29 Nisan 2017 Cumartesi
Sabahattin Yamak

Sabahattin Yamak

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Senaryolar üzerine kurgulanan hayatlar

Sabahattin Yamak

15 Nisan 2016 tarihli yazısı

Her şeyin çok hızlı değiştiği, eğitimden tutun da, savaş alanlarına kadar bir çok alanda, farlı farklı yöntemlerin kullanıldığı bir zaman dilimindeyiz. Buna bağlı olarak da, bu değişimlerin bizler üzerinde farklı iz düşümleri oluyor. Hayata, tabiata, aileye, kurumlara ,ülkelere velhasıl ,her şeye bakış açımız olumlu yada olumsuz değişiyor. Bazen baktığımızın, gördüğümüzün, dokunduğumuzun, aslında zihnimizde olan şey olmadığını fark edebilmek zorlaşıyor.

 

Zamanın hızla elimizden akıp gittiği bu vakitlerde, alışkanlıklarımız bile değişik bir hal aldı. Hayatlarımızı çok farlı şeylerden referans alarak kurguluyoruz. Eskiden zaman planlaması yaparken büyüklerimiz namaz vakitlerini, güneşi, ekin ekme-biçme dönemleri vb. şeyleri göz ününde bulundururlardı. Şimdi ki hayatlar, artık dizi saatlerine, yarışma programlarına göre ayarlanır oldu. Belli dizilerin, yarışmaların vb programların olduğu günlerde, maalesef misafirlikler bile kabul edilemez duruma gelindi. Tv ekranlarını meşgul eden o saçma sapan evlilik, yarışma programlarını konuşmak bile abeste iştigaldir. O yüzden bu cümle bile onlar için harcanmış kelime israfıdır.

 

Hayata seküler bir gözle bakanlar için, bu gayet normal gelebilir. Peki derdi olan, mevcut dünya sisteminden rahatsız olan, yada olduğunu söyleyenler için, durum farklı mı? Küresel Kapitalizm ve türevlerinin her tarafımıza sirayet ettiği bu dünya düzeninde “bu durumu değiştirme iddiasında” olanlar için tuzağı, yada onları cezb edecek argümanları yok mu?

 

Tv ekranlarında bizlerin duygu, düşünce ve hissiyatlarımıza tercüman olan, çok güzel işler elbette ki oluyor. Şehir efsanesi gibi görünen bir çok olay, senaryolarla ete kemiğe bürünüp işleniyor, Ülkemizin gelişimine paralel de, coğrafyamızda olup bitenler, ekranlarda hoşumuza gidecek bir biçimde sunuluyor. Son dönemlerde yapılan dizi, sinema gibi çalışmaların senaryolarına, efektlerinin güzelliğine diyecek hiçbir şey yok. Farklı projeler ile tahrip edilmeye çalışılan tarihimiz, önemli şahsiyetlerimizin yanlış tanıtılmasına yönelik yapılan girişimlere karşı, işin doğrusunu yansıtma bakımından fevkalade olumlu ve kıymetli çalışmalardır.

 

Fakat onları bağımlılık derecesine getirtip, hayatımızın içine soktuğumuz andan itibaren problem başlıyor. Haftanın birkaç günü rezerv edilmiş, günler öncesinde ve sonrasında kamuoyu olan, ve olacak olan olaylar için kehanetlerde bulunuyor. Dizilerdeki kötü karakterler bir bir alt edilirken, bizler oradaki duygu yoğunluklarımızla heyecanlanırken.. bir şeyleri gözden kaçırıyor muyuz acaba?

 

Kendimizi ve dünyayı ıslah etme düşüncesi ile yapacak olduğumuz çalışmalar için, heyecanımız kalıyor mu? Yoksa dizlerdeki kötü adamlar ölünce, bizim içinde dünya kurtuluyor mu? Yada eskiden, Galatasaray’ın Avrupa maçları sonrasında yapılan zam yöntemleri, farklı bir hal mi aldı? Yaşadığımız dünyayı daha iyiye güzele eriştirmek için, O programları yapıp emek harcayanlar kadar, çaba gösterebiliyor muyuz? Daha açık bir lisan ile, Engin Altan Düzyatan’ın setlerde, o sahneleri çekebilmek için harcadığı enerjiyi, eforu, fedakarlığı, zahmeti bizler kendi “iddiamızı” gerçekleştirmek için gösterebiliyor muyuz?
Vesselam…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup ulusoy_yufka cemtur son reklam kesmar