23 Temmuz 2017 Pazar
Mehmet Sönmezoğlu

Mehmet Sönmezoğlu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Rahmet ayı Ramazan (1)

Mehmet Sönmezoğlu

03 Haziran 2016 tarihli yazısı

Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun ki, 6 Haziran 2016 Pazartesi günü Ramazan ayına kavuşuyoruz. Ramazan-ı Şerif ayı, Yüce Allah’ın değer verdiği, Kur’an’da överek şerefini yücelttiği, Kadir gecesini içinde bulunduran pek mübarek bir aydır. Zira üç ayların sonuncusu ve on bir ayın sultanı olan Ramazan, Kur’an-ı Kerim’de adı geçen ve Cenâb-ı Hak tarafından övülen tek aydır. Ramazan ayı, mü’minler için rahmet, mağfiret, günahlardan arınma ve daha pek çok ilâhî lütuf vesilesi olan bereketli bir aydır.

 

Ramazan ayını diğer aylardan üstün ve ayrıcalıklı kılan bir takım özellikleri bulunmaktadır. Bunların başında ise hiç şüphesiz Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olması gelmektedir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Ramazan ayı; insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği aydır.” (Bakara, 2/185) İşte bu nedenle Ramazan-ı Şerif’e, “Kur’an ayı” da denilmektedir.

 

Yüce Mevlâ Müslümanlara oruç ibadetini farz kılmayı murat edince bunun zamanının da ona uygun ve lâyık bir zaman olmasını istemiş, bütün insanlığa son rehber ve irşad aracı kıldığı kitabını vahyetmeye başladığı ayı oruç zamanı olarak seçmiştir. (Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsiri, DİB. Yay. C. I, Sh. 282) Bilindiği gibi yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimize Mekke’de bulunan Hira mağarasında milâdî 610 yılı Ramazan ayının 17. günü (Kadir Gecesi’nde) indirilmeye başlamıştır.

 

Ramazan ayının bir diğer önemli özelliği ise İslam’ın beş temel esasından biri olan oruç ibadetinin (Buharî, İman, 34, 40; Müslim, İman, 8) bu ayda yerine getirilmesidir. Nitekim yukarıda zikrettiğimizBakara suresi 185. ayetin devamında “…Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin…” buyrulmaktadır. Bu durumda oruçla mükellef olan ve hastalık, seferilik, hamilelik, çocuk emzirme gibi meşru bir engeli bulunmayan her Müslümanın bu ayda oruç tutması farzdır.

 

Hz. Peygamber (s.a.s.) de birçok hadisinde Ramazan-ı Şerif ayının kıymetini ve faziletini açıklamıştır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:  “Ramazan ayının ilk gecesi olunca, şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Sonra bir (melek) şöyle seslenir: Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel! Ey şer isteyen günahlardan vazgeç! Allah’ın bu ayda ateşten azat ettiği nice kimseler vardır ve bu Ramazan boyunca her gece böyledir.” (Tirmizî, Savm, 1; İbn Mâce, Sıyâm, 2)

 

Yine Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Eğer insanlar, Ramazan-ı Şerif'in ne olduğunu lâyıkıyla bilselerdi, senenin tamamının Ramazan olmasını arzu ederlerdi” (İbn-i Huzeyme, Sahîh, III, 190) hadis-i şerifinde ise Ramazan ayının değerini vurgulamıştır. Ayrıca “Ramazan ayına girdiği halde günahlarını affettirmeden bu ayı tamamlayan kişinin burnu yerde sürünsün” (Tirmizî, Daavât, 100) buyurarak, Ramazan ayını çok iyi değerlendirmek gerektiğini, bu ayı gereği gibi ihya edemeyen kimselerin ne kadar bedbaht insanlar olduğunu ifade buyurmuşlardır.

 

Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Ramazan

Hz. Peygamber (s.a.s.), Ramazan ayına büyük önem verirdi, öyle ki, daha Recep ayı girdiğinde “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı hakkımızda mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır(Ahmed, I/259) diye dua ederek bu mübarek aya kavuşmayı beklerdi. Ramazan ayının günlerini Kur’an tilavetiyle, ibadet ve taatle, hayır ve hasenatla değerlendirir ve mü’minleri de bu konuda teşvik ederdi.

 

Hz. Âişe (r.anhâ) validemiz O’nun Ramazan hayatını şöyle haber veriyor: “Allah Rasûlü (s.a.s.) Ramazan ayında ibadet hususunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu. Ramazan’ın son on gününde ise kendisini çok daha fazla ibadete verirdi.” (Buhârî, Fadlu Leyleti’l-Kadr, 5; Müslim, İ’tikâf, 8)

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Ramazan’da diğer ibadetlerini artırdığı gibi iyilik ve hayırlarını da artırır, bol bol infakta bulunurdu. İbn-i Abbas (r.a.), Efendimizin bu halini “Esen rahmet rüzgârlarından daha cömert davranırdı” (Buharî, Bed’ü’l-Vahy,5,6; Savm,7) sözleriyle tasvir etmiştir.

 

Yüce Allah’ın ve Hz. Peygamber (s.a.s.)’in büyük değer verdiği Ramazan ayına ashab-ı kiram ve onlardan sonra gelen bütün Müslümanlar da özel bir önem vermişlerdir. Asırlardan beri Ramazan ayı Müslümanların hayatında müstesna bir yere sahip olmuş, hasretle yolu gözlenmiş, günler, haftalar öncesinden evlerde, pazarlarda hazırlıklar yapılmıştır. Gelişiyle mü’min gönüller sevinçle dolmuş, “Merhaba ey şehr-i Ramazan” manileriyle karşılanmış, gidişi gönülleri ayrılık ateşiyle dağlamış ve dillerden dökülen yanık “Elveda ey şehr-i gufran” terennümleriyle bir kere daha buluşmak temennisiyle uğurlanır olmuştur.

(Devam edecek)

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
eskar Symbol Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT UstGrup Medicalpark Başiskele Sigorta cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi