25 Haziran 2017 Pazar
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Bir musibet bin nasihatten evladır

Melek Engin Aktemur

12 Ağustos 2016 tarihli yazısı

15 Temmuz darbe girişimini planlayan Fetö terör örgütünün gizli ve sinsi planları hızla çözülmeye başladı. Kuzu postuna bürünen kurt misali milletimizin dini ve itikadı üzerinden kırk yıldır sinsi ve hain planlar yapan vatan hainleri artık deşifre oldu.

 

Her gün bir itirafçı, bu örgütün bilinmeyen yönlerini itiraf ediyor. Devletin üst kademelerinde konuşlanmış olanların itirafları hakikaten korkunç.TSKda üst rütbelerdeki askerlerin ifadeleri insanı dehşete düşürüyor. Yine örgüt imamlarının anlattıkları şeyler.. insanın havsalasını zorlayan- bu kadarda olmaz- dedirten cinsten.

 

Bir insan kırk yıl boyunca dinden diyanetten bahsederken, bu konuda onlarca kitap yazmışken, nasıl olurda bu kadar karanlık işler peşinde olur? Nasıl vatanına milletine ihanet eder? Bu hain Allaha nasıl hesap verecek? Tabi böyle bir korkusu olup olmadığıda tartışılır.

 

Burada bu örgütün darbe girişiminden önceki durumunu tahlil etmek bu güne ışık tutacaktır. Kırk yıl öncesinde halkın içinde bulunduğu siyasal durum ve akabinde geçirilen psiko-sosyal süreçleri iyi okumak gerekli.

 

Osmanlı imparatorluğunun çöküşüyle başlayan laiklik taraftarlığı, körü körüne yapılan batı hayranlığı ilerleyen yıllarda artarak devam ederken halkın mütedeyyin kesimi zor zamanlar yaşıyordu.
Kur’an’ın yasaklanması,ezanın susması bu millet için çok ağır bir imtihandı. Devlet eliyle uygulanan bu tür yaptırımlar insanlar üzerinde elbette olumsuz duygular uyandırmaktaydı. Fakat şu bir gerçekti; İnsanların kalbine, gönlüne ve imanına kimse pranga vuramazdı.

 

Sözde demokrasi savunucularının bu güne deyin insanların dini hak ve özgürlüklerine saygı duymadığı bir gerçektir. Yıllardır bir konsensüs oluşturamayan siyasiler her zaman kendi ideolojilerine hizmet etmiş ve karşıt görüşe saygı duymayı becerememiştir.

 

Ondört yıl önce AKPnin iktidarıyla ülkede ılımlı bir hava esmeye başladı. Yıllardır hak ve özgürlükleri kısıtlanmış muhafazakar kesim, yeniden benliğine kavuşmanın huzuruna erdi.Kızlarımız yeniden başörtüsüyle okumaya, kadınlarımız sosyal hayattaki yerini almaya başladı.

 

Devletin bu tutumu Fetönün işine gelmiş ve durumdan vazife çıkarmış ki; hain planının bir parçası olan TSKya ve emniyete sızmayı başarmış. HSYKya eleman yerleştirmiş, milli eğitim, sağlık alanında iş yapmaya başlamıştı. Kurdukları banka,dersane,okul ve vakıf faaliyetleriyle halkın teveccühünü kazanmayı başarmışlardı. Ama her nedense bir Kur’an kursları ya da bir İmam Hatip okulları hiç olmadı...

 

Hal böyleyken kurulan okul ve dersanelere çocuğunu yerleştirmek isterken hangi ebeveyn ihanet çetesine yardım ettiğini bilebilirdi? Başarılı buldukları çocukları subaylığa ve polisliğe yönlendirdikleri zaman ailelerin duyduğu gururun gün gelipte vatana ihanet edeceğinereden bilinirdi?


Anadolunun saf bağrından üniversite okumak için büyük şehirlere gelen gençlerin aileleri-aman çocuğumun ahlakı bozulmasın, iyi insan olsun-düşüncesiyle tercih ettikleri öğrenci evlerinde, beyinlerin yıkandığını nasıl bilecekti?


Ve.. 15 Temmuz.. O meşum darbe gecesi. Devlete, millete, vatana yapılan en büyük ihanetin gecesi,karanlık ihanet örgütünün gerçek yüzünün aydınlanığı gecedir aslında. ‘’Sizin hayır bildiğiniz şeylerde şer, şer bildiklerinizde de bir hayır vardir. Allah (cc) en iyi bilendir (Bakara 216) ayeti kerimesi bu dönemde bize rehberlik ediyor.Şer olarak gördüğümüz bu darbe girişimi bize şunu gösterdi ki:
Yıllarca dindar göründükleri için vatana millete zarar vermezler düşüncesiyle insanımızın gazete, dergi aboneliğiyle yardım ettiği- sözde hizmet hareketi-nin maskesi düşmüş ve bir ihanet örgütü olduğu ortaya çıkmış oldu. İslam dinini tahrip ederek yeni bir din türeten fetönün,hain emelleri için neler yapacağı ve ne kadar gözü dönmüş bir zalim olduğu meydana çıktı.


Bu darbe girişiminin aynı zamanda birçok ailede deprem etkisi yaptığını düşünüyorum. Fetö’nün abla ve abileri tarafından beyni yıkanarak akıl tutulması yaşayan gençlerin aileleriyle yaşadığı düşünce ayrılığı,işin ayrı bir boyutuna işaret etmekte.


Son olarak şınu söylemek isterim; ‘’Bir musibet bin nasihatten evladır’’ demiş büyüklerimiz, anlayana, olayları doğru okuyana..

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Büyükşehir yasin Bilgi Köprüsü Ramada romatem Sanberk_yan İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Hazal parke
Ekcan Başiskele Medicalpark Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam Beykar Ford