23 Ekim 2017 Pazartesi
Mehmet Sönmezoğlu

Mehmet Sönmezoğlu

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Namazı terketmenin hükmü (1)

Mehmet Sönmezoğlu

29 Nisan 2016 tarihli yazısı

Yüce Dinimizin biz mü’minlere yüklediği kulluk görevleri arasında namazın önemli bir yeri bulunmaktadır. Çünkü imandan sonra en önemli amel namazdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.),  inananlar için en hayırlı amelin namaz olduğunu bildirmiştir. (Muvatta,Taharet, 6) Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ayrıca, namazı dinin beş temel esası arasında saymış (Buharî, İman, 1; Müslim, İman, 22), bir hadis-i şerifinde ise, “Namaz dinin direğidir” (Tirmizî, İman, 8) buyurarak namazın dinimizdeki yerini ve önemini vurgulamıştır.

 

Namaz, kulu Allah’a yaklaştırır, insana bol bol sevap kazandırır ve ona cennetin kapılarını açar. Namazı terkeden insan ise bu davranışıyla Allahu Teâlâ’dan uzaklaşır. O’nun rahmetinden mahrum kalarak ilâhî cezaya müstehak olur. Namaz ne kadar önemli ve büyük bir ibadetse, namaz kılmak insanın değerini ne kadar yüceltiyor, onun için ne kadar büyük bir kazanç vesilesi oluyorsa; namaz kılmamak da insanın Allah katındaki değerini o kadar düşürür, onun için dünya ve ahirette o denli büyük bir hüsran sebebi olur.  

 

Namazı terkedenlerin durumu         

Hadis-i şerifte haber verildiğine göre; hesap günü, imandan sonra kişinin ilk hesaba çekileceği amel namaz olacaktır. (Tirmizî, Salât, 188) Namazlarını kılmayanlar, o gün çok zorlu bir sorguya tabi tutulacaklar ve namazı terketmelerinin cezasını cehennemde çekeceklerdir. Zira namaz kılmamak insanın cehenneme girmesi için tek başına yeterli bir sebeptir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de cehennemliklerin bu durumu bizzat kendilerinin itiraf edecekleri haber verilerek şöyle buyrulmaktadır: “(Cennetlerde olanlar) birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi şu Sekar’a (cehenneme) ne soktu? Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula yedirmezdik. Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık. Ceza gününü de yalanlıyorduk. Nihayet ölüm bize gelip çattı. Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.” (Müddessir, 74/41-48)

 

Bu ayet-i kerimeler, dünyada iken namaz kılmamanın insanı cehenneme götürecek kadar ağır bir suç olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yani bir insan başka hiçbir günah işlememiş olsa bile sırf namaz kılmaktan kaçınması onun için ahirette ilâhî azaba uğrama sebebi olabilmektedir.

 

Dinimizde namaz kılmamak Allah’a isyan etmek olarak görülmüş ve büyük günah sayılmıştır. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, namazlarını terkeden kimselerin ahiret hayatında bunun cezasını mutlaka çekecekleri bildirilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiş olması (Tirmizî, Salât, 188), namaz ibadetinin önemini ortaya koyduğu gibi, namaz kılmamanın sorumluluğunun ne kadar ağır olduğunu da vurgulamaktadır.

 

Yine hadis-i şeriflerde şöyle buyrulmaktadır: “Namazı kasten terk etmeyin. Kim kasten namazı terk ederse, Allah’ın ve Resulünün zimmetinden beri olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 421) “Kim namazına devam ederse bu namaz kıyamet gününde onun için (karanlığa karşı) nur, doğruluğuna delil ve azaptan kurtuluş sebebi olur. Kim namazına devam etmezse onun nuru, delili ve kurtuluşu olmaz. O kimse kıyamet gününde Karun, Firavun, Haman ve Übey İbn Halef ile beraber olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 169) Hadiste namaz kılmayanların küfrün elebaşları olan kimselerle beraber olacaklarının bildirilmesi, namazı terketmenin ne kadar büyük bir suç olduğunu göstermektedir.

 

Na­maz, farklı şekil ve usullerde de olsa İslam’dan ön­ce­ki ilâhî din­ler­de de farz kılınmış bir ibadet­tir. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’in bir­çok ye­rin­de bununla ilgili bilgilere yer verilmektedir. Mesela Hz. Musa’ya “namaz kıl” diye emredildiğinden (Tahâ, 20/14), Allahu Teâlâ’nın İsrailoğullarından namaz kılma sözü aldığından (Bakara, 2/83), Hz. İbrahim’in soyundan geleceklerin namazda devamlı olmaları için dua ettiğinden (İbrâhim, 14/40), Hz. İsmail’in halkına namazı emrettiğinden (Meryem, 19/55), Lokman (a.s.)’ın oğluna namazı tavsiye ettiğinden (Lokman, 31/17), Hz. İsa’nın, “Allah bana yaşadığım sürece namazı emretti” (Meryem, 19/31) dediğinden söz edilmektedir.

 

Peygamberler namaz ibadetini eksiksiz olarak yerine getirmişler ve ümmetlerine de bu şekilde emretmişlerdir. Ancak yine yüce kitabımızın bildirdiğine göre bir dönem gelmiş insanlar namazdan tamamen uzaklaşmışlar, bu davranışlarıyla da ilâhi azaba müstehak olmuşlardır. Kur’an-ı Kerim’de onların durumlarını şöyle haber verilmektedir: “Onlardan [peygamber ve salih kimselerden] sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkuların peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından dolayı büyük bir azaba çarptırılacaklar (cehennemdeki Gayya Vadisi’ni boylayacaklar)dır.” (Meryem, 19/59) Ayette namazı terkeden günahkârların ahirette şiddetli cezaya çarptırılacakları haber verilerek mü’minler uyarılmıştır.

 

(Devam edecek)

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ