22 Kasım 2017 Çarşamba
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Siyasette yeni düzen

Mustafa Kalabalık

13 Haziran 2016 tarihli yazısı

Son yıllarda ülkemiz siyaseti ve demokratik yaşamında yaşanan hızlı değişimler, gelenekselleşmiş düzen üzerine yapılan köklü reform hareketleri, aynı zamanda kurumlar arasındaki uyum, ilişkiler, hangi seviyede değişime uğrayacak? Bu kuralları kimler ve hangi kurumlar koyacak? Veya koymalı...

 

Ülkemizde gelenekselleşmiş olan muazzam güçlerin liderlikleri ile güç dengeleri, artık istikrar ve düzen sağlayamasalar da, günümüzde eski güçlerini ve etkilerini kaybetmeseler de, yakın zamanda oluşacak yeni düzene ister istemez ayak uydurmak durumunda kalacaklar gibi..

 

Siyasette yaşanan yeni düzen, gittikçe tüm kurumların da yeni düzenlerinin belirlenmesine katkı sağlayarak, alışılagelmiş düzenlerinin temellerini de derin bir şekilde sarsacağı aşikârdır.

 

Bu değişim sürecinde, siyasi aktörlerin, dünya siyasetinde yaşanan değişimlerin daha dikkatli okunarak yorumlamasını da gerekli kılmakta, uluslararası ve ulusal siyasette daha etkili yönetim organları gerektirecek bir şekilde dönüştürülmesini zorunluluk haline sokmaktadır.

 

Değişimi zorunlu görünen yönetim organlarının, gelenekselleşmiş “iktidar”, ”siyaset” ve “muktedir olanlar” gibi siyasi güç merkezlerinin değişimlerinin, oldukça etkili bir şekilde ve toplum desteği ile sağlandığına şahit oluyoruz.

 

Çok yakın zamanda gerçekleşeceği görülen ve önlenemez değişim süreci içerisinden geçerken, mevcut bazı kurumların organizasyonlarında geçmişten beri inanılmaz hiyerarşik bir düzen içerisinde birbirlerini kolladıkları, birbirlerine can verdiklerine de şahit olunmaktadır.

 

Toplum nezdinde, yaşandığı yeni yeni farkına varılan bu birlikteliklerin saklanamaz boyutlarda ifşa olması, değişimlerinin de zorunluluklarını, özellikle siyasi iktidar açısından geri dönülemez hale büründürmektedir. Gelenekselleşmiş ve kabullenilmişlik duygusundan, değişimi şiddetle destekler pozisyona geçilmesi ile demokratikleşme sürecinde de ister istemez ilerlemeye devam edilmektedir.

 

Siyaset sahnesinde güçlü olan kurumların otoriteleri ve etkinlikleri, şimdiye kadar kendi aralarında “en güçlü” olanın rüzgarı ile sürdürülmekteyken, esen rüzgarların yönündeki zorunlu değişimler, “en güçlülerin” de el değiştirmesini zorunlu kıldığı görülüyor.

 

Şimdiye kadar ülkemiz siyaseti ve demokratik yaşamında görmeye alıştığımız “darbe”, “muhtıra” gibi doğrudan veya dolaylı baskılarla yaşanan güç gösterileri, gerek ulusal gerekse uluslararası güç dengeleri tarafından eski desteğini bulamadığını da görebilmekteyiz.

 

Ayrıca, “en güçlü” kurumlar olarak bilinenlerin bu değişim sürecindeki tavırları, daha etkili kurumlardaki kontrol ve egemenliklerini kaybetmemek pahasına, bu kurumların yıllardır edindikleri kazanımlarıyla oynamaları yüzünden, aslında kaybetmek istemedikleri şeyi kaybetmektedirler.

 

O da, “güven” dir...

 

Ülkemiz siyasi, demokratik ve hukuksal düzenindeki deneyimlerimiz göstermiştir ki, kurumlarımız arasında oluşturulmuş ve gelenekselleşmiş hiyerarşik düzen, yeni ortaya çıkan sorunların çözümleri için katkı sağlayamamakta, zorunlu değişimler ile gelişmelerin fark edilmesine imkan tanımamakta, yeni sorunlar karşısında gereken düzeni sağlanabilmesine de engel oluşturmaktadırlar.

 

Şimdiye kadar sistemden geçinen güçlerin, geleceği okumak ve değişime ayak uydurmak yerine direnmesi, sadece ve sadece kendilerine duyulan saygı ve güveni sarsmaya yaramaktadır. Öyle ki, toplum nezdinde yaşadığımız bir çok kargaşa ve kavgaların, korkuların gerçek sahiplerini görmek, ister istemez bir güven sorununa sebep olmakta, hatta belki de toplumsal bir travma yaşanmasına da sebep olmaktadır..

 

Küresel siyasetin ve uluslararası beklentilerin farklılaşması, güçlü, etkili ve uygulanabilir kurallar koyulmasına, değiştirilmesine veya uygulanmasına, bu kudrete sahip olan güçler tarafından şekillendirilmesine sebep olurlar...

 

Ne kadar direnilirse direnilsin, engeller çıkarılırsa çıkarılsın, bazı değişimler yaşanacaksa eğer, muhakkak yaşanacaktır...

 

***

 

Bu satırları 26 Nisan 2010’da kaleme almıştım. Üzerinden altı yıl geçmiş olmasına rağmen bugüne dair ne varsa aynen devam ediyor..

 

“Dönüşüm” ilavesi ile birlikte tekrar ele almak, alırken de geriye mi dönüşüm? Yoksa ileriye mi dönüşüm? Ona bakmak lazım.

 

Galiba “iktidar”, ”muhalefet”, “demokrasi”, “yargı” ve “siyaset” ile üzerinde yeniden çalışmak lazım sanırım…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ