27 Mart 2017 Pazartesi
YuvacıkSu
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Orda bir köy var uzakta

Melek Engin Aktemur

06 Haziran 2015 tarihli yazısı

Bazı özel günler uzakların yakın olduğu, hasretlerin son bulduğu zaman dilimlerindendir. Belki de birçoğunuz uzunca zamandır gidemediğiniz göremediğiniz yakınlarınıza, memleketinize ve doğup büyüdüğünüz köyünüze gittiniz bu vesileyle.

Hani özlersiniz ya, burnumda tütüyor deyip iç çekersiniz ama bir türlü mesafeleri kaldıramazsınız aradan. Aslına bakarsanız zor değildir artık kavuşmak, görüşmek ve bir dolu hatıraların yaşandığı çocukluk ve gençliğin en güzel en özel yıllarının geçtiği memlekete, köyümüze gidip hatıraları canlandırmak. Bunun için arzu etmek ve zaman ayırmak yeter herhalde. Bu ziyaret aynı zamanda size nereden geldiğinizi kim olduğunuzu unutmamanızı fısıldayacaktır. Zira insan aslını neslini unutup geçmişine sırt dönmemeli bilakis çoluk çocuğuyla, beraber soyunun köklerine uzanacak olan sılayı-rahim ziyaretine önem vermelidir.

Efendim sözü nereye getireceğimi anladınız sanırım. Evet köyümden bahsetmek istedim bugünkü yazımda. Umarım sizlerin de gözünde canlanır, bir kez daha köyünüzün tozlu yollarında gezebilirsiniz okurken.

İçinde bir zamanlar fakir ama gönlü zengin, kendinden önce komşusunu düşünen, hak ve hukuka son derece riayet eden, kötülük nedir bilmeyen, saf temiz yürekli insanların yaşadığı küçücük bir köy benim köyüm.

Sırtının zümrüt yeşili dağlara yaslamış tablo gibi adeta, hizmetin her türü gelmiş olmasına rağmen o eski halinden hareketliliğinden çok uzak melül, mahzun durmakta benim köyüm.

Sakinlerinin çoğu terk etmiş bu güzel köyü evler, bahçeler, yollar ıssız kimsesiz, bu sessizlik bu terk edilmişlik çok şeyler anlatıyor aslında.

Köyün girişindeki okul binası yıkılmaya yüz tutmuş, giriş kapısının üstündeki levhayı okumak mümkün değil. Bir zamanlar sınıfları, bahçesi cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dopdolu olan bu mekanda kim bilir kimlerin çocukluk anıları vardır. Köyümün tam orta yerinde küçük şirin bir minaresi olan camii de terk edilmişlikten nasibini almış mahzun ve gamlı sessizce bir şeyler anlatıyor bakanlara. Toprağı verimli bire bin verir kabilinden havası suyu doğasıyla şirin mi şirindi benim köyüm, toprak ana cömertti ama işleyene çalışana!

Şu dut ağaçlarına Hıdırellez de salıncaklar kurulur eğlenilirdi. Düğün ve törenlerde misafirlere sofralar açılır etli pilav ve yufka ikram edilirdi. Bayramlar düğünler yöreye has adet ve geleneklere göre yapılır çokta güzel olurdu. Şimdilerde ise mezarlıkların sessizliği, hüzün veren havası hakim olmuş köyüme. Zaten çoğu köyün kaderi de böyle değil midir?

Birçok köyün terk edilmiş olması herkes tarafından bilinen bir sebebe dayanıyor aslında. Sanayisi gelişmiş büyükşehirlere göç etmek, buralarda bir fabrikada aylık maaşla çalışmak ve çocuklarını buralarda okutmak için köylerimiz terk edildi. Bu nedenlerin dışında pek çok etkenin de bu göçleri tetiklediğini düşünüyorum. Konuyla ilgili birçok istatistiki çalışmalarda bunu gösteriyor.

Köyden kente göç sosyo-kültürel açıdan irdelendiğinde de yine bazı olumsuz sonuçları beraberinde getirdiği görülüyor. Bütün bunlar ayrıca yazılacak konular olduğundan bu günkü yazımı burada noktalayarak herkese iyi günler diliyorum.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
romatem İBRAHİMOĞLU 2017 ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi Beykar Hazal parke
Ekcan UstGrup cemtur son reklam artı otomat 2017 Aytaş Şömine Akmis