25 Mart 2017 Cumartesi
YuvacıkSu
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Gaf”lar çoğaldıkça “af”lar da imkânsızlaşıyor!

Mustafa Kalabalık

16 Mayıs 2016 tarihli yazısı

“Evet” ama “Yetmez”…

Uzun zamandır gündemde olan ve bir süre daha devam edecek olan “Başkanlık Sistemi”nin, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanununun da demokratik ve gerçek milli iradeye dayanacak şekilde değiştirilmesi halinde, başkanlık sistemi farklı bir boyuta geçecektir.

 

Tereddüt, “tek başlılık”, “tek adamlık”, “diktatörlük” vs konularıyla kamuoyuna geliyor ancak asıl korkuyu yaratan, üreten ve uygulanmasına imkân veren sistem nedense görülmek istenmiyor!

 

Partilerin teşkilat ve örgütlerinde gücü elinde bulunduran, sadece üç beş kişinin layık görüp görmemesine ve lütfetmesine(!) dayalı bir demokratik(!) düzenden, milli irade diye bahsetmek de pek doğru değil, olmayacaktır da…

 

Toplum ve seçmen, bugüne kadar her seçimde (parti ayırmaksızın) seçilmişlerin arasındakileri görerek(!) tercihte bulundu sadece…

 

Sistem ve rejim değişikliğinde; siyasi partilere üye olabilme, görev talep edebilme, aday adayı olabilme, aday olabilme ve seçime girebilme “hakkı”, her vatandaşa öncelikle verilmelidir..!

 

“Mış gibi” olmaktan çıkarılmalıdır!

 

“Mış gibi” olmaktan vazgeçmek için de, YSK’nın daha da güçlendirilmesi, daha da tarafsızlaştırılması, daha da şeffaflaştırılmasıyla başlanmalı bence!

 

Siyasi partilerin tüm işlemlerini takip eden, demokratik seçimlerin daha ilk ayağı olan üye kayıtlarının müracaatlarını alan-tutan, aday adayı olabilmenin kontrol ve denetimini yapan, aday olabilmenin ve seçime girebilmenin önünü açan, milli iradenin karar vermesine yardımcı ve destek olan bir konuma gelmelidir kanımca...

 

“EN” insanların, demokratik hak yollarını kapasına engel olunmalı, “Gerçek Milli İrade” yolu açılmalıdır..

 

Açılmalıdır ki; “Milli İrade” tam anlamıyla tecelli edebilsin!

 

***

 

Tehlikeli oyunlar

Ülkemizin geldiği toplumsal ve sosyal sorunlar, demokratik ve hukuk sistemi ile güvenlik konusundaki yaşananlar, ‘Osmanlı’da Oyunlar Bitmez’ sözünü hatırlatırcasına gözler önünde cereyan ediyor.

 

Halkın sokaktaki tepkilerinin boyutlarının değişmesi ve silahını alıp terörist avına çıkmaya başlaması, sizlere ürkütücü gelmiyor mu?

 

Hele bizim gibi “senden”, ”benden”, “ondan”, ”şundan” alışkanlıklarıyla gündemler oluşturan, mağduriyet ve mahcubiyetler yaşanan ülkemizde…

 

Her beğenmediğiniz eylemi, düşünceyi, yazıyı, kişiyi, kurumu, gazeteyi vs. darp etmenin, gasp etmenin, el koymanın, yakıp yıkmanın, cezasını vermeye kalkmanın, kendini yargı yerine koymanın yaşandığı şu günlerde…

 

Aman dikkat!  

 

***

 

Akıl oyunları

‘Nobel ödüllü Amerikalı matematikçi John Nash’in hayat hikâyesini anlatan “Akıl Oyunları” filminde; Nash, öğrencilik yıllarından itibaren hayaller görmeye başlıyor. Zamanla şizofren hastası olduğunun da farkına varamaz. Bir konferans sırasında aniden bir psikiyatristin karşısına çıkması ile olayların akışı değişir ve hastaneye yatar.

 

Nash, uzun süre hasta olduğunu kabul edemese de sürekli gördüğü kız çocuğunun hiç büyümediğini fark etmesi ile hastalığını da kabul etmek durumunda kalır.

 

Nash, yaşadığı hayali gerçekleri görmezden gelerek onlarla yaşamaya çalışmaktadır. Gördüğü tedaviler etkili olmasa da eşi ve eski iş arkadaşlarının desteğiyle her şeye yeniden başlar. Kendi akıl hastalığını yine kendi aklı ile dizginleyerek akademik çalışmalarına yeniden hız verir. Sonunda gösterdiği sıra dışı mücadeleyle şizofreni ile birlikte yaşamına devam eder. Ve tarih bu müthiş dehaya, akıl hastalığını yine aklıyla yenerek hayatının geri kalanını bilime adamasından ve hastalığının başlamasından evvel yaptığı buluşlardan dolayı Nobel Ekonomi ödülünü armağan eder.’

 

***

 

Kıssadan hisse; halen aramızda olan hastaların da hasta olduklarını fark etmelerini, Nobel ödülü veremesek de, kendileri dışındakileri de hasta etmeyi bırakmalarını bekliyoruz…

 

Rahmetli babamın sözünü dinlemeye az kaldı!

 

Boş ver oğlum! Bırak! Bunlar samimiyetsiz! öğüdünün ikinci yılının dolmasına sadece altı gün kaldı.

 

Kendimi dinliyorum uzun süredir.. Vicdanımla dertleşiyorum..

 

Anlıyorum ki; “gaf”lar çoğaldıkça vicdanımdaki “af”lar da imkânsızlaşıyor…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis