21 Şubat 2017 Salı
7 yıl kutlama
Rıfat Rafi

Rıfat Rafi

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Fevziye Müezzinine Kılık Kıyafet Önerileri

Rıfat Rafi

07 Şubat 2016 tarihli yazısı

Bu ülkede kalemle kelam arasında mekik dokuyan her okumuş cahil, hamlığını ve yobazlığını toplum adına konuşma iddiasıyla gizleme eğilimindedir. Hele de konu, din gibi hassas bir meseleyse ellerindeki bu ham yobazlık, “halk bunu istemiyor ayol” feveranıyla zirveye tırmandırılır.

 

Ham yobazlık bunların tescilli markasıdır ve bu marka ile zirveye tırmanırken zırvalamayı da kendileri için meşru bir hak olarak görürler her daim. Yani özetle sayın sıradan okuyucu; bu toplumda İslam’ın asgari şartları konusunda bile solda sıfır çekenler, “abdestin sıralamasını say” bakalım desen apışıp kalacak süzme cahiller, yeri geldiğinde cami cemaatine bile vaaz verecek bir yetkinlikte sanırlar kendilerini.

 

Özgüvenleri budalalığa varacak denli ileridedir. Bu yüzdendir ki; komik körlüklerini kendilerinden başkaca herkes görür de görmezden gelir. Şapşal bir çocuğun "ben astronotum" diye etrafta caka satmasını hoş görürcesine idare eder millet bunların hezeyanlarını. Bunlar da bu lütfu kendilerinden menkul bir kıymet sanırlar.

 

Gelelim bunların fikri hür, vicdanı hür kişiliklerine. Cami cemaatiyle olan ilişkilerini kalantor cenazelerine katılmaktan öteye götüremeyen bu zavallı güruh 1930’ların dayatmacı kaba softa pozitivizmiyle kafa konforlarına yağ sürerler. Kılık kıyafetimizden, nasıl düşünmemiz gerektiğine kadar hemen her konuda millete ayar vermeye kalkışmayı kendilerine bahşedilmiş kutsal ergenlik hobisi olarak görürler.

 

Batının eskitip hurdaya çıkardığı bütün fikirlere sahip çıkma kompleksi de bunlara aittir. Her fırsatta milleti gericilikle itham ederler de asıl gericiliğin bayrak yarışında önde gittiklerini kimseye çaktırmazlar. Hem 18. yüzyılın aydınlanmacılığına ait fikirlerin hoparlörlüğünü yaparlar hem de “çağdaşım” abukluğuyla halka rağmen halkçılığa soyunurlar.

 

Boşuna soyunmasınlar, üşütürler. Zira bunların millete tepeden bakan elitist jargonu artık kendilerini de ısıtmaz oldu. Her ne kadar farkında olmasalar da; kullandıkları o ihbarcı dil de çoktan kendileri gibi eskiyip hurdalığa atıldı. Yaşlanıp bunadılar. Fikir olarak bayat bir su tadından öteye gitmiyor söyledikleri. Bütün meşgaleleri milletin değerleriyle alay etmekten ibarettir.

 

Başkalarının çirkin atmığıyla, döküntü bayatıyla kendi karınlarını doyurmaları meşreplerinin icabıdır. Kimin ne ile karnını doyuracağına itirazımız ne mümkün. Fakat şu var ki; elitizmin haz zehirlenmesiyle çıldıran bu yaşlı zevatın o yıllanmış bayat lokmaları millete dayatma alışkanlıkları artık çekilir türden değil. Söyleyecek daha çok şey var ama gelin görün ki bu köşenin sıkleti kaldırmaz bunca ironiyi.

 

Meselenin aslına dönersek; zihnen olduğu gibi fikren de yaşlı bir zat Fevziye Camii müezzini Recep hocanın kılık kıyafetinden epey bir rahatsız olmuş. Rahatsız oluşunu da manipüle ederek üçkağıtçı esnaf ağzıyla hemen oracıkta cemaat kartını çıkarmış. “Benim ne işim olur hacıyla hocayla, cemaat rahatsız” gibi bir kurnazlıkla işin rengini değiştirmeye çalışmış. Hatta böyle giderse mezkur cami cemaati Recep hocanın kıyafeti yüzünden bunca yıldır namaz kıldıkları camiyi bile değiştireceklermiş.

 

Aman ne gam? Amcamız bu cami cemaatini aidatı fazla geldi diye kilise değiştiren Cizvit cemaatiyle ya da masonik bir toplulukla karıştırmış anlaşılan. Bir de Fevziye gibi bir yere yakışmıyormuş böylesi bir kıyafet. Fevziye gibisini tırnak içine almalı ve cümlenin alt metnine dönüp bir daha bakmalı. Alt metin şöyle diyor: bunlar kenar mahallelerde gezip dolaşsınlar ama şehrin göbeğine zinhar gelmesinler.

 

Şaşı bakmaktan şaşırmış göz zevkimizi aman ha bozmasınlar. Amcanın elinden gelse Fethiye’de dolaşan bütün sakallı, cübbelileri kamu hizmeti adına sopayla şehrin dışına kovacak. Kovacak kovmasına da takati el vermiyor. Şimdilik tek becerisi, hoşuna gitmeyen kişilerin kimlik bilgilerini köşesinde ifşa ederek hedef göstermek.  

 

Biri şu amcaya Diyanet İşleri Başkanının resmi konuşmalarını hangi kıyafetle yaptığını ve Diyanet'e mensup olan birinin bu kıyafetlerde olmasının da gayet olağan olduğunu aptala izah eder gibi izah etmeli. Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı ilmi gelişimine katkı sağlamak amacıyla bu amcaya etraflı bir ilmihal hediye etmeli. Yoksa gözü, gezi, arpacığı dağılmış bu adamın hedefinden bir türlü düşmeyecek Recep hoca. Peki Recep hoca şimdi ne yapsın?

 

Haftanın belli günlerinde, hatta mümkünse Cuma günlerinde smokin giyerek bu yaşlı amcanın ahir ömründe gönlünü hoş mu tutmaya çalışsın? Sabah namazlarını özellikle röpteşambırıyla kılarsa âla olur. Evet, böyle azıcık çağdaşlaşsın, hatta biraz daha ileri gidip Spiderman, Batman gibi “milli” kostümlerle arzı endam ederek geleneğimizin canlılığına ufak ufak katkı sağlasın.  Zira bu girişim cami cemaatini şenlendirmenin yanında, çoluk çocuğun da camiye olan ilgisi pekala artıracaktır. Hiçbir şey olmasa da en azından bu yaşlı amcanın çağdaşlığımız ve ilericiliğimiz adına duyduğu o kadim endişelerine biraz su serpilmiş olacaktır.   

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
kültür temel lise ACARLAR TURİZM YENİ İBRAHİMOĞLU 2017 Beykar Sanberk İnşaat Hazal parke
Ekcan kesmar cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis