25 Mayıs 2017 Perşembe
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Beraber Yaşama Kültürü

Melek Engin Aktemur

06 Temmuz 2015 tarihli yazısı

İnsanoğlu yalnız yaşamaya müsait değildir. Yaratılışından itibaren devamlı artarak çoğalmış ve sosyalleşmiştir. Toplu yaşamanın bazı kuralları olduğunu  ve bu kurallara uyulmadığında

yaşamın ne denli  zorlaştığını öğrenmiştir. Aynı dünyada aynı havayı , suyu ve nice güzellikleri beraber paylaştığımız kişi ve kişilere karşı elbette bazı sorumluluklarımız olmalıdır. Toplu yaşanan her yerde, insani ilişkilerde adabı muaşerete uyulması  yine toplumun yararına olacaktır.

 

İnsan dünyaya gelirken anne-babasını, akraba ve yakın çevresini seçme şansına sahip değildir. Aynı zamanda ırk, soy-sop ve renginide kendi belirleyemez. Buna göre kimi siyahi, kimi beyaz tenlidir.

Renklerin farklı olması bir üstünlük sebebi olarak görülmemeli, farklı ırklardan olmak da bir iftihar nedeni olmamalıdır. Zira Efendimizin buyurduğu gibi '' Arabın aceme, acemin de araba bir üstünlüğü

yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.'' hadis-i şerifi insanlara çok önemli bir mesaj vermektedir.Rengi, ırkı, sosyal statüsü ve makam mevkii ne olursa olsun bunların hiçbiri üstünlük sebebi  değildir.

Allah cc katında üstünlük  ancak Allah'tan gerektiği gibi korkan ve O'na karşı kulluk vazifelerini yerine getirenlerindir.

 

Erken dönemlerde yaşamış toplumların beraber yaşama kültürünün günümüzden daha farklı olduğunu görüyoruz. Türklerin İslamla tanışmadan önceki yaşamlarında örf, adet ve geleneklerinin olduğunu , beraber

yaşama kültürünü oluşturduklarını tarihimizden okuyor ve biliyoruz. İslamın kabulü ile bu kültür taçlanmış ve dünyaya örnek olacak bir kültür medeniyeti haline gelmiştir. Öyleki ecdadımız üç kıtaya hakim

bir imparatorluk kurmuş ve bu imparatorluğun topraklarında birçok milletle birlikte yaşamış ve hiç bir ayrım yapmamıştır. Her ırk özgürce dinini yaşamış başka dine mensup olanları ötekileştirmemiş,

 bilakis saygı ve hürmet duymuştur. Ermeni, müslüman komşusu Ramazan’da oruçlu diye ekmek isteyen evladına ekmek vermemiş ' komşularımız oruç tutarken onların karşısında ekmek yiyemezsin!'' diyerek

 beraber yaşamanın gerektirdiği 'inanca saygı' düsturunu hem kendi uygulamış hem de çocuğuna öğretmiştir. Müslüman aileler de farklı din ve kültüre sahip insanlara her zaman saygı ve hürmet duymuştur.

Bunun toplumsal barış için çok önemli olduğunun bilinciyle hareket etmiş ve sonuç olarak altıyüz sene huzur içinde yaşamışlardır.

 

Zenginin malında yoksulun hakkı olduğunu bilen toplumlarda elbette fakir, kimsesiz ve yetimlere sahip çıkılır, her türlü  ihtiyacları karşılanırdı. Böylece zengin-fakir arasındaki denge kurulurdu. Zengin

böbürlenmez, yoksulun da zenginin malında gözü olmazdı.Varlığa şükür, yokluğa sabırla tevekkül eden bir toplumda elbette huzur ve barış hüküm sürüyordu.

 

Günümüze döndüğümüzde ise birçok şeyin değiştiğini, değersizleştiğini -üzülerek- görüyoruz. insanların maddi olarak doyuma ulaşmaları, etrafındaki insanlara karşı duyarsız kalmalarının sebeplerinden biridir.Siyasi görüşün , x takımın taraftarı olmanın ve dini görüşlerin farklılığı insanları ayrıştırmamalıdır.Her insan saygı değerdir, tavrımız yanlış davranışlara olmalıdır.

Daha çok kazanıp daha çok tüketmenin özendirildiği bu ortamda mideler tok vicdanlar aç durumdadır.Zamanımızın büyük bir bölümünü teknolojik aletlerle geçirdiğimiz için en yakınımızdaki insanlarla bile diyalog kurmaktan kaçınıyoruz.Bu da arkadaşlıkların, dostlukların oluşumunu engelleyerek insanları yalnızlaştırıyor.Bunun sonucunda bir takım ruhsal problemler baş göstererek huzursuz  bir toplum haline geliyoruz.

 

Beraber yaşamanın genel-geçer toplumsal kuralları vardır. Aynı apartmanda yaşadığımız komşularımıza karşı, aynı otobüsü kullandığımız insanlara karşı, iş arkadaşlarımıza karşı ve çevremize karşı sorumluluklarımız

olduğunu unutmamalıyız. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi karşımızdakine de yapmadığımızda daha huzurlu ve mutlu olacağımızın farkına varmak için daha ne bekliyoruz dersiniz?

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ramada romatem Sanberk_yan Çakır Ayakkabı İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ
Ekcan Başiskele Sigorta UstGrup cemtur son reklam kesmar Beykar Hazal parke