülkenin lideri, “Ey dünya, bu sistem nedeniyle fakir ülkeler sömürülüyor. Gelin bu düzeni değiştirelim” minvalinde laflar etse, Türkiye’deki muhaliflerin tavrı ne olurdu?

Bir de eklese:

“Sizin silah sanayiniz nedeniyle Ortadoğu’da halklar ölüyor.”

Nasıl karşılanırdı bu cümleler?

“İşte emperyalizme kafa tutan adam!”

“İşte küresel ekonominin dengeleriyle oynayan lider!”

Bunlar söylenirdi herhalde…

Fakat Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda sömürü sistemini değiştirmeye yönelik sözler sarf eden Erdoğan olunca, verilen karşılıklar da farklı oluyor.

“Salon bomboştu.”

“Liderler Erdoğan’ı dinlemedi.”

 

***

 

“En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler. Bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ifadelerinden örnekleyerek, Erdoğan ile Atatürk arasında bir bağdaştırma yapma hedefinde değilim.

Fakat şunu ifade edebilirim:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda kurduğu cümleler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesindeki “emperyalizm karşıtlığı” ile benzer.

Gerek Çanakkale Savaşları’nda, gerekse de Büyük Taarruz’da mücadele ettiğimiz devletlerin Çin hariç BM daimi üyelerinin tamamı olduğunu düşünürsek;

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu “emperyalist blok”la savaşarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduğunu fark ederiz.

Ve Atatürk’ün;

Küresel tehditlere;

Amerika ve Avrupa ambargolarına;

Bu güçlerin ülkede yürüttüğü gladyo faaliyetlerine boyun eğmeden “emperyalizm karşıtı” politikalarını yürüttüğünü de görürüz.

Diyeceğim:

Erdoğan’ın BM’de söyledikleri ile Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucu felsefesi arasında bir bağdaşıklık durumu bulunmaktadır.

 

***

 

Bir parantez:

Kuşkusuz ki akıl ve bilimin peşinden gitmeden, kendi ayakları üzerinde duran bir ülke yaratmadan, üretim ekonomisini ülkenin dört bir yanında hayata geçirmeden “dünyaya kafa” tutmak ülkemizi “sonuç alıcı” bir noktaya getirmez.

Sonuç almak için kurucu felsefenin diğer gerekliliklerini de yerine getirmek gerek.

 

***

 

Parantezin ardından şu soruyu sormak gerek:

Erdoğan’ın BM’deki bu tavrına emperyalizmin vereceği karşılık ne olacak?

Çok düşünmeye gerek yok…

Neredeyse üç yıldır zaten “dünyaya kafa tutan” Türkiye’ye karşı operasyonlar yapılıyor ve son olarak da darbe girişiminde bulunuldu.

Bu girişimden sonra da Erdoğan’ın tavrı değişmediğine göre, yeni müdahalelere hazırlıklı olmalıyız.

Kendi kararlarını kendi veren, küresel güçlerin elindeki silah sanayisine karşı mücadele eden, dünyadaki dengeleri değiştirme gayesinde olan Erdoğan’ı emperyalizm “tehdit” olarak gördüğüne göre, bizler de yeni tehditlerin geleceğini bilerek, teyakkuzda olmaya devam etmeliyiz.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Büyükşehir yasin Bilgi Köprüsü Ramada romatem Sanberk_yan İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Hazal parke
Ekcan Başiskele Medicalpark Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam Beykar Ford