17 Ocak 2017 Salı
Mehmet Sönmezoğlu

Mehmet Sönmezoğlu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sırat-ı Müstakîm (1)

Mehmet Sönmezoğlu

25 Ağustos 2016 tarihli yazısı

Sırat-ı müstakîm, yol, anayol, cadde, işlek ve büyük yol manalarına gelen sırat ile hiçbir yerinde eğrilik bulunmayan, inişi ve yokuşu olmayan, dümdüz ve dosdoğru anlamlarındaki müstakîm kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Sırat-ı müstakîm, Kur’an’ın, huzura, mutluluğa ve ebedî kurtuluşa götüren yol olarak takdim ettiği “Allah’ın dosdoğru yolu” demektir.

 

Yeryüzüne Allah’a kulluk yapmak üzere gönderilen insanlar, kendilerine gönderilen kitaplar ve peygamberlere uydukları sürece doğru yolu bulmuşlar, Yüce Allah’ın istediği istikamette bir hayat sürmüşlerdir. Fakat kutlu elçilere kulak vermedikleri dönemlerde ise doğru yoldan sapmışlar, sonu felaket olan yanlış yollara yönelmişlerdir. Bu azgınlıklarının tabii bir neticesi olarak da cehennemi boylamışlardır.

 

İşte bundan dolayı sırat-ı müstakîmin ne olduğu konusunda doğru bilgiye ihtiyaç bulunmaktadır. İnsanı dünya ve ahirette mutluluğa, huzura ve kurtuluşa götürecek sırat-ı müstakîm yani en doğru yol, hiç şüphesiz ki insanı yaratan, onun iyiliğini dileyen, yarattığı kullarına karşı sınırsız bir merhamet sahibi olan Yüce Allah’ın sınırlarını çizdiği, razı olduğu ve insanlara takdim ettiği yoldur. Kur’an-ı Kerim, “De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur.” (En’âm, 6/71) De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” (Bakara, 2/120) ayetleriyle en doğru yolun Allah’ın kulları için seçip beğendiği yol olduğunu bildiriyor. Bir ayette de “Doğru yolu göstermek Allah’a aittir” denildikten sonra yolun eğrisinin de bulunduğu ve Allah’ın doğru yolundan sapanların da olduğu haber verilmektedir. (Nahl, 16/9)

 

Sırat-ı müstakîm, yani “dosdoğru yol” İslam dinidir. Zira Allah’ın kulları için seçip beğendiği, eksik, noksan ve yanlışlıklardan arındırıp mükemmel kıldığı din İslam’dır. Hükümlerinde, helal ve haramlarında, emir ve yasaklarında tutarsızlık, ölçüsüzlük, dengesizlik bulunmayan en doğru din olan İslam’a sırat-ı müstakîm denmiştir.

 

İslam, aslında Allah’ın peygamberleri vasıtası ile insanlığa gönderdiği tüm dinlerin genel ve ortak adıdır. Bundan dolayı sırat-ı müstakîm,bütün peygamberlerin insanlara tebliğ ettikleri tevhid esasına dayalı İslam dininin en önemli niteliğidir. Sırat-ı müstakîm,bütün peygamberlerin, Allah’ın hidayete erdirdiği insanların, salihlerin, sadıkların ve takva sahiplerinin gittiği yoldur.

 

En doğru yolun Allah’ın dini İslam olduğu Kur’an ve hadislerde bildirildiği gibi, tarihî tecrübelerle de sabittir. Bu manada tarih boyunca yaşanmış iyi-kötü örnekler mesela; yoldan sapanların ve Allah’ın gazabına uğramışların başına gelenibret verici hadiseler gibi kötü örnekler, peygamberlerin gösterdiği doğru yoldan giden, kendilerine nimet verilen fert ve toplumların huzur ve mutluluk tabloları gibi iyi örnekler sırat-ı müstakîmin Allah’ın dini İslam olduğunun apaçık delilleridir.

 

Kur’an’da birçok ayette “sırat-ı müstakîm” ifadesi geçmektedir, ancak mü’minlerce daha sık teleffuz edildiği ve anlamının en açık şekilde ifade edilip anlaşıldığı ayetler Fatiha suresinde geçen ayetlerdir. Bu ayetlerde şöyle buyrulur: “(Allahım!) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.” (Fatiha, 1/6-7)

 

Fatiha suresi 6. ayette geçen “Bizi dosdoğru yola ilet” dua ifadesi sadece mü’minlerin dilinden zikredilen bir dua değil, aynı zamanda Yüce Rabbimizin biz kullarına bir uyarısıdır. Cenâb-ı Hak, biz kullarından doğru yolda olmamızı, doğru yolu aramamızı, bunun için gerekli çabayı göstermemizi, bunun yanında kendisinden dua ile yardım talebinde bulunmamızı istemektedir. Allahu Teâlâ sırat-ı müstakîm üzere olmamızı, sırat-ı müstakîmi aramamızı emretmiş, bununla birlikte dosdoğru yolun hangisi olduğu, hangi yola gitmemiz, hangi yollara gitmememiz gerektiği konusunda da biz kullarına yol göstermiştir. Aynı surede daha önce geçen “Yalnız sana ibadet eder ve yine yalnız senden yardım isteriz” (Fatiha, 1/5) ayetinde de işaret edildiği üzere mü’min, kulluk görevlerini yerine getirmeye gayret etmeli; bunun yanında dosdoğru yolu bulma ve yanlış yollara sapmaktan korunma hususunda Allah’tan yardım da istemelidir.

 

Fatiha suresindeki bu ayetler bize öğretmektedir ki, bir kulun Allah’tan istemesi gereken en önemli şey dosdoğru yolu bulmak, Allah’ın gazabına sebep olacak sapık yollardan sakınmak olmalıdır. Ve yine şunu da öğreniyoruz ki, O’nun dilemesi ve yardımı olmadan bizler ebedî kurtuluşa giden yolu bulamayız. Kur’an bize doğru yolu bulmanın Allah’ın dilemesiyle olduğunu haber vermektedir. (Nahl, 16/9)  Biz mü’minler de her gün kıldığımız farz, vacip, nafile bütün namazlarımızda hatta daha başka vesilelerle Fatiha suresini defalarca okumak suretiyle Yüce Mevlamıza dua ediyor ve bu dileğimizi sürekli tazeliyoruz.

(Devam edecek)

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
AMERİKAN KÜLTÜR OKULLARI ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Sanberk İnşaat artıotomat Hazal parke İbrahimoğlu İnşaat 2016
cemtur son reklam MOBESKO Aytaş Şömine Akmis Eleman ilanı