20 Şubat 2017 Pazartesi
Mehmet Sönmezoğlu

Mehmet Sönmezoğlu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İlim Tahsili (1)

Mehmet Sönmezoğlu

23 Eylül 2016 tarihli yazısı

Yüce dinimiz İslam, ilme ve ilim ehline büyük önem vermiş, ilim rütbesini rütbelerin en yükseği olarak kabul etmiştir. İlim kelimesi çeşitli şekillerde Kur’an’da 750 yerde geçmektedir. Yine pek çok hadiste ilimden bahsedilmektedir. Bu durum dinimizin ilme verdiği değerin en açık delilidir.

 

İlim,“kesin ve sağlam bir biçimde bir şeyin gerçeğini bilmek” anlamına gelmektedir. İlim, aynı zamanda Yüce Allah’ın subûtî sıfatlarından biri olup,  Allah’ın gizliyi, açığı, gelmişi, geçmişi, olmuşu, olanı ve olacağı kısacası her şeyi tam ve eksiksiz olarak bilmesi demektir.

 

İnsanın dünya ve ahiret mutluluğuna yönelik her türlü bilgiye ilim denir. İnsan ilim sayesinde Rabbini tanır, Allah’a nasıl iyi kul olacağını öğrenir. Yine insan ancak ilim öğrenmekle yanlış yollara sapmaktan kurtulur, doğruya, iyiye, güzele ve faydalı olana yönelir. Kişinin dinin gereğini yerine getirebilmesi de yine ilim ile mümkündür. Bundan dolayı ilim öğrenmek en faziletli amellerden biri kabul edilir.

 

Allahu Teâlâ’nın, Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e ve O’nun yüce şahsında bütün insanlığa ilk hitabının “Oku” olması, İslam’ın bilgiye verdiği değeri çok açık bir şekilde göstermektedir. Kur’an’ın ilk inen ayetleri şöyledir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak”dan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.”  (Alak, 96/1-5)

 

İlim, Cenâb-ı Hakk’ın insana verdiği anlayış ve seziş kabiliyetinin ürünüdür. İnsana verilen bu özellik diğer varlıklar arasında onun değerini yüceltmiştir. “Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti…” (Bakara, 2/31) ayetinde haber verildiği üzere Hz. Âdem’e dolayısıyla insana bütün nesnelerin isimlerini, sıfatlarını, neye yaradıklarını ve buna benzer bilgileri öğretmiştir. Daha sonra insanlar çeşitli yollarla özellikle de peygamberler ve onların getirdiği kitaplar vasıtasıyla sürekli bilgilendirilmiştir. Çünkü insanın hayatını devam ettirebilmesi, bunun yanında Hakk’ı batıldan, doğruyu yanlıştan, hayrı şerden, iyiyi kötüden,  ayırt edebilmesi ve ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için bilgiye ihtiyacı bulunmaktadır.

 

“Kulları içinde Allah’tan gerektiği şekilde ancak ilim sahipleri korkar” (Fâtır, 25/28) ayetinde ilmin, insana kulluk şuuru kazandırma özelliğine dikkat çekilmektedir. Doğru ve faydalı bilgi gerçekten insanın Marifetullah’a ve takvaya ulaşmasına yani Allah’ı gereği gibi bilip tanımasına ve O’ndan gereği gibi sakınma disiplini kazanmasına vesile olur. Yunus Emre bir şiirinde bu hususa değiniyor ve kişiyi Hakk’a ulaştırmayan ilim tahsilinin boş bir uğraşı olduğunu söylüyor:

 

İlim, ilim bilmektir / İlim Hakk’ı bilmektir

Çün Hakk’ı bilmezsin / Ha kuru bir emektir

 

İlim bitip tükenmeyen bir hazinedir. Mal sarfetmekle azalır, ilim ise sarfetmekle çoğalır. Bedenin gıdası yemek ve içmek olduğu gibi, ruhun gıdası da ilim ve hikmettir. Bu sebeple, dinimizde kadın-erkek her Müslümanın kendisine gerekli olan ilmi öğrenmesi farz kılınmış, ilim ile uğraşmak nafile ibadetten üstün sayılmıştır.   Bu öneminden dolayıdır ki, Kur’an’da “De ki: Rabbim! İlmimi artır” (Tâhâ, 20/114) buyrularak, Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şahsında Müslümanların ilim öğrenmeye rağbet göstermeleri ve daha çok bilgi talebinde bulunmaları emredilmiştir.

 

Dinimize göre ilim sahibi olmak bir insan için en büyük meziyettir. Bu sebeple âlimler fazilet bakımından diğer insanlardan daha üstün bir payeye sahiptirler. Yüce Allah, Kur’an’da ilmi övmekte, kıymetini açıklamakta, ilim sahiplerinin diğer insanlar arasındaki üstünlüğünü bildirmektedir. Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulmaktadır: “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 39/9) “(Bilen ve bilmeyen) bu iki zümrenin hali, kör ve sağır ile gören ve işiten kimselerin hali gibidir. Bunların durumları hiç birbirlerine denk olur mu? Hâlâ düşünmez misiniz? (Hûd, 11/24) “Allah içinizden iman edenlerle, ilme nail olanların derecelerini yükseltir.” (Mücâdele, 58/11)

 

Kur’an’da ilim ve ilim sahipleri böylece övülürken, “Sakın cahillerden olma!” (En’âm, 6/35);  “Cahillerden yüz çevir” (A’râf, 7/199) buyrularak bilgisizlik ve cahiller de kınanmıştır. Zira Kur’an-ı Kerim’e göre, her türlü kötülüğün gerçek sebebi cehalettir.

NOT: Haftaya devam edecek.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
kültür temel lise ACARLAR TURİZM YENİ İBRAHİMOĞLU 2017 Beykar Sanberk İnşaat Hazal parke
Ekcan kesmar cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis