16 Ocak 2017 Pazartesi
haura cafe
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sapla samanın ayrılması lazım

Melek Engin Aktemur

19 Ağustos 2016 tarihli yazısı

Fetönün, içinde doğup yetiştiği, her tür imkanından yararlandığı bu ülkeye, milletine, devletine ihanet etmiş bir terör örgütü olduğu su götürmez bir gerçek.. Toplumun sinesini derinden yaralayan unsur ise İslami bir cemaat (miş-mış) gibi senelerce insanları kandırmış olması ve ABD, İsrail, İngilterenin de içinde bulunduğu Türkiyeyi parçalama emellerine uşaklık etmesidir.


Bu gün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, Fetö hiçbir zaman İslami bir cemaat olmamış, öyleymiş gibi görünerek münafıkça bir yol izlemiş, yandaş medyası, yayın organları aracılığıyla algı operasyonları düzenleyerek asıl hedefine adım adım ilerlemeyi başarmış ama sonunda üstüne kurşun ve bomba yağdırmaktan zerre kadar çekinmediği milletin iman dolu göğsüne çarparak toslamış, ifşa olmuş gayri islami bir örgüttür.


Bu örgüt yıllarca, bu vatanın bağrından çıkmış tertemiz, saf insanını dini değerleri üzerinden takıyye yaparak menfur emellerine alet etmiş, ülkenin her alanını içten içe kuşatarak bunu başarmıştır da.
Maddi imkanları kısıtlı başarılı gençleri yurtlarına, öğrenci evlerine yerleştirirken amaç milli,manevi değerlere saygılı, ilim ve bilim adamı gençler yetiştirmek değil, fetöye militan yetiştirmek olduğunu milletçe çok acı bir şekilde görmüş olduk.
Öğrenciler ve gençlerle ilgilenmesi dışında pek çok alanda kendine yer edinmiş olduğunu da..


Türk toplumu şunu iyi bilmeli ki; Fetönün İslamla bağdaşan bir yönü yoktur.
İslamiyette Kur’an ve sünnet üzere yaşamak gerekir. Bunların Kur’an ve sünnetle ilgisi olmadığı apaçık ortada.
‘’Vatan sevgisi imandandır’’ hadisi şerifi acaba bunlara ne ifade ediyordu?


Planları tutsaydı 16 Temmuz’da acaba nasıl bir Türkiye’de olacaklardı? Üzerinde yaşayacak bir vatan olacakmıydı?
Bu soruların cevabını kamuoyu artık çok açık ve net bir şekilde biliyor Elhamdülillah. ABD güdümlü bu ihanet girişiminin arka planında Türkiye’nin Suriye’ye dönüştürülmesi ve iç savaşın çıkması yatıyordu.
Allah’ü Teala’nın nusretiyle bu büyük musibet atlatıldı ama yine de teyakkuzda olmakta yarar var.


‘’Ey iman edenler! Allaha, peygamberine ve başınızdaki idarecilere itaat edin’’(nisa 59) ayeti kerimesini kendilerince! nasıl yorumladılar?

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en mütedeyyin, ülkesini yarınlara taşıyacak vizyona sahip olan seçilmiş bir liderinin canına kast etmenin ve devleti legal yollarla devirmeye girişmenin nasıl bir izahı olabilir acaba?
Bunun ne dinde ne de demokraside yeri olmadığı gerçeğini hangi yalanla örttü Fetö elebaşısı?
Cevabı şuydu: Erdoğan hırsız!!


Buda bir algı operasyonunun parçasıydı tabi.Kamuoyunun zihninde, gözünde R.T. Erdoğanı hırsız ilan etmek ve itibarsızlaştırmak!!
İşin aslı başkaydı bunu da bilen biliyordu. İftira atmak, kumpas kurmak, insanların mahrem alanlarına girerek şantaj yapmak.. Nasıl bir dindarlık, nasıl bir insanlıktır?..
Asıl hırsızlığı sınav sorularını çalarak fetö yapmış binlerce gencin emeğini, hayalini, geleceğini çalarak mağdur etmiştir. Bu kadar insanın hakkına girerken –kul hakkı—yemeyi nasıl mübah sayıyordu F. Gülen..


Fetöcüler bu konularda bir iç muhasebesi yapıyormuydu bilemem, bildiğim şu ki;
Okuyan, irdeleyen bir toplum değiliz. Kur’an’ın ilk emri oku! Olmasına rağmen okumayan, hep birilerinin anlattığı dine inanan ve zaman zaman bu konuda hüsrana uğrayıp hala uslanmayanlara Allah (cc)’ın ikazı var.
‘’Sizler hala akıl etmez misiniz! Tefekkür etmez misiniz?


Maalesef ki fetö kendi bünyesindekilerin aklını, fikrini de ipotek altına almış düşünmeyen fikir yürütmeyen bir güruh yetiştirerek 15 Temmuza kadar gelmiştir.
İşte burada diyanet işlerine çok görev düşmekte diye düşünüyorum. Son yıllarda yapılan çalışmalar takdire şayan ama yetmez.. Bundan sonrası için daha etkin ve aktif bir çalışma içinde olunması gerekiyor. Toplumu ve gençleri eğitmek doğru bilgilendirmek onların işi. Dahası bu alan boşluk kabul etmez, buna asla izin verilmemeli ve ona göre çalışma yapmalılar.


Din ve inanç konusunda tek söz sahibi diyanet olmalı, bilgi kirliliğine izin verilmemeli bu konuda da sapla saman ayrıştırılmalıdır düşüncesindeyim. Konu geniş ve tartışılabilir bir konu. Bu hafta bu kadarıyla iktifa edelim, bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
AMERİKAN KÜLTÜR OKULLARI ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Sanberk İnşaat artıotomat Hazal parke İbrahimoğlu İnşaat 2016
cemtur son reklam MOBESKO Aytaş Şömine Akmis Eleman ilanı