17 Ekim 2017 Salı
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ateş düştüğü yeri yakar

Melek Engin Aktemur

01 Ağustos 2015 tarihli yazısı

Türkiye’mizin istikrarı yakaladığını, emin ve karalı adımlarla ileriye dönük atılımlarını gören, bundan rahatsız olan şer odakları yine iş başındalar. Devletin başlatmış olduğu çözüm sürecini baltalayanlar da yine bunlar.
Kendi çıkar ve düşünceleri için üzerinde yaşadıkları vatana, devlet ve millete karşı her türlü eylemi yapmakta olanlar yine askerimize, polisimize ve sivillere kalleşçe saldırmaya devam ediyor. Yine ana babaların bağrı yanıyor, bebekler daha dünyaya gelmeden yetim kalıyor. Hayatının baharında olan gencecik eşler, hüznü ve hazanı yaşamak durumunda kalıyor. Bu olaylara bizlerde çok üzülüyor ve şehitlerimize Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyoruz. Şu da bir gerçek ki; ateş düştüğü yeri yakıyor.
Bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak, bir anne olarak, son zamanlarda tırmanışa geçen terörün her çeşidini tel’in ediyorum. İnsanlık dışı olan cana, mala ve yaşam hakkına karşı işlenen her eylemin karşısındayım. Allah’ın yarattığı cana kıymak ise canilerin işidir. Ancak; Yaratanını tanımayanlar bu gibi işlere tevessül ederler.
Konuyla ilgili olarak Osmanlı İmparatorluğu’na baktığımızda; kürt, rum, laz, çerkes vb. etnik gruplar huzur ve barış içerisinde asırlarca yaşamışlardır. Çünkü hiçbir etnik grubun diğerine karşı bir üstünlüğü söz konusu değildir, bu düşünce şekli ise bizim inancımızın gereğidir.
Hiçbir insan dünyaya gelirken ana-babasını, ırkını ve soyunu belirleme şansına sahip değildir. Dolayısı ile insanlar hangi ırktan olursa olsun diğerine karşı imtiyazlı değildirler. Önemli olan ise herkesin birbirine saygılı olması gerektiğini bilmesi ve bu güzel ülkede huzur içinde yaşamak için elinden geleni seve seve yapabilmesidir.
Toplumun bu düşünce birlikteliğine ihtiyacı olduğu ortadadır. Bunun için yapılması gerekenlerin başında eğitim gelmektedir. Dini, ahlaki ve kültürel değerlerimizin konu edildiği eğitim faaliyetlerin yanında seminerlerin düzenlenmesi ve toplumun kendini yeniden sorgulaması için düşünce odaklı afişlerin hazırlanması gibi uygulamalar yapılmalıdır.
Bu konuda yine medyaya çokça iş düşüyor. Görsel ve yazılı basının toplum üzerindeki etkisinin yüksek olduğu herkesçe malumdur. Medyanın bu konuda çok hassas ve duyarlı bir yol izlemesi gerekiyor. Toplumu ayrıştırıcı değil, birleştirici bir tutum içinde olmaları gerektiğinin farkında olmalarının yanı sıra yine, toplumun dini ve ahlaki değerlerini de önemsemeleri gerekir.
Demokrasinin belli bir kesim için işleyip diğerlerinin hak ve hukukunun çiğnendiği toplumlarda demokratiklikten bahsetmek abesle iştigal etmekten ibarettir. İllegal yollarla kendi düşünce ve inanışını başkalarına empoze etmeye kalkışmak zorbalıktır, düşünceye müdahaledir. Etrafa korku salarak insanların yaşam kalitesini etkileyip, psikolojik baskı yaymayı amaçlayan zavallılar, bunun bedelini dünyada da ahirette de ödeyecektir. Yazımı Yüce Yaratıcımızın kelamı ile noktalamak istiyorum.
Allah’ın ipine (Kur’an ve İslam’a) sımsıkı sarılın. Birbirinize düşmeyin, bölük pörçük olmayın, parçalanmayın. Allah’ın size ihsan ettiği nimetleri hatırlayın… Al’i İmran 102

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ